[130] Amasyalıdır. Amasya vâlisi Şehzâde Sultân Mustafa Hân’ın nişâncısı olan hattât-ı meşhûr Tâceddîn Bey bin İsmâil Bey bin Tâceddîn İbrâhim Paşazâde hattât Ali Çelebi mahdûmudur. Esbak Nişâncı Tâczâde Mehmed Çelebi birâderidir.
Şehzâde Sultân Mustafa’nın şehâdetinden sonra peder ve birâderiyle beraber İstanbul’a gitdi. Orada Kıbletü’l-hattâtîn Amasyalı Şeyh Hamdullah Efendi hafîdi Derviş Mehmed Dede bin Mustafa Dede tilmîzi Abdullah Kırımî’den hutût-ı mütenevviayı ahz ve temeşşuk etdi. İlim ve marifet öğrendi.
Ba’dehû büyük birâderinin himmetiyle Dîvân-ı Hümâyun kâtiblerinden olup erbâb-ı kalem arasında hayli iştihâr ederek Amasyalı Goncazâde Hızır Paşa 1009 senesi şevvâlinde vezâretle Mısır vâlisi oldukta kâtib-i dîvâni olup Mısır’a gitdi.
Ba’dehû Paşası Fatma Sultân binti Sultân Murâd-ı Sâlisi tezevvüc edib Kubbenişîn oldukta Tezkireci, 1016’da Nişâncı olduğu 1017 senesi evâilinde İsmâil bin Ali et-Tevkî’î eş-şehîr bi-Tâczâde diye görülen imzâsından anlaşıldı. [131]
Kuyucu Murâd Paşa sadâretinde mevkiini muhâfaza edib 1020 senesi cumâdelulâsında müşârün-ileyhin irtihâli ve Nasûh Paşa’nın sadâreti hengâmesinde ma’zûlen İstanbul’a gelip ikâmet etdi. 1022 senesi ramazânında sâniyen nişâncı olup 1023 senesi ramazânında reisülküttâb olduğu “Teşrifât Defteri”nde görüldü.
1024’de Gürcü Mehmed Paşa’nın Sadâret Kâim-makâmlığında Edirneli Mehmed Mecid Efendi’nin yerine sâlisen nişâncı olup iki yıl kadar mevkiini muhâfaza ederek 1026 senesi evâhirinde dâr-ı bekâya rihlet etdi. Erbâb-ı dânişden halûk, müstakîm bir hattât-ı meşhûr idi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasya valisi Şehzade Sultan Mustafa Han'ın nişancısı olan ünlü hattat Tâceddîn Bey'in oğludur; Tâceddîn Bey, İsmâil Bey'in, o da Tâceddîn İbrâhim Paşazâde hattat Ali Çelebi'nin oğludur. Eski nişancı Tâczâde Mehmed Çelebi'nin kardeşidir.
Şehzade Sultan Mustafa'nın şehit edilmesinden sonra babası ve kardeşiyle birlikte İstanbul'a gitti. Orada, hattatların kıblesi Amasyalı Şeyh Hamdullah Efendi'nin torunu, Mustafa Dede oğlu Derviş Mehmed Dede'nin öğrencisi Abdullah Kırımî'den çeşitli yazı türlerini öğrenip bu yazılarda meşk etti. İlim ve bilgi öğrendi.
Daha sonra büyük kardeşinin gayretiyle Divan-ı Hümâyun kâtiplerinden olup kalem erbabı arasında epey ün kazandı. Amasyalı Goncazâde Hızır Paşa 1009 şevvalinde [1601] vezirlikle Mısır valisi olunca divan kâtibi olarak Mısır'a gitti.
Daha sonra Paşası, III. Murad'ın kızı Fatma Sultan ile evlenerek kubbe vezirliğine geçince Tezkireci oldu. 1016'da [1607-08] nişancı oldu; bu, 1017 başında [1608-09] "İsmâil bin Ali et-Tevkî'î, Tâczâde diye meşhur" biçiminde görülen imzasından anlaşıldı.
Kuyucu Murad Paşa'nın sadaretinde makamını koruyup 1020 cemâziyelevvelinde [1611] Paşa'nın ölümü ve Nasûh Paşa'nın sadareti sırasında azledilmiş olarak İstanbul'a gelip oturdu. 1022 ramazanında [1613-14] ikinci kez nişancı, 1023 ramazanında [1614-15] reisülküttâb olduğu "Teşrifat Defteri"nde görüldü.
