İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İsmâil Hakkı Efendi-Kurtzâde es-Seyyid

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 332–333 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Merzifonludur. Oranın müftüsü es-Seyyid el-Hâc Ali Efendi bin [228] el-Hâc Yahya Efendi bin Kurt Mehmed Efendi’nin mahdûmudur. 1265’de doğdu. Küçük yaşında tahsîl-i ulûma başlayıp mukaddimât-ı ulûmu pederinden gördükden sonra 1282’de İstanbul’a gitdi. Meşâhîr-i fuzalâdan Hâfız Ahmed Şakir Efendi’nin dersine oturdu.

Sekiz yıl kadar müşârûn-ileyhin halka-i tedrîsine mülâzemet ederek 1290’da icâzetnâme aldı. Mekteb-i nüvvâb, Fetvâhâne, ruûs imtihânlarında birinci olarak ibrâz-ı tefevvuk edib mektebden sınıf-ı sâlîs derecesinde liyâkât şehâdetnâmesi aldı. Bir müddet Yozgat, Lazkiye, Kayseriye gibi sancaklara nâib ve mahkeme-i hukûk reisi oldu.

1326’da ilân-ı Meşrûtiyeti müteâkib fetvâhâneye girip reisü’l-müsevvidîn, ba’dehû Meclis-i tedkîkât âzâsı oldu. Ancak 1331’de Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi’nin meşîhatinde Lazkiye cezâ reisi iken aralarında tekevvün eden bir iğbirâra binâen 1332’de Musûl kadılığına nasbedilerek fetvâhâneden çıkarıldı.

Bu da Musûl kazâsından istifâ ve tekâüdünü istid’â [229] eylediğinden tekâüdü icrâ edildi. Molla Hüsrev Mahallesi’nde kâin hânesinde ikâmet edib 1337 senesi zilhiccesinin yirmi altıncı gününe müsâdif 22 Eylül 1335 Pazar günü öğle vakti vefât etdi.

Ertesi günü Edirnekapısı hâricinde Şeyhülislâm Kemal Paşazâde Ahmed Şemseddîn Efendi’nin türbesi civârına defnedildi. Fâzıl, gâyet fakîh, afîf, âkil, halûk, beşûş, tevârih ve muhâzarâta vâkıf bir zât idi. Birâderi Mehmed Tâhir Efendi’dir. Muharrir-i fakîr Molla Hüsrev Mahellesi’nde ikâmet etdiğim esnâda sohbetinden müstefîd olurdum.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Merzifonludur. Oranın müftüsü Seyyid Hacı Ali Efendi'nin oğludur; Ali Efendi Hacı Yahya Efendi'nin oğlu, Hacı Yahya Efendi de Kurt Mehmed Efendi'nin oğludur. 1265'te [1848-49] doğdu. Küçük yaşta ilim öğrenimine başlayıp ilimlere giriş derslerini babasından okuduktan sonra 1282'de [1865-66] İstanbul'a gitti. Tanınmış âlimlerden Hâfız Ahmed Şakir Efendi'nin dersine oturdu.

Adı geçen hocanın ders halkasına sekiz yıl kadar devam ederek 1290'da [1873-74] icâzetname aldı. Nüvvab Mektebi'nde, Fetvahâne'de ve rüûs imtihanlarında birinci olarak üstünlüğünü gösterdi ve okuldan üçüncü sınıf derecesinde yeterlik diploması aldı. Bir süre Yozgat, Lazkiye, Kayseri gibi sancaklarda naib ve hukuk mahkemesi başkanı oldu.

1326'da [1908-09] Meşrutiyet'in ilânının ardından Fetvahâne'ye girip müsevvidlerin başkanı (reîsü'l-müsevvidîn), sonra Meclis-i Tedkîkât üyesi oldu. Ancak 1331'de [1912-13], Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi'nin şeyhülislâmlığı sırasında Lazkiye ceza mahkemesi başkanı iken aralarında doğan bir kırgınlık yüzünden 1332'de [1913-14] Musul kadılığına atanarak Fetvahâne'den çıkarıldı.

Musul kazasından da istifa edip emekliliğini istediğinden emekliye ayrıldı. Molla Hüsrev Mahallesi'ndeki evinde oturup 1337 senesi zilhiccesinin yirmi altıncı gününe denk gelen 22 Eylül 1335 [1919] Pazar günü öğle vakti öldü.

Ertesi gün Edirnekapı dışında, Şeyhülislâm Kemalpaşazâde Ahmed Şemseddin Efendi'nin türbesi yakınına defnedildi. Fazıl, çok bilgili bir fıkıhçı, iffetli, akıllı, huyu güzel, güler yüzlü, tarihe ve sohbetin inceliklerine vâkıf bir zattı. Kardeşi Mehmed Tâhir Efendi'dir. Bu fakir yazar, Molla Hüsrev Mahallesi'nde oturduğum sırada onun sohbetinden faydalanırdım.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mukaddimât-ı ulûm: ilimlere giriş dersleri
  • mülâzemet: bir hocanın yanında ders ve hizmetle belirli süre bulunma
  • icâzetnâme: hocanın öğrencisine ders verme ve ilim nakletme yetkisi tanıyan belge
  • mekteb-i nüvvâb: kadı yardımcısı (naib) yetiştiren okul
  • Fetvâhâne: şeyhülislâmlık makamında fetva işlerini yürüten daire
  • sınıf-ı sâlis: üçüncü sınıf
  • liyâkat şehâdetnâmesi: yeterlik belgesi, diploma
  • reîsü'l-müsevvidîn: fetva sorularını fetva biçimine sokan müsevvidlerin başkanı
  • mahkeme-i hukûk reisi: hukuk mahkemesi başkanı
  • iğbirâr: kırgınlık, gönül bozukluğu
  • nasbetmek: bir göreve atamak
  • tekâüd: emeklilik
  • afîf, âkil, halûk, beşûş: iffetli, akıllı, huyu güzel, güler yüzlü
  • müstefîd: faydalanan

Fetvahâne ve Müsevvidlerin Başkanlığı

Fetvahâne, şeyhülislâmlık dairesi içinde fetva işlemlerini yürüten birimdir. Son dönemde pusula odası, fetva odası ve i'lâmat odası olmak üzere üç bölümden oluşuyordu. İsmâil Hakkı Efendi'nin başkanlığını yaptığı söylenen fetva odasında gelen soru müsevvidler tarafından fetva biçimine sokulur, temize çekildikten sonra şeyhülislâma sunulurdu; şeyhülislâm kendi eliyle "olur", "olmaz" gibi bir ibare yazıp imzalardı. 1916 tarihli İlmiyye Salnâmesi'ne göre fetva odasında bir reîsü'l-müsevvidîn ile yirmi sekiz müsevvid görev yapıyordu. 24 Temmuz 1913 tarihli bir nizamnâme fetva odasını, verilmiş fetvaları derleyen ve soru kalıplarını hazırlayan iki şubeye ayırmıştı. Hüsameddin'in bu görevin adını anması, Fetvahâne'nin son yıllarındaki bu işleyişle uyuşur. İsmâil Hakkı Efendi'nin adının o dönemin salnamelerinde geçip geçmediği doğrulanamadı; "Meclis-i Tedkîkât" üyeliğine dair de başka bir kaynakta kayıt bulunamadı.

Nüvvab Mektebi ve Üçüncü Sınıf Derecesi

Nüvvab okulu, kadı yerine "naib" denilen şer'î hâkimleri yetiştirmek için kurulmuştu ve kuruluşunda öğrenim süresi iki yıldı. Naibler bilgi ve yeteneklerine göre beş sınıfa ayrılmış, imtihanla meslekte yer bulanlar ise üçüncü, dördüncü ya da beşinci sınıfa yazılmıştı. Hüsameddin'in "sınıf-ı sâlis" demesi bu beş basamaklı düzenle ilgili görünür; derece bu düzene göre üçüncü sınıfa karşılık gelir (çıkarımdır). Aynı okul, madde 230'daki Hacıköylü İsmail Efendi'nin de öğrenim gördüğü Mekteb-i Nüvvâb'dır; o madde okulun kuruluşunu daha ayrıntılı anlatır.

Şeyhülislâm Hayri Efendi ve Metindeki Yıl

Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi 22 Aralık 1910'da Evkaf nâzırlığına getirilmiş, Said Halim Paşa kabinesinde Evkaf nâzırı iken 16 Mart 1914'te şeyhülislâm olmuş ve 6 Mayıs 1916'ya kadar bu görevde kalmıştır. 16 Mart 1914 hicrî 1332 yılına denk geldiğinden Musul kadılığına nasp tarihi (1332) şeyhülislâmlığıyla uyuşur. Hüsameddin'in "1331'de Hayri Efendi'nin meşîhatinde" demesi ise bu tarihle bağdaşmaz; Hayri Efendi'nin şeyhülislâmlığı 1331'den sonra, 1914'te başlamıştır. Aradaki fark bir yıl kayması ya da kırgınlığın şeyhülislâmlıktan önce başlamış olması olabilir; metinden hangisinin doğru olduğu anlaşılmıyor.

Ölüm Tarihi ve Mezar Yeri

Hüsameddin ölüm gününü hem hicrî hem rumî takvimle verir: 1337 zilhiccesinin 26'sı ile 22 Eylül 1335 [1919]. Bu iki tarih hesaplamayla aynı günü, yani 22-23 Eylül 1919'u gösterir. Ancak 22 Eylül 1919 pazartesi gününe rastlar, metin ise "Pazar" der; bir günlük fark görünüyor ve hicrî tarihin hesabı da bir gün oynayabildiğinden kesin bir hüküm verilemez (hesaplamaya dayalı bir çıkarımdır).

Defin yeri olarak anılan Kemalpaşazâde, Şaban 932'de (Mayıs 1526) şeyhülislâmlığa getirilmiş ve 2 Şevval 940'ta (16 Nisan 1534) ölmüştür. Edirnekapı dışındaki Mahmud Çelebi Zâviyesi hazîresine gömülmüştür. Doğum yeri konusunda kaynaklar ayrılır: kimi kaynaklarda Tokat, kimilerinde Edirne söylenir, Amasyalı olduğu da ileri sürülür ve bu görüşün dayanağı olarak Hüsameddin'in kitabının üçüncü cildi gösterilir. Edirnekapı Mezarlığı fetihten beri gömü yeri olarak kullanılmış, Kanûnî devrinde İbn Kemal başta olmak üzere birçok şeyhülislâm, vezir ve paşanın mezarı ya da türbesi burada bulunmuştur. 1971'de Haliç çevre yollarının yapımı sırasında İbn Kemal parseli tamamen ortadan kaldırılmış, yalnızca türbesi başka bir yere nakledilmiştir. Bu yüzden İsmâil Hakkı Efendi'nin mezarının bugünkü durumu bilinmiyor; bu konuda kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Molla Hüsrev Mahallesi

Hüsameddin hem merhumun hem kendisinin bu mahallede oturduğunu söyler; yani sohbetlerini kendi gözlemiyle anlatır. Mahalle adının, İstanbul'un fethinden sonra 863'te (1459) İstanbul kadılığına getirilen âlim Molla Hüsrev'le ilgili olması muhtemeldir; bu bir çıkarımdır. Mahallenin 1919'daki sınırları ve bugünkü adı hakkında kaynaklarda doğrulanabilir bilgiye rastlanmadı.

İsmâil Hakkı Efendi'nin Merzifon'daki ailesine, babası müftü Seyyid Hacı Ali Efendi'ye, hocası Hâfız Ahmed Şakir Efendi'ye ve kardeşi Mehmed Tâhir Efendi'ye dair başka kaynaklarda bilgi bulunamadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 332–333. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

7. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.