Amasya ve Sivas hükümdârı Hacı Kutlu Şâh evlâdından ve Amasya ümerâsından İsa Bey bin Mustafa Bey bin Beylerbeyi Hacı Şadgeldi Paşa bin Hacı Kutlu Şâh mahdûmudur.¹⁰³ [64] Amasya’da vâlî iken Sultân Murâd-ı Sânî lalası olup 824’de cülûsunda Mîrlivâ oldu.
Şehzâde Sultân Mustafa vak’asında büyük sadâkati ve yararlıkları görüldüğünden 829’da Silistre beyi oldu. Oralarda bulunan Şehzâde Sultân Mustafa taraftârlarını iskât edib 838’de ilk Bosna vâlisi oldu. 847’de vefât eylediği vakfiyesinden anlaşıldı.
Merhûm gâyet şecî’, müdebbir, maârif-âşinâ, Sultân Murâd’a sâdık idi. Üsküp ve Bosna’da câmileri ve hayrât-ı sâiresi vardır. Üsküp ve Bosna ve havâlisinin fethinde hidemât-ı meşkûresi meşhûr idi. Mahdûmları İsa, Mustafa Beylerdir. Birâderleri de İbrâhim, Hamza Beylerdir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya ve Sivas hükümdarı Hacı Kutlu Şah'ın soyundan ve Amasya emirlerinden İsa Bey bin Mustafa Bey bin Beylerbeyi Hacı Şadgeldi Paşa bin Hacı Kutlu Şah'ın oğludur. Amasya'da vali iken Sultan II. Murad'ın lalası olup 824'te [1421] onun tahta çıkışında mirliva (sancak beyi) oldu.
Şehzade Sultan Mustafa olayında büyük bağlılığı ve yararlılıkları görüldüğünden 829'da [1425-26] Silistre beyi oldu. Oralarda bulunan Şehzade Sultan Mustafa taraftarlarını bastırarak 838'de [1434-35] ilk Bosna valisi oldu. 847'de [1443-44] vefat ettiği, vakfiyesinden anlaşıldı.
Merhum son derece cesur, tedbirli, ilim ve kültüre düşkün ve Sultan Murad'a bağlıydı. Üsküp'te ve Bosna'da camileri ve diğer hayır eserleri vardır. Üsküp'ün, Bosna'nın ve çevresinin fethinde takdire değer hizmetleri ünlüydü. Oğulları İsa ve Mustafa Beylerdir. Kardeşleri de İbrahim ve Hamza Beylerdir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ümerâ: emirler, beyler
- mahdûm: oğul
- lala: şehzadenin yetiştirilmesiyle ve eğitimiyle görevli üst düzey devlet adamı
- cülûs: tahta çıkış
- mîrlivâ: sancak beyi, bir sancağın yöneticisi
- vak'a: olay
- iskât: susturma, bastırma, etkisiz hâle getirme
- şecî': cesur, yürekli
- müdebbir: tedbirli, işi akıllıca idare eden
- maârif-âşinâ: ilim ve kültüre değer veren, bu alanlara yakın
- hayrât-ı sâire: diğer hayır eserleri
- hidemât-ı meşkûre: takdire, teşekküre değer hizmetler
- vakfiye: vakfın kuruluş ve şartlarını yazan belge
Kutlu Beyzâdeler
Hüsameddin'in İshak Bey'in soyunu göstermek için dayandığı belgeler vakfiyelerdir. Dipnotta, İshak Bey'in İsa Bey'in oğlu olduğunun 817'de [1414-15] düzenlenen Şâdi Beyzâde Mahmud Çelebi vakfiyesinin zeylinden, İsa Bey'in Mustafa Bey'in ve beylerbeyi Hacı Şadgeldi Paşa'nın soyundan geldiğinin de 821'de [1418-19] düzenlenen Bâyezid Paşa vakfiyesinden anlaşıldığı yazılır; sonradan ailenin soyağacı da ele geçmiş, aile fertlerine Kutlu Beyzâde ve Hacı Kutlu Şahzâdeler denmiştir. Hacı Kutlu Şah ve oğlu Hacı Şadgeldi Paşa, XIV. yüzyılın ortasında Amasya'yı yöneten emirlerdir. Kutlu Şah 1359'da Şadgeldi'yi Amasya emiri atamış, Şadgeldi 1381'de Kadı Burhâneddin'le yaptığı savaşta öldürülünceye kadar şehri yönetmiştir. Bu ailenin Amasya emirliği 1403'te sona ermiştir. Hüsameddin'in belgelerle çıkardığı soy zincirine göre İshak Bey, Şadgeldi'nin torununun oğludur (İshak, İsa, Mustafa, Şadgeldi sırasıyla).
Aile ve Çevresi
Hüsameddin kitabın başka yerlerinde İshak Bey'in ailesine dair bilgi verir. Altıncı ciltte kardeşi İbrâhim Bey için ayrı bir madde vardır; İbrâhim Bey, "Bosna fâtihi ve vâlisi İshak Bey'in" kardeşi olarak anılır. Bu maddeye göre İbrâhim Bey, II. Murad zamanındaki "Şehzâdeler Vak'ası" yüzünden 831'de [1427-28] ailesiyle birlikte Amasya'dan kaldırılıp İnegöl'e yerleştirilmiş, 841'de [1437-38] Fatih Sultan Mehmed'in lalası ve saltanat danışmanı olmuş, 855'te [1451] Silistre valisiyken 857'de [1453] İstanbul'un fethinde şehit düşmüştür. Oğulları Ya'kûb Bey ile sonradan sadrazam olan İshak Paşa'dır. Yani bu madde, İnegöl'deki ünlü İshak Paşa'nın amcası olarak Kutlu Beyzâde İshak Bey'i gösterir.