1024'te [1615-16] Gürcü Mehmed Paşa'nın Sadaret Kaymakamlığı sırasında Edirneli Mehmed Mecid Efendi'nin yerine üçüncü kez nişancı olup iki yıl kadar makamını koruyarak 1026 sonlarında [1617] öldü. Bilginler arasında halûk (güzel huylu) ve dürüst, ünlü bir hattattı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- nişâncı: padişah tuğrasını belgelere çeken, devlet yazışmalarını denetleyen yüksek görevli
- hattât: güzel yazı yazan, yazı sanatçısı
- Kıbletü'l-hattâtîn: hattatların yöneldiği kişi, hattatların önderi
- hutût-ı mütenevvia: çeşitli yazı türleri
- temeşşuk: yazıda alıştırma yapma, meşk
- tilmîz: öğrenci
- Dîvân-ı Hümâyun: devletin en yüksek yönetim ve yargı kurulu
- kâtib-i dîvânî: divan kâtibi
- Kubbenişîn: kubbe vezirlerinden biri, Dîvân-ı Hümâyun'da kubbe altında toplanan vezirler
- Tezkireci: tezkere (yazılı bildirim) hazırlayan kâtip
- reisülküttâb: kâtiplerin başı, divan kâtiplerinin âmiri
- Teşrifât Defteri: tören sırası ve rütbe kayıtlarının tutulduğu defter
- Sadâret Kâim-makâmı: sadrazamın yokluğunda ona vekâlet eden görevli
- ma'zûlen: görevden alınmış olarak
- halûk: güzel huylu
Tâcîzâde Ailesi
İsmâil Efendi'nin soyadı "Tâcîzâde", "Tâcî Bey'in soyundan" anlamına gelir ve Hüsameddin'in eserinde daha eski bir çağın tanınmış bir ailesini hatırlatır. Birinci cildin mukaddime bölümünde Şirvânî sülâlesi anlatılırken bu soydan "Gâzi Beyzâde" ve "Tâcî Beyzâde" adlı iki kolun çıktığı, birincisinin Köprü'de, ikincisinin Amasya'da ve İstanbul'da tanındığı yazılır; Tâcî Beyzâde kolundan "Tezkirecizâde" adlı bir şube ayrılmıştır. Bu kolun ünlüleri olarak Tâceddîn Paşa, Mahmûd Paşa, kazasker Ca'fer Çelebi ve reisülküttâb Mehmed Bey sayılır. Aynı mukaddimede Tâcîzâde Ca'fer Çelebi'nin siyâkat yazısını icat ettiği, Amasyalıların hat sanatında "üstâd-ı küll" olduğu da söylenir.
Bu iddiaların bir kısmı ansiklopedik kayıtlarla örtüşür. Tâcîzâde Câfer Çelebi (ö. 1515), Amasya'da doğmuş, II. Bayezid döneminde nişancılık ve kazaskerlik yapmış, divan kitâbetinde çığır açmış, tuğraî ve divanî yazılarını ıslah etmiş, siyâkat yazısı onun kalemiyle gelişmiş bir şahsiyettir; II. Bayezid'in son yıllarındaki taht mücadelesinde Şehzade Ahmed'i desteklemiş, Yavuz Sultan Selim döneminde yeniçeri kışkırtmasından sorumlu tutularak 18 Ağustos 1515'te idam edilmiş ve kardeşi Sâdî Çelebi tarafından defnedilmiştir. Babası Tâcî Bey'in şair, münşî ve hattat olduğu, Amasya'da Şehzade Bayezid'in defterdarlığını ve seraskerliğini yaptığı, 890'da [1485] öldüğü bilinir. Aynı maddede, Câfer Çelebi'nin şeceresi için Hüsameddin'in başka bir eserinin (Nişancılar Durağı) tek kaynak olduğu, şecerede adı geçen kişilere dair başka kaynaklarda bilgi bulunmadığı özellikle belirtilir. Dolayısıyla İsmâil Efendi'nin zincirindeki "Tâceddîn İbrâhim Paşazâde" gibi adların başka bir belgeyle doğrulanması şu anda mümkün görünmemektedir. Câfer Çelebi ile İsmâil Efendi'nin aynı ailenin farklı çağlardaki kolları olup olmadığı, okunan kaynaklarda açıkça yazılmaz.
Hat Sanatı ve Hamdullah Efendi
İsmâil Efendi'nin hat eğitimini aldığı Abdullah Kırımî, Amasyalı Şeyh Hamdullah Efendi'nin torununun öğrencisidir. Şeyh Hamdullah, Osmanlı hat ekolünün kurucusu olarak anılır. Amasya doğumlu Sinan Efendi'nin biyografisinde de Hamdullah Efendi'nin adı geçer: Sinan Efendi, hüsn-i hat üstadı Şeyh Hamdullah Efendi ile birlikte küçük yaşta İstanbul'a gitmiştir. Abdullah Kırımî ve Derviş Mehmed Dede hakkında okunan kaynaklarda bilgi bulunamadı.
