Şeyhülislâm Kemâl Paşazâde Ahmed Efendi'nin amcazâdesi Halîl Bey bin Kemâl Paşa'nın oğludur. Sultân Selîm'e intisâb edib dâ'iresinde tefeyyüz ederek 931 senesi recebinde Amasya sancağı beyi olarak geldi.
Bana öyle geliyor ki ber-hayât olduğu anlaşılan Sultân Murâd tarafından icrâ edilen şî'a teşkîlât-ı hafiyyesi bütün Anadolu'yu dâ'ire-i şümûlüne almış bir hâlde ihtilâl erbâbı 932 senesinde ve her tarafda birden harekete gelmişlerdi. Bu esnâda Bosna beylerbeyi Hüseyin Paşa Sivas'a ve İskender Paşa Trabzon'a nakl edildi.
Sultân Süleyman-ı Kânûnî Macaristan seferinde olduğu esnâda ihtilâlciler, iki büyük kumandanın idâresi altında birden kıyâm etmişlerdi. Bunlardan birincisi Zünnûn Şâh denilen Varaylı Zünnûn Halîfe idi. İdâresi altında kırk bin kadar şî'ası vardı. 933 senesinde Yozgat ile Tokat arasında icrâ-yı harekât etmekde idi. Bunun hedefi Konya ve Amasya idi.
İkincisi Hacı Bektâş evlâdından olduğunu iddi'â eden "Nefesoğlu" demekle meşhûr Kalender Paşa bin Habîb Efendi bin İskender bin Balım Sultân bin Resûl Çelebi idi. İdâresi altında otuz binden ziyâde şî'ası vardı. Ankara havâlîsinde icrâ-yı harekât etmekde idi. Hedefi Üsküdâr'dı. [294]
Erbâb-ı ihtilâl yalnız bunlardan da ibâret değildi. Adana dâhilinde Velî Şâh denilen adamın, Tarsus livâsında Yenice Bey'in açdıkları ihtilâl bayrakları altında binlerce şî'a da bu sene kıyâm etmişlerdi. Her hâlde başlarında gâyet zî-nüfûz ve müdebbir adam vardı.
Zünnûn Şâh'ın kumanda etdiği ihtilâlcilerin üzerine ibtidâ Karaman beylerbeyi İskender Paşazâde Hurrem Paşa serdâr olup hayli mîrlivâlarla beraber harbe girdi. Serdâr ile İçil, Kayseriyye beyleri şehîd ve ordu münhezim oldu.
Zünnûn bundan kuvvet bulup Tokat havâlîsini vurdu. Kazova'ya kadar geldi. Önüne gelen kasabaları harâb etdi. Burada Sivas beylerbeyi Hüseyin Paşa Amasya, Tokat, Arabkir, Malatya beyleriyle beraber olup Zünnûn ordusuyla harbe girdi.
Zünnûn ibtidâ galebe edib Malatya beyi Yularkısdı Sinan Paşazâde İskender, Amasya beyi Koçi Beyler şehîd oldu. İkinci hücûmda Hüseyin Paşa kolu galebe edib Zünnûn Şâh vuruldu. Ordusu dağıldı.
Fakat ihtilâlciler, Hüseyin Paşa'nın ordusuna bir gece baskını yapdılar. Hüseyin Paşa yaralandı, ordusu dağıldı. Müte'âkiben Diyârbekir beylerbeyi Hüsrev Paşa yetişdi. Erbâb-ı ihtilâli kılıçdan geçirdi. Fakat Hüseyin Paşa, Sivas'a vusûlünden birkaç gün sonra vefât etdi.
Kalender Şâh'ın kumanda etdiği erbâb-ı ihtilâl üzerine de sadr-ı a'zam İbrâhim Paşa serdâr olup Anadolu beylerbeyi Behrâm, Karaman beylerbeyi Mahmûd Paşalar'la hayli sancak beyleri beraberdi. Bunlar da ibtidâ münhezim [295] ve Mahmûd Paşa ile Alâ'iyye beyi Mustafa Paşa şehîd oldu.
Ba'dehû Kalender'in kuvvet bulan etbâ'ından çokları tenvîrât ve in'âmât-ı mahsûsa ile elde edildi. Bakiyyeleri üzerine "Belâlı Mehmed Ağa" ile "Deli Pervâne Bey" me'mûr olmuşlardı. Bunlar bütün kuvvetleriyle çalışıp erbâb-ı ihtilâli târumâr etdiler. Belâlı Mehmed Ağa kapıcılar kethüdâsı, Deli Pervâne müteferrika oldu. Amasya sancağına da Abdullah Bey ta'yîn edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Şeyhülislam Kemalpaşazade Ahmed Efendi'nin amcazadesi olan Koçi Bey, Kemal Paşa oğlu Halil Bey'in oğludur. Sultan Selim'e bağlanıp onun çevresinde yetişerek 931 [1524-25] yılı Recep ayında Amasya sancak beyi olarak geldi.