On birinci ciltte, annesi olduğu anlaşılan Şâdân Hatun'a ayrı bir madde ayrılmıştır. Şâdân Hatun, Hacı Şadgeldi Paşa'nın oğlu Devâtdâr Ahmed Paşa'nın kızı ve Mustafa Beyzâde İsa Bey'in eşidir; oğlu İshak Bey'in yanında bir süre Edirne'de oturduğu, sonra Amasya'ya dönüp 831'den sonra öldüğü yazılıdır. Aynı ciltte "Şücâeddîn İlyas Çelebi-Müfred" maddesi de vardır: Amasyalı bir âlim olan İlyas Çelebi, İsa Beyzâde İshak Bey'in hocası olmuş, onun maiyetinde kadı ve müftü olarak çalışmış, Bosna ve Üsküp valiliklerinde ona danışmanlık yapmıştır. Üsküp'te yaptırdığı medresede kırk yıl müderrislik edip "Üsküp Şeyhi" diye ünlenen İlyas Çelebi'nin 873 dolaylarında [1468-69] öldüğü, İshak Bey'in oğulları İsa ve Mustafa Beylerin de hocalığını yaptığı yazılıdır.
Bu kayıtlar, maddedeki Bosna valiliği ve Üsküp bağlantısının Hüsameddin'in başka maddelerinde de aynı biçimde tekrarlandığını gösterir.
Üsküp ve Bosna Bağlantısı
Üsküp'ün ve Bosna'nın Osmanlı tarihinde İshak adlı ve aynı çağın bir sancak beyi vardır; adı Balkan tarih yazımında Ishak-beg Hranić olarak geçer. Bu kişi 1415 ile 1439 arasında Üsküp sancak beyi olmuş, Üsküp'te kendi adını taşıyan caminin yanına defnedilmiştir. Kimi kaynaklar onu, soylu Bosnalı Hranušić ailesinden gelen ve Paşa Yiğit Bey'in manevî oğlu olan biri olarak tanıtır; 1457'de öldüğü belirtilir. Oğlu İsa Bey (Isa-beg Ishaković), önce Üsküp sancağını, sonra da Bosna sancağını uzun süre yönetmiştir. Türk kaynaklarında ise İshak Bey, 1463-64 yıllarında ilk Bosna valisi olarak anılır.
Hüsameddin'in tarif ettiği İshak Bey de Bosna ilk valisi, Üsküp ve Bosna'da cami yaptıran, oğullarından biri İsa olan bir sancak beyidir. Ancak iki anlatım kökende (biri Amasya hanedanına, öteki Bosna soylularına dayanır), yılların seçiminde (Hüsameddin 838'de ilk vali olduğunu ve 847'de [1443-44] öldüğünü yazar, öteki anlatım 1457'de ölüm verir) ve valiliğin yerinde ayrılır. Okuduğumuz kaynaklar bu iki kişinin aynı kişi olup olmadığını açıklamamaktadır; bu nedenle burada bir özdeşleştirme yapılmamıştır. Hüsameddin'in üçüncü ciltteki "Mehmed Paşa" maddesinde Varna Savaşı'nda şehit düşen Amasyalılar arasında "Hacı Şadgeldi evladından Bosna fâtihi İsa Beyzâde İshak" da sayılır ve savaş 848'e konur. Varna 10 Kasım 1444'te yapıldığı için bu kayıt, maddedeki 847 [1443-44] ölüm yılından bir yıl sonrasını gösterir.
Hüsameddin'in kitabında başka bir İshak Bey daha vardır: altıncı ciltteki "Ebû İshâk Bey-Kutluşâhzâde". O, beylerbeyi Kutlu Paşa'nın oğlu ve Hacı Şadgeldi Paşa'nın yeğeninin oğludur; Selânik ve Silistre gibi büyük sancaklara mirliva olmuş, 841'de Amasya'ya dönmüş, sonra Sivas beyi olmuş, 846'da Şehzade Alâeddin'in boğdurulması üzerine görevinden alınmış ve 847 başında ölmüştür; Amasya'da Ahi Sa'deddîn Mahallesi'ndeki türbesine malını vakfetmiştir. Ölüm yılı, Silistre sancağı ve Kutlu Şah soyundan gelme gibi ortak ayrıntılar iki kaydı birbirine yaklaştırır; ancak soy zincirleri, Bosna valiliği ve türbe bilgisi bakımından ayrılırlar. Hüsameddin'in bunları iki ayrı kişi olarak mı düşündüğü, yoksa bir karışıklık mı olduğu belli değildir.
Hüsameddin'in İshak Bey'in II. Murad'ın lalası olduğu bilgisi de okuduğumuz dış kaynaklarda doğrulanamadı. Başka bir kaynak, Amasya'da sancak beyi bulunan Şehzade Murad'ın (II. Murad) lalası olarak Biçeroğlu Hamza Bey'i anar; Hüsameddin ise İshak Bey'in kardeşleri arasında Hamza Bey adını verir. Bu iki Hamza'nın aynı kişi olup olmadığı belirtilmemiştir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 283–283. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 2022, 6. Cilt, "İbrâhim Bey-Hacı Şâdgeldi Paşazâde" maddesi, s. 30 ve "Ebû İshâk Bey-Kutluşâhzâde" maddesi, s. 80–81; 11. Cilt, "Şâdân Hâtun Paşa" maddesi, s. 361 ve "Şücâeddîn İlyas Çelebi-Müfred" maddesi, s. 380.
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar