İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İsmâil Efendi-Müderris Abdîzâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 302 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasyalıdır. Fuzalâdan Müderris Abdî Çelebi evlâdından Abdülkerîm Çelebi bin Ali Çelebi bin Müderris Abdî Çelebi mahdûmudur. Hakâlaı es-Seyyid Muhyiddîn Mehmed Çelebi hizmetinde ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm, müderris, kadı oldu. 991 hudûdunda vefât etdi. Kibâr-ı kudâtdan idi. Mahdûmu Mehmed Efendi’dir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Fazıllardan Müderris Abdî Çelebi'nin soyundan Abdülkerîm Çelebi bin Ali Çelebi bin Müderris Abdî Çelebi'nin oğludur. Hakâlâlı es-Seyyid Muhyiddîn Mehmed Çelebi'nin hizmetinde öğrenimini tamamlayıp ders-i âm, müderris ve kadı oldu. 991 dolaylarında [1583] vefat etti. Büyük kadılardandı. Oğlu Mehmed Efendi'dir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • fuzalâ: fazıllar, bilgili kişiler
  • evlâd: çocuklar, soy
  • mahdûm: oğul
  • hizmetinde ikmâl-i tahsîl: yanında hizmet ederek öğrenimi tamamlama
  • ders-i âm: genel ders verme yetkisi
  • kibâr-ı kudât: büyük kadılar
  • hudûd: sınır; "991 hudûdunda" yaklaşık 991 civarında

Abdîzâde Adı

Madde başlığındaki "Abdîzâde", "Abdî'nin soyundan" demektir. Bu ad, eserin yazarı Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn'in lakabıyla aynıdır. Hüsameddin bu maddede kendi ailesiyle ilişkiyi açıkça söylemez; ancak adın ortaklığı, yazarın bu soydan gelmiş olabileceğini düşündürür. Kesin bir bağ bu metinde belirtilmediği ve ek bir kaynak bulunamadığı için bu yalnızca bir olasılıktır. Metinde Abdî, "fuzalâdan müderris" diye anılır; yani adı birkaç kuşak sonra hâlâ saygıyla hatırlanan bir hocadır. Amasya'da sonraki yüzyılda da Abdi adlı bir müderris görülür: 1622'de Yâkub Paşa Tekkesi'nin mescidinde kurulan medresenin müderrisliği Şeyh Abdi Efendi'ye verilmiştir. Bu kişinin soy bağı bilinmemektedir.

Hakâlâ Nisbesi

Hocanın adına eklenen "Hakâlâ", Amasya kırsalında bir yerleşimdir. Amasya vakıf kayıtlarında, zâviyelerin bulunduğu köyler arasında Hakala adı geçer. Bu, nisbenin Amasya çevresindeki bir yerleşime işaret ettiğini düşündürür. Aynı adı taşıyan bir köyle Hüsameddin'in andığı kişi arasındaki bağ, kaynaklarda doğrudan kurulmamıştır. Amasya'da yetişen ve Şehzade Ahmed'e ders veren Hatibzâde Muhyiddin Mehmed adlı bir âlim bilinir (1460-1534); Hüsameddin'in andığı hocanın onunla aynı kişi olduğuna dair bir bilgi yoktur.

Müderris, Ders-i Âm ve Kadılık

Müderris, medreselerde ders veren en yüksek rütbeli hocadır. Bu hocalar kadılık ve müftülük gibi görevleri de üstlenirdi; bu nedenle Hüsameddin'in aynı kişi için "ders-i âm, müderris, kadı" demesi olağandır. Amasya'da kırkın üzerinde medrese bulunduğu tespit edilmiştir ve şehir Anadolu'nun önemli ilim merkezlerinden biri sayılır. Hüsameddin'in sıraladığı Abdî Çelebi'den Abdülkerîm Çelebi'ye uzanan müderris ve kadı zinciri bu ortama uygun düşer.

Yaklaşık Tarih

Hüsameddin vefat tarihini kesin bir yıl olarak değil, "991 hudûdunda", yani 991 dolaylarında verir; bu yıl miladî 1583'e karşılık gelir. Kesin tarih için başka bir kayda rastlanmamıştır.

Doğrulanamayanlar

Müderris Abdî Çelebi, Ali Çelebi, Abdülkerîm Çelebi, hocası Muhyiddîn Mehmed Çelebi ve oğlu Mehmed Efendi hakkında yapılan aramalarda başka kaynakta bilgiye rastlanmadı. Müderrislik yaptığı medreseler ve kadılık görevlerinin yerleri bilinmemektedir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

7. Cilt içindekiler