Bana öyle geliyor ki, hayatta olduğu anlaşılan Sultan Murad'ın kurduğu Şiî gizli teşkilat bütün Anadolu'yu kapsamına almış, isyancılar 932 [1525-26] yılında her yerde bir anda harekete geçmişlerdi. Bu sırada Bosna beylerbeyi Hüseyin Paşa Sivas'a, İskender Paşa da Trabzon'a nakledildi.
Sultan Süleyman Kanunî Macaristan seferinde iken isyancılar, iki büyük komutanın yönetiminde bir anda ayaklanmışlardı. Bunlardan birincisi, Zünnun Şah denilen Varaylı Zünnun Halife idi. Yönetimi altında kırk bin kadar Şiîsi vardı. 933 [1526-27] yılında Yozgat ile Tokat arasında harekâtta bulunuyordu. Hedefi Konya ve Amasya idi.
İkincisi, Hacı Bektaş evladından olduğunu ileri süren, "Nefesoğlu" diye tanınan Kalender Paşa bin Habib Efendi bin İskender bin Balım Sultan bin Resul Çelebi idi. Yönetimi altında otuz binden fazla Şiîsi vardı. Ankara çevresinde harekâtta bulunuyordu. Hedefi Üsküdar idi.
İsyancılar yalnız bunlardan ibaret değildi. Adana içinde Veli Şah denilen adamın, Tarsus sancağında Yenice Bey'in açtıkları isyan bayrakları altında binlerce Şiî de bu yıl ayaklanmıştı. Her hâlde başlarında çok nüfuzlu ve tedbirli adamlar vardı.
Zünnun Şah'ın komuta ettiği isyancıların üzerine önce Karaman beylerbeyi İskender Paşazade Hürrem Paşa başkomutan olarak, epeyce sancak beyiyle birlikte savaşa girdi. Başkomutanla birlikte İçel ve Kayseri beyleri şehit oldu, ordu bozguna uğradı.
Zünnun bundan güç bularak Tokat çevresini vurdu. Kazova'ya kadar geldi. Önüne gelen kasabaları harap etti. Burada Sivas beylerbeyi Hüseyin Paşa, Amasya, Tokat, Arapkir ve Malatya beyleriyle birlikte Zünnun ordusuyla savaşa girdi.
Zünnun önce galip geldi; Malatya beyi Yularkısdı Sinan Paşazade İskender ile Amasya beyi Koçi Bey şehit oldu. İkinci hücumda Hüseyin Paşa'nın kolu galip geldi ve Zünnun Şah vuruldu. Ordusu dağıldı.
Fakat isyancılar Hüseyin Paşa'nın ordusuna bir gece baskını yaptı. Hüseyin Paşa yaralandı, ordusu dağıldı. Ardından Diyarbekir beylerbeyi Hüsrev Paşa yetişti. İsyancıları kılıçtan geçirdi. Fakat Hüseyin Paşa, Sivas'a varışından birkaç gün sonra öldü.
Kalender Şah'ın komuta ettiği isyancıların üzerine de sadrazam İbrahim Paşa başkomutan olarak gitti; Anadolu beylerbeyi Behram ve Karaman beylerbeyi Mahmud Paşalar ile epeyce sancak beyi de yanındaydı. Bunlar da önce bozguna uğradı; Mahmud Paşa ile Alâiye (Alanya) beyi Mustafa Paşa şehit oldu.