Nişancılık ve Reisülküttâblık
Nişancının başlıca görevi ferman, name, ahidname ve berat gibi belgelerin üzerine padişahın tuğrasını çekmekti; Dîvân-ı Hümâyun'un asıl üyelerindendi ve kaynaklara göre merkezî idarede vezirlik, kazaskerlik ve başdefterdarlıktan sonra gelen en büyük makamdı. XVI. yüzyılın başlarına kadar nişancılar ilmiye mensupları arasından seçilirken, sonradan profesyonel bürokratlar arasından tayin edilmeye başlanmıştır. Nişancının emrinde Dîvân-ı Hümâyun kâtipleri ile reisülküttâb çalışırdı. İsmâil Efendi'nin metindeki görev sırası bu bakımdan ilginçtir: 1016'da nişancı, 1023'te reisülküttâb, 1024'te yeniden nişancı. Okunan kaynaklar nişancılıktan reisülküttâblığa geçişi anlatmaz.
Reisülküttâblar üzerine arşiv belgelerine dayanan bir liste (Recep Ahıshalı, 2023) 1022-1023 yıllarındaki görevlileri şöyle verir: Hüseyin Efendi (5 Cemâziyelâhir 1022'den 1 Safer 1023'e), ikinci kez Hasan Hükmî Efendi (1 Safer 1023'ten 1 Şaban 1023'e), Mustafa Sem'î Efendi (1 Şaban 1023'ten 18 Zilhicce 1023'e) ve Mecd Mehmed Efendi (22 Zilhicce 1023'ten itibaren). Bu listede İsmâil Efendi adı yoktur. Hüsameddin'in "1023 ramazanında reisülküttâb olduğu Teşrifat Defteri'nde görüldü" ifadesi, Ramazan ayının Mustafa Sem'î Efendi'nin görev süresine düştüğü bu kayıtla bağdaşmaz; İsmâil Efendi'nin o sırada vekil olarak mı anıldığı, yoksa Hüsameddin'in tarihlerinin mi kaydığı bilinmiyor. Aynı liste Mecd Mehmed Efendi'yi 1016-1022 arasında reisülküttâb, ardından nişancı, 22 Zilhicce 1023'ten sonra yeniden reisülküttâb olarak gösterir; Hüsameddin'in "Mehmed Mecid Efendi'nin yerine nişancı oldu" kaydının bu sıralamaya nasıl oturduğu belirlenemedi. Listede Tâcîzâde Mehmed Çelebi adıyla bir reisülküttâb iki kez (28 Rebîülâhir 990 [1582] ve 2 Safer 995 [1587]) görünür, önceki görevi tezkirecilik olarak yazılır, 996 Zilhiccesinde [1588] öldüğü belirtilir. Bu kişinin Hüsameddin'in "eski nişancı Tâczâde Mehmed Çelebi" dediği kardeşle aynı olup olmadığı doğrulanamamıştır; ailenin bir kolunun "Tezkirecizâde" adıyla anılması bu ihtimali güçlendirir ama kanıtlamaz.
Gürcü Mehmed Paşa Kaymakamlığı
Metnin son tarihlerinden biri Gürcü Mehmed Paşa'nın sadaret kaymakamlığıdır. Gürcü Mehmed Paşa'nın biyografisine göre Damad Mehmed Paşa'nın şark seferi için Üsküdar'a geçtiği 23 Rebîülevvel 1024'te [22 Nisan 1615] Paşa ikinci kez sadaret kaymakamlığını üstlenmiştir. Hüsameddin'in 1024 tarihi bu kayıtla uyuşur; İsmâil Efendi'nin üçüncü nişancılığı böylece Nisan 1615'ten sonraya yerleşir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 303–304. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 1. Cilt, s. 142–147 (Mukaddime, hattatlar) ve s. 179–186 (Mukaddime, Şirvânî sülâlesi).
Akademik çalışmalar
- "Tâcîzâde Câfer Çelebi", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/tacizade-cafer-celebi
- Eyyüp Said Kaya, "Sinan Efendi", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sinan-efendi
- "Mehmed Paşa, Gürcü", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-pasa-gurcu--hadim
- Recep Ahıshalı, "Arşiv Belgelerinden Oluşturulmuş Reisülküttablar Listesi", Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi 50 (2023), s. 1–88.