Amasyalıdır. Gümüşlüzâde hânedânından olup Hazret-i Pîr İlyâs Vakfı mütevellîsi iken 1135’de vefât eden Hâfız Hasan Efendi bin eş-Şeyh Mahmûd Efendi’nin mahdûmudur. Buna tahfîfen Eboğlu denirdi. Ebeoğlu, Ebezâde demekdir.
Amasya ulemâsından hâssaten Amasya Müftüsü Çorumlu es-Seyyid el-Hâc Hâfız Mehmed Efendi’den ikmâl-i tahsîl ederek pederinin vefâtında Hazret-i Pîr İlyâs evkâfına mütevellî ve 1153’de Fâtıma Hâtun’un binâ etdiği medreseye ilk müderris ve Gümüşlüzâde Tekkesi şeyhi oldu.
Gümüşlüzâde Câmi-i şerîfinde tedrîs-i ulûm ve vaaz ve nasîhat, halkı tarîk-i müstakîme irşâd ederek fevkalâde iştihâr etdi. Hazret-i Pîr’in türbedârı da olup 1179 senesi zilka’desinin dokuzuncu günü dârü’l-kudse [170] irtihâl etdi. Hazret-i Pîr’in türbesi harîminde medfûndur. Âlim, müttakî, vâiz, nîk-nefes, takrîr ve ifâdesi mükemmel, gâyet müteşerrî bir Halveti şeyhi idi. Yeğeni es-Seyyid Mehmed Efendi’dir. Bunun mahdûmu es-Seyyid Ömer Efendi Hazret-i Pîr’in evkâfına 1231’de mütevellî olup 1247’de vefât etdi. Bunun mahdûmları es-Seyyid Mehmed, Abdullah Efendilerdir. Es-Seyyid Mehmed Efendi 1275’de ve es-Seyyid Abdullah Efendi de 1280’de vefât etmişlerdir. Mütevellîlerdi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Gümüşlüzâde ailesindendir; Hazret-i Pir İlyas Vakfı mütevellisi iken 1135'te [1722-23] vefat eden Hafız Hasan Efendi'nin oğludur; Hasan Efendi de Şeyh Mahmud Efendi'nin oğludur. Kendisine kısaltılarak Eboğlu denirdi. Ebeoğlu, Ebezâde demektir.
Amasya âlimlerinden, özellikle Amasya Müftüsü Çorumlu Seyyid Hacı Hafız Mehmed Efendi'den öğrenimini tamamlayıp babasının ölümü üzerine Hazret-i Pir İlyas vakıflarına mütevelli oldu; 1153'te [1740-41] Fatma Hatun'un yaptırdığı medresenin ilk müderrisi ve Gümüşlüzâde Tekkesi'nin şeyhi oldu.
Gümüşlüzâde Camii'nde ilim öğretip vaaz ve nasihat vererek halkı doğru yola yöneltti ve çok ün kazandı. Hazret-i Pir'in türbedarı da olup 1179 yılı Zilkade ayının dokuzuncu günü [1766] kutsal âleme göçtü. Hazret-i Pir'in türbesinin çevresinde gömülüdür. Âlim, takva sahibi, vaiz, güzel sözlü, anlatımı ve ifadesi mükemmel, şeriata çok bağlı bir Halvetî şeyhiydi. Yeğeni Seyyid Mehmed Efendi'dir. Onun oğlu Seyyid Ömer Efendi Hazret-i Pir'in vakıflarına 1231'de [1815-16] mütevelli olup 1247'de [1831-32] vefat etti. Onun oğulları Seyyid Mehmed ile Abdullah Efendilerdir. Seyyid Mehmed Efendi 1275'te [1858-59], Seyyid Abdullah Efendi de 1280'de [1863-64] vefat etmişlerdir. Bunlar da mütevelliydi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- eş-şeyh: şeyh (unvan)
- mütevellî: vakfın işlerini yöneten kişi
- tahfîfen: kısaltarak
- hâssaten: özellikle
- ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlama
- müderris: medresede ders veren öğretmen
- tedrîs-i ulûm: ilim öğretme
- irşâd: doğru yolu gösterme
- tarîk-i müstakîm: doğru yol
- iştihâr: ün kazanma
- türbedâr: türbe görevlisi
- harîm: türbenin çevresi
- dârü'l-kudse irtihâl: kutsal âleme göçme, vefat
- müttakî: takva sahibi
- müteşerrî: şeriata bağlı
Pir İlyas ve Amasya'da Halvetîlik
Halvetî tarikatı Anadolu'ya girerken öncü isimlerden biri Amasyalı Pir İlyas'tır. Amasya'da Halvetîliğe ayrılmış ilk tekke, Tâciye adıyla bilinen Gümüşlüoğlu Tekkesi'dir. Timur'un ölümüyle 1406'da Amasya'ya dönen Pir İlyas Halvetîliği şehre taşımış; akrabası Hâce Celal Çelebi, şeyhin gelişinden bir yıl sonra bu tekkeyi yaptırmıştır. Tekkenin imarethanesi o yıllarda pek çok muhacire ev sahipliği yapmıştır. Pir İlyas'ın türbesi, damadı Pir Abdurrahman Çelebi ve torunu Pir Hayrettin Hızır Çelebi'nin de yattığı için "Pirler Türbesi" ya da "Yukarı Pirler" adıyla anılır ve bugün şehrin en çok ziyaret edilen yerlerinden biridir. Hüsameddin'in "Hazret-i Pir'in türbesi harîminde medfûndur" dediği yer burasıdır.
Hüsameddin'in Anlattığı Dönem
Gümüşlüoğlu Tekkesi'nin şeyhleri arasında 1723'te Abdurrahim Efendi anılır. Bu şeyhin ölümünden sonra tekkenin şeyhliği ve mütevelliliği, ün yapmış türbedar İsmail Efendi'ye verilmiştir. Saraylı Fatma Hanım bu zatı çok takdir ettiğinden, onun tavsiyesi üzerine İsmail Efendi Gümüşlüoğlu Tekkesi yerine 1740'ta güzel bir medrese yaptırmış ve vakıflarını düzenlemiştir. 1765'te İsmail Efendi'nin ölümüyle Pir'in türbedarlığı ile Fatıma Medresesi mütevelli üyeliği birbirinden ayrılmıştır. 1740 ve 1765 yılları Hüsameddin'in verdiği 1153 [1740-41] ile 1179 [1765-66] tarihlerine uyar; bu İsmail Efendi'nin Ebeoğlu ile aynı kişi olması büyük olasılıktır, ama kaynak "Ebeoğlu" adını anmaz.
Ayrışan nokta medresenin yapıcısıdır. Hüsameddin medreseyi Fatma Hatun'un yaptırdığını yazar; araştırmada ise Fatma Hanım'ın tavsiyesi üzerine İsmail Efendi'nin yaptırdığı belirtilir. İki kayıt, bir hanımın teşvik ve katkısıyla İsmail Efendi'nin eliyle gerçekleşen bir yapıyı farklı yönlerden anlatıyor olabilir; metinler bunu açıkça söylemez.
Doğrulanamayanlar
Hafız Hasan Efendi, Şeyh Mahmud Efendi, Amasya Müftüsü Çorumlu Hafız Mehmed Efendi ve 1231-1280 yılları arasındaki mütevelli soyu hakkında okunan kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 315. amasya.bel.tr
- Kadir Özköse, "Amasya'da Bulunan Halvetiyye Tekkeleri", Akademiar, sayı 5 (Aralık 2018), s. 91-118.