Amasyalıdır. Amasya‘da Tâceddîn Paşa ve İstanbul’da Tâcî Bey demekle meşhûr olan Kefe Beylerbeyi Tâceddîn İbrâhim Paşa bin Safiyüddîn Mustafa Çelebi bin Gâzi Mehmed Bey mahdûmudur.
Amasya‘da vâlî olan Şehzâde Sultân Ahmed bin Sultân Bâyezîd-i Sânî devrinde Kâtib-i Dîvânî, ba’dehû Şehremîni olup 918’de menkûbâne ikâmet etdi. Sonra büyük birâderi Nişâncı Ca’fer Çelebi sâyesinde Mîrlivâ olup 932’de vefât etdi. Hattât, maârif-âşinâ, pederinin vakfına mütevellî idi. Mahdûmları Tâceddîn, Mehmed, Ali Çelebilerdir. [125]
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasya'da Tâceddîn Paşa, İstanbul'da Tâcî Bey diye tanınan Kefe Beylerbeyi Tâceddîn İbrâhim Paşa bin Safiyüddîn Mustafa Çelebi bin Gâzi Mehmed Bey'in oğludur.
Amasya'da vali olan Şehzâde Sultân Ahmed bin II. Sultân Bâyezîd devrinde Divan Kâtibi, sonra Şehremini oldu; 918'de [1512-13] sürgün hâlinde yaşadı. Sonra büyük kardeşi Nişancı Ca'fer Çelebi sayesinde mîrlivâ (sancak beyi) olup 932'de [1525-26] vefat etti. Hattat, ilme meraklı bir kişi olup babasının vakfına mütevelli idi. Oğulları Tâceddîn, Mehmed ve Ali Çelebi'dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- Kefe Beylerbeyisi: Kırım'daki Kefe eyaletinin başındaki yönetici
- mahdûm: oğul
- Kâtib-i Dîvânî: divan yazıcısı, resmî yazışmaları yürüten görevli
- şehremîni: şehrin imar ve esnaf işlerine bakan görevli
- menkûbâne: gözden düşmüş, sürgün durumunda
- nişâncı: sultanın tuğrasını belgelere çeken divan görevlisi
- mîrlivâ: sancak beyi
- hattât: güzel yazı sanatçısı
- maârif-âşinâ: bilgiye ve kültüre meraklı
- mütevellî: vakıf yöneticisi
Tâcî Bey ve Oğulları
Metindeki "Tâcî Bey", Amasya'da şair, münşî ve hattat olarak tanınan bir kişidir. Kaynaklara göre Şehzade Bayezid'in Amasya'daki defterdarı olarak hizmet etmiş ve Amasya seraskerliği görevinde bulunmuştur. Şiirlerinden yalnızca birkaç beyit ve bir gazel kalmıştır. Ölüm tarihi, oğlu Sâdî Çelebi'nin Münşeât'ında dört ayrı tarih mısraıyla 890 [1485] olarak verilir; Kâtib Çelebi ise ölümün bu yılın muharrem ayında, elli dört yaşının üzerinde gerçekleştiğini yazar ve bundan doğum yılı olarak 836 [1432-33] çıkar. Hüsameddin'in bu maddedeki adı İsmâil Bey olan kişi, Tâcî Bey'in oğludur; kardeşleri arasında nişancı Tâcîzâde Câfer Çelebi ile müderris ve şair Tâcîzâde Sâdî Çelebi'yi sayabiliriz.
Büyük Kardeş: Nişancı Câfer Çelebi
Câfer Çelebi, Hüsameddin'in Nişancılar Durağı adlı eserine göre 856 şabanında [Ağustos 1452] Amasya'da doğmuştur; başka bir kaynak 1459 dolaylarını verir, bu fark doğrulanamamıştır. Bursa'da öğrenim gördü, Simav'da kadılık yaptı, Edirne'de II. Bayezid İmareti vakfının mütevelliliğini yürüttü ve 1497'de Divan-ı Hümâyun nişancısı oldu. 1500'deki Modon ve Koron seferine katıldı. Şehzade Ahmed'i tahta çıkarmak isteyenlerin yeniçerilerce yağmalandığı 1511 olaylarında canını güçlükle kurtardığı söylenir; 1512'de II. Bayezid'in tahttan inmesinden sonra bir süre resmî görevde bulunmadığı düşünülür, 1514'te yeniden nişancı atanmış ve 921'de [1515] Yavuz Sultan Selim tarafından öldürülmüştür. Naaşı kardeşi Sâdî Çelebi tarafından Fener'deki mescidinin hazîresine gömülmüştür.
Hüsameddin'in İsmâil Bey için verdiği "918'de menkûbâne ikâmet" kaydı, tam bu çalkantılı yıllara, 1512-13'e düşer. Hüsameddin, İsmâil Bey'in Şehzade Ahmed'in kâtibi ve şehremini olduğunu da yazdığına göre, bu sürgün hâlinin Şehzade Ahmed'in taht mücadelesinde yenilmesiyle ilgili olması akla yatkındır; ancak metin bu bağı kurmaz, yalnızca bir çıkarımdır.
Şecere Konusu
Hüsameddin'in verdiği şecerede yer alan Safiyyüddin Mustafa Çelebi ve Gâzi Mehmed Bey gibi isimler hakkında diğer kaynaklarda bilgi bulunmaz; Câfer Çelebi'nin ailesi hakkında bilgi veren tek kaynak olarak Hüsameddin'in eseri gösterilir. Tarihî bakımdan sağlam bilinen tek ad Tâcî Bey'dir. "Kefe Beylerbeyi" unvanı da bu şecere içinde, yalnızca Hüsameddin'in kaydına dayanarak anılır.
Sâdî Çelebi
Tâcîzâde Sâdî Çelebi, Bursa'daki Gazi Murad Medresesi'nde müderris olmuş, sonra İstanbul'a gitmiştir. Şiirlerinin çoğu Arapçadır; kaynaklarda bu şiirlerin ağabeyi Câfer Çelebi'nin Arapça şiirlerinden üstün sayıldığı kaydedilir. Câfer Çelebi öldürüldükten kısa süre sonra Mısır Sultanı Kansu Gavri'ye yazılacak mektup için saraya çağrılmış, yazdığı mektup çok beğenildiği için Yavuz Sultan Selim ona 30.000 akçe ihsan etmiştir. Balat'ta yaptırdığı sıbyan mektebinin bahçesine gömülmüştür.
Doğrulanamayanlar
İsmâil Bey'in kendisi, görevleri (Divan Kâtipliği, şehreminliği, mîrlivâlık), 932 ölüm tarihi ve çocukları hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Babasının "Kefe Beylerbeyi" olduğu kaydı da yalnızca Hüsameddin'e dayanır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 302. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar