İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İsmâil Ağa-Türk el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 316 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Gümüşlüdür. Gümüş kazâsında Keçi karyesi halkından bir kimsenin oğludur. Genç iken İstanbul’a gidip Şeyhülharem el-Hâc Ebûbekir Paşa’nın dâiresine girdi. Ba’dehû [172] müşârün-ileyhin itimâdını kazanıp vekîl-i harcı, selâm ağası, ba’dehû kethüdâsı olarak devr-i bilâd etdi.

Bu esnâda kapıcıbaşılık rütbesiyle taltîf edilip hayli servet ve yesâra mâlik ve irtihâlinde Gümüş Madeni Emîni ve kazâsı voyvadası olarak vatanına geldi. Maskat-ı re’si olan Keçi köyünde güzel bir câmi-i şerîf yaptırdı. 1184’de vefât etdi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Gümüşlüdür. Gümüş kazasında Keçi köyü halkından bir kimsenin oğludur. Gençken İstanbul'a gidip Şeyhülharem Hacı Ebûbekir Paşa'nın hizmetine girdi. Sonra adı geçenin güvenini kazanıp harç vekili, selâm ağası, ardından kethüdası olarak memleketleri dolaştı.

Bu sırada kapıcıbaşılık rütbesiyle ödüllendirilip epeyce servet ve varlığa sahip oldu ve [Paşa'nın] vefatı üzerine Gümüş Madeni Emini ve kazanın voyvodası olarak vatanına geldi. Doğduğu yer olan Keçi köyünde güzel bir cami yaptırdı. 1184'te [1770-71] vefat etti.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • Şeyhülharem: Mekke ve Medine'deki Harem'le ilgili görevlerin başındaki kişiye verilen unvan
  • vekîl-i harc: efendisinin harcamalarını yürüten görevli
  • selâm ağası: selâm (kabul) törenleriyle ilgili ağa
  • kethüdâ: bir büyüğün işlerini yürüten kâhya, vekil
  • devr-i bilâd: ülkeleri, memleketleri dolaşma
  • müşârün-ileyh: adı geçen kişi
  • taltîf: ödüllendirme, ihsan
  • yesâr: servet, varlık
  • voyvoda: kazada vergi ve düzenden sorumlu görevli
  • maskat-ı re's: doğum yeri

Gümüş Kazası ve Madeni

Metindeki Gümüş, bugünkü Gümüşhacıköy ilçesini oluşturan iki yerleşmeden biridir; öteki Hacıköy'dür. İlçe adını bölgedeki gümüş madenlerinden alır ve burada madencilik İlk Tunç Çağı'na kadar iner. Osmanlı döneminde Gümüş, 16. yüzyılda Sivas vilayetinin darphâne-yi âmire yönetimine bağlıydı; 1520 tahririnde 16, 1576 tahririnde 19 mahalle olarak kaydedilmiş, nüfusu 3.589'dan 6.602'ye çıkmıştır. 1775 tarihli bir padişah fermanı maden işletmelerinin denetimini ve üretimi artıracak tedbirleri düzenler. İsmâil Ağa'nın 1184'teki (1770-71) ölümü bu fermandan birkaç yıl öncedir. Maddede geçen "Gümüş Madeni Emini" görevi bu maden işletmesiyle ilgili olmalıdır, ancak metin görevin kapsamını açıklamaz.

Şeyhülharem Unvanı ve Kapıcıbaşılık

Şeyhülharem, Mescid-i Harâm ve Mescid-i Nebevî'de ders veren tanınmış âlimlere, bu mescitlerde görev yapanlardan sorumlu kişilere ve Mekke ile Medine'nin yönetimini üstlenenlere verilen bir unvandır. Hüsameddin'in andığı Hacı Ebûbekir Paşa'nın kimliği ve görev yeri başka kaynaklarda bulunamadı; bu yüzden İsmâil Ağa'nın onun yanında hangi şehirlerde dolaştığı da belirlenemedi.

Kapıcıbaşılık, Osmanlı sarayında kapı nöbeti ve rikâb-ı hümâyun hizmetlerinde görev alan kapıcıların büyük amirliğiydi. Kapıcıbaşı sayısı 18. yüzyılın ilk yarısında altmışa, sonlarında 150'ye yükselmiş, kapıcılar kethüdâlığı ve kapıcıbaşılık son yüzyıllarda rütbe ya da pâye olarak verilmeye başlanmış, hatta bazı ayanlara bile tevcih edilmiştir. Metindeki "kapıcıbaşılık rütbesiyle ödüllendirilme" ifadesi bu uygulamaya uyar: İsmâil Ağa'nın sarayda fiilen bu görevi yürüttüğü anlaşılmaz, unvan bir ödüldür.

Keçi Köyü Camii

Hüsameddin'in bahsettiği Keçi köyü ve camisi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Köyün bugünkü adı ve caminin ayakta olup olmadığı doğrulanamadı.

Kaynakça

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 316. amasya.bel.tr

7. Cilt içindekiler