Amasyalıdır. Amasya‘da sâkin esnâfdan Diyarbekirli Hacı Mahmûd bin Mehmed bin Ahmed mahdûmudur. Şeyhü’l-ulemâ Sipâhi Hâfız Ömer Efendi’den tahsîl-i ulûm-ı şer’iyye edib bir müddet ders-i âm ve 1258’de Kapancızâde el-Hâc Hüseyin Zeki Efendi’nin yaptırdığı muvakkithânesinde muvakkit oldu.
Muahharan Sultân Bâyezîd Câmii vâizi olup yıllarca halkın ahlâkını tehzîbe ve efkâr-ı dîniyyesini tenvîre bezl-i makdûr etdi. Şeyh Hacı Hamza Efendi’nin çıkardığı Ali-Muâviye meselesinde Ehl-i sünnet mezhebini müdâfaa edib 1293 senesi şa’bânının selhinde perşembe günü dâr-ı naîme irtihâl etdi.
Âlim, gâyet müteşerrî, zâhid, sâlih bir vâiz-i meşhûr idi. Uzun boylu, gâyet müşekkel, mehib, vakûr, gâyet nazîf, natûk, latife-gû, tarîkattan müctenîb, meşâyih-i zamana mu’teriz, şer’-i şerîfe pek mütemessik idi. Hacı Hamza Efendi’nin hicviyâtına karşı muzhikât-ı latîfesi vardır. [226] Oğulları Batpazarı esnâfından Mehmed Zeki, Hasan Efendilerdir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasya'da oturan esnaftan Diyarbekirli Hacı Mahmud oğlu Mehmed oğlu Ahmed'in oğludur. Âlimlerin başı Sipâhi Hâfız Ömer Efendi'den şer'î ilimleri öğrenip bir süre ders-i âm oldu; 1258'de [1842-43] Kapancızâde Hacı Hüseyin Zeki Efendi'nin yaptırdığı muvakkithanede muvakkit oldu.
Sonra Sultan Bayezid Camii vaizi olup yıllarca halkın ahlâkını düzeltmek ve dinî düşüncelerini aydınlatmak için elinden geleni yaptı. Şeyh Hacı Hamza Efendi'nin çıkardığı Ali-Muâviye meselesinde Ehl-i sünnet mezhebini savunup 1293 yılı şabanının sonunda, bir perşembe günü [1876] ebedî âleme göçtü.
Âlim, şeriata çok bağlı, zâhid, dindar, ünlü bir vaizdi. Uzun boylu, çok yakışıklı, heybetli, vakarlı, çok temiz, düzgün konuşan, nükteli, tarikattan uzak duran, zamanın şeyhlerine itiraz eden, şeriata sımsıkı bağlı bir zattı. Hacı Hamza Efendi'nin hicivlerine karşı güldüren nükteleri vardır. Oğulları Batpazarı esnafından Mehmed Zeki ve Hasan Efendilerdir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- muvakkit: namaz vakitlerini hesaplayıp bildiren, saat ayarını yapan görevli
- muvakkithâne: muvakkitin çalıştığı, güneşin konumunun izlendiği ve vakitlerin belirlendiği küçük yapı
- ders-i âm: halka açık ders verme yetkisini almış kimse
- tehzîb-i ahlâk: ahlâkı düzeltme
- tenvîr-i efkâr: düşünceleri aydınlatma
- müteşerrî: şeriata bağlı
- müctenib: uzak duran, kaçınan
- mu'tariz: itiraz eden
- hicviyât: hicivler, yergi şiirleri
- muzhikât: güldüren sözler, nükteler
- Batpazarı: Amasya'da bir çarşı bölgesinin adı
Muvakkit ve Muvakkithane
Kapancızâde Hacı Hüseyin Zeki Efendi'nin muvakkithanesi, Bayezid Külliyesi'nin kuzeybatısında, medresenin kuzeyinde yer alır ve bugün de ayaktadır. Giriş kapısı üzerindeki beş satırlık kitabeye göre yapı 1256'da [1840] yaptırılmıştır; iç mekânında dönemin duvar resimleri bulunur. Hüseyin Zeki Efendi muvakkithane ile birlikte bir kütüphane ve şadırvan yaptırmış, mallarını da vakfetmiştir. Hüsameddin'in Hacıoğlu İsmail Efendi'nin muvakkit olduğunu söylediği 1258, kitabedeki yapım yılından iki yıl sonradır. Bu fark bir göreve atanma tarihiyle yapının tamamlanma tarihini ayırmakla açıklanabilir; ancak bu bir çıkarımdır.
Ali-Muâviye Meselesi
Hüsameddin'in "Şeyh Hacı Hamza Efendi" dediği kişi, bu ciltteki Şirvânî maddesinde adı geçen Hamza Nigârî olmalıdır; bu bir çıkarımdır, çünkü bu maddede soyadı verilmemiştir. Nigârî, Karabağlı şair ve Hâlidî şeyhidir. Kaynaklara göre 1866'da Amasya'ya yerleşmiş, sohbetlerinde ve şiirlerinde sürekli Hz. Ali ve Ehl-i beyt sevgisini anlatmış, Ehl-i beyt'e zulmettikleri için Emevî ve Mervânî hanedanlarını eleştirmiş, bu da bazı kimseleri rahatsız etmiş, ashaba küfrettiği yolunda söylentiler yayılmıştır. Amasya'dan çıkarılması için bir mazbata düzenlenip Babıâli'ye şikâyet edilmiş, 1885'te Harput'a sürülmüş ve 1886'da orada ölmüştür. Hüsameddin'in "Ali-Muâviye meselesi" dediği tartışma bu gerginliğin bir yönü olmalıdır.
Hacıoğlu İsmail Efendi 1293'te [1876] öldüğü için Nigârî'nin 1885'teki sürgününü görmemiştir; tartışma bu nedenle Nigârî'nin Amasya'daki ilk yıllarına, 1866 ile 1876 arasına yerleşir. Bu da bir çıkarımdır. İsmail Efendi'nin Nigârî'ye karşı Ehl-i sünnet'i savunduğu anlaşılıyor; tartışmanın ayrıntıları, Nigârî'nin "hicviyât"ının hangi şiirler olduğu ve İsmail Efendi'nin nükteli karşılıklarının metni bakılan kaynaklarda bulunamadı.
İsmail Efendi'ye ve ailesine dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 332–332. amasya.bel.tr
Resmî kaynaklar
Diğer kaynaklar