Sonra Kalender'in güçlenen taraftarlarından çoğu, uyarılar ve özel bağışlarla kazanıldı. Geri kalanların üzerine "Belalı Mehmed Ağa" ile "Deli Pervane Bey" görevlendirilmişti. Bunlar bütün güçleriyle çalışıp isyancıları darmadağın ettiler. Belalı Mehmed Ağa kapıcılar kethüdası (kapıcıbaşının yardımcısı), Deli Pervane müteferrika (saray hizmetinde ayrıcalıklı atlı görevli) oldu. Amasya sancağına da Abdullah Bey atandı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- amcazâde: amcanın oğlu
- intisâb etmek: bağlanmak, mensup olmak
- tefeyyüz etmek: feyiz almak, yetişip ilerlemek
- şî'a teşkîlât-ı hafiyyesi: Şiî gizli örgüt
- dâ'ire-i şümûl: kapsam alanı
- ihtilâl erbâbı: isyancılar
- kıyâm etmek: ayaklanmak
- serdâr: başkomutan
- mîrlivâ: sancak beyi
- münhezim: bozguna uğramış
- istîsâl: kökünü kazıma, yok etme
- tenvîrât ve in'âmât-ı mahsûsa: uyarılar ve özel bağışlar
- târumâr: darmadağın
- kapıcılar kethüdâsı: kapıcıbaşının yardımcısı, saray görevlisi
- müteferrika: saray hizmetinde ayrıcalıklı atlı görevli
Koçi Bey'in Ailesi
Hüsameddin, Koçi Bey'i şeyhülislam Kemalpaşazade'nin amcazadesi olarak tanıtır. Kemalpaşazade'nin dedesi Kemal Paşa, babası Süleyman Çelebi'dir. Süleyman Çelebi 1474'te Amasya muhafızlığına atanmış, 1478'de Tokat sancak beyliğine nakledilmiş, sonra İstanbul'da ölmüştür. Kemalpaşazade'nin kendisi de Amasya ulemasından ders almış ve bazı kaynaklarda Amasyalı sayılmıştır. Aile, Amasya ile eski bir bağ taşır.Koçi Bey'in babası olarak gösterilen Halil Bey'in Kemal Paşa'nın öteki oğlu olduğunu Hüsameddin söyler; bu ilişkiyi doğrulayan ayrı bir kayda rastlanmadı.
Zünnun Ayaklanmasının Bugünkü Anlatımı
Baba Zünnun hareketi, araştırmalarda 1526 yazına tarihlenir. Zünnun, Ağustos 1526'da Bozok sancak beyi Mustafa Bey'in konağını basarak ayaklanmış; olay kısa sürede Tokat, Sivas, Amasya, Adana, Tarsus ve İçel çevresine yayılmıştır. Karaman beylerbeyi Hürrem Paşa 28 Ağustos 1526'da Kayseri ovasında isyancılarla savaşırken ölmüş, Kayseri sancak beyi Berham ile İçel sancak beyi Ali Bey de bu çatışmada hayatını kaybetmiştir. Hüsameddin'in "Serdar ile İçil, Kayseriyye beyleri şehit" cümlesi bu kayıtlarla örtüşür.
Ardından Adana sancak beyi Pîrî Bey ile Sivas beylerbeyi Hüseyin Paşa 26 Eylül 1526'da isyancıları yenmiş, Zünnun savaş alanında ölmüştür. Zünnun'un adamları geceleyin toparlanmaya çalışan Osmanlı ordusuna saldırıp Hüseyin Paşa'yı ağır yaralamış, Paşa Sivas'a götürülmüş ve orada ölmüştür. Üç gün sonra Diyarbekir beylerbeyi Deli Hüsrev Paşa yetişip yakalanan isyancıları kılıçtan geçirmiştir. Bu anlatım, Hüsameddin'in ikinci hücum, gece baskını ve Hüsrev Paşa'nın katliamı üzerine yazdıklarıyla büyük ölçüde aynıdır. Kimi kaynaklar Hüsrev Paşa'yı Halep beylerbeyi olarak anar; Hüsameddin Diyarbekir der.
Fark tarihlerdedir. Hüsameddin hareketi 933 yılına (1526-27) koyar; kaynaklarda Zünnun'un ölümü Eylül 1526'dır ve bu, 932 yılının sonlarına denk gelir. Hüsameddin'in verdiği "kırk bin" sayısını doğrulayan bir kayda rastlanmadı. Kimi araştırmacılara göre Zünnun'un oğlu Halil'in başlattığı sonraki dalga 5-6 bin kişilik bir topluluktu; bu hareketin ana karargâhı Tokat ile Turhal arasındaki Kazova'ya bakan Kat kasabasındaydı.
Kalender Çelebi Ayaklanması
Kalender Çelebi (Kalender Şah), Maraş ve çevresinin Alevi kanaat önderiydi. Hacı Bektaş soyundan geldiği, babasının Balım Sultan'ın oğlu İskender, dedesinin Habib Efendi olduğu rivayet edilir; Hüsameddin'in verdiği silsile bu rivayetle uyuşur. Ayaklanma 1527'de başlamış, çevresine 30 bin kadar kişi toplanmıştır. Bu kