İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İsmâil Çelebi-eş-Şeyh Kemaleddîn

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 302 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasyalıdır. Amasya‘da câmi-i şerîfi olan İbadullah Çelebi mahdûmudur. Gümüşlüzâde Pîr Abdurrahman Çelebi hizmetinde ulûm-ı şer’iyyeyi ve maârif-i sûfiyyeyi ahz ederek müşârün-ileyhden nâil-i hilâfet oldu.

Ba’dehû Selamet Hâtun Tekkesi şeyhi olup Şehzâde Sultân Ahmed bin Sultân Bâyezîd-i Sânî devrinde fevkalâde iştihâr ederek 930 sâline doğru vefât etdi. Âlim, kâmil, Halvetî-meşrep, vâiz, müttakî bir zât idi. Mahdûmları Mehmed, Mustafa Çelebilerdir. [124]

Mehmed Efendi Yamak Şeyh demekle meşhûr olup 958’de İstanbul’a gitdi. Bunun mahdûmları İsmâil, Abdülâli, Yahya Efendilerdir. Abdülâli Çelebizâde Ya’kub Çelebi hattât-ı meşhûrdur. Yahya Çelebizâde es-Seyyid Şükrullah Efendi de kudâtdandır. Mustafa Çelebizâde Mehmed Çelebi 910’da Hicâz’a gitmişdi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Amasya'da camisi bulunan İbadullah Çelebi'nin oğludur. Gümüşlüzâde Pîr Abdurrahman Çelebi'nin hizmetinde şer'î ilimleri ve tasavvuf bilgilerini öğrenerek ondan hilâfet aldı.

Sonra Selamet Hatun Tekkesi şeyhi olup Şehzâde Sultân Ahmed bin II. Sultân Bâyezîd devrinde çok ün kazanarak 930 [1523-24] yılına doğru vefat etti. Âlim, olgun, Halvetî yolunda, vaiz, takvâ sahibi bir zattı. Oğulları Mehmed ve Mustafa Çelebi'dir.

Mehmed Efendi, Yamak Şeyh diye tanınır ve 958'de [1551] İstanbul'a gitti. Onun oğulları İsmâil, Abdülâli ve Yahya Efendi'dir. Abdülâli Çelebizâde Ya'kub Çelebi ünlü bir hattattır. Yahya Çelebizâde es-Seyyid Şükrullah Efendi de kadılardandır. Mustafa Çelebizâde Mehmed Çelebi 910'da [1504-05] Hicaz'a gitmişti.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • ulûm-ı şer'iyye: dinî ilimler
  • maârif-i sûfiyye: tasavvuf bilgileri
  • ahz etmek: almak, öğrenmek
  • müşârün-ileyh: adı geçen, kendisinden söz edilen kişi
  • nâil-i hilâfet: hilâfet almış; şeyhin yerine geçme izni kazanmış
  • Halvetî-meşrep: Halvetî tarikatı yolunda
  • vâiz: din görevlisi, vaaz veren
  • müttakî: Allah'tan korkan, takvâ sahibi
  • hattât: güzel yazı sanatçısı
  • kudât: kadılar

Selamet Hatun Zâviyesi

Hüsameddin'in "Selamet Hatun Tekkesi" dediği yapı, vakıf kayıtlarında "Selâmet Hatun Zâviyesi" diye geçer. Bu zâviye 857 [1453] yılında, Amasya kadılarından Molla Beylik adıyla da bilinen Nizameddin Abdurrahman Muslihi'nin kızı Selamet Hatun tarafından yaptırılmıştır; bazı kayıtlarda Selamet Hatun'un "Ya-Vevud (Vedud)" adıyla da anıldığı görülür ve bu bilgi Hüsameddin'in eserine de dayandırılır. Zâviyeye Argoma kazasının bazı köylerinin geliri vakfedilmiş, 1576 tarihli bir kayıtta köy gelirleri Paşa Hatun ve Burse Hatun zâviyeleriyle birlikte Selamet Hatun zâviyesine ayrılmıştır. Vakıf şartlarından biri, mütevellilerin soy bağıyla (evlâdiyet üzere) belirlenmesidir. Zâviyenin 1453'te kurulmuş olması İsmâil Çelebi'nin şeyhliğiyle tarihsel olarak uyuşur; fakat onun bu görevini belgeleyen başka bir kayda rastlanmamıştır.

Amasya'da Halvetîlik

Halvetî tarikatının Amasya'da erken bir tarihte kök saldığını Yâkub Paşa Tekkesi gösterir. Şehirde Pîrler mahallesindeki Yâkub Paşa (Çilehâne) Tekkesi, Halvetîliğe bağlı olarak 1412'de kurulmuş, Müftü Şeyh Gümüşlüzâde Abdurrahman Çelebi (ö. 1497-98) için vakfedilmiştir. Tekkenin şeyhliği daha sonra, halk arasında "silsiletü'z-zeheb" (altın zincir) denen bir silsile içinde el değiştirmiştir; bu zincirin ilk halkaları Gümüşlüzâde Abdurrahman Çelebi'nin damadı Pîr Abdurrahman Çelebi ile Pîr Şemseddin Mehmed Buhârî'dir. Hüsameddin'in İsmâil Çelebi'nin hocası olarak andığı "Gümüşlüzâde Pîr Abdurrahman Çelebi" adı, bu iki Abdurrahman Çelebi'nin adlarını bir araya getiren bir anlatım gibidir. Hangisinin kastedildiği metinden anlaşılmaz; İsmâil Çelebi'nin hilâfetini kimden aldığı konusunda başka bir kaynağa rastlanmadı. Tekkenin yapısı bugün Amasya'da ayaktadır.

Şehzâde Sultân Ahmed ve Amasya

Metindeki Şehzâde Ahmed, II. Bayezid'in oğludur. Yaklaşık 1466'da Amasya'da doğmuş, Amasya valisi olmuş ve babasının tahtına en yakın şehzade sayılmıştır. Kardeşi Selim ile giriştiği taht mücadelesinde 1513'te Yenişehir'de yenilmiş, yakalanıp idam edilmiştir. Bayezid'in Amasya'daki yirmi altı yıllık valiliği 1481'de tahta çıkmasıyla sona ermiştir; Ahmed'in valiliği bu tarihten sonraki yıllara aittir. Hüsameddin'in "fevkalâde iştihâr" demesi, İsmâil Çelebi'nin bu şehzade döneminde, yani 1480'li yıllardan 1512'ye kadar uzanan çağda ün kazandığını anlatır.

Aile ve Oğullar

Metin, İsmâil Çelebi'nin soyunu ayrıntılı verir. Oğlu Yamak Şeyh Mehmed Efendi'nin 958'de İstanbul'a gitmesi, aile kolunun başkente taşındığına işaret eder. Torunlarından Abdülâli Çelebizâde Ya'kub Çelebi hattât olarak anılır; bu kişi ve Şükrullah Efendi hakkında yapılan aramalarda başka kaynakta bilgiye rastlanmadı.

Doğrulanamayanlar

İsmâil Çelebi'nin hilâfet aldığı hoca, vefat tarihi ve oğulları hakkında Hüsameddin dışında bir kayıt bulunamadı. Hicaz'a gidiş ve İstanbul'a taşınma tarihleri yalnızca onun kaydına dayanır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 302. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

7. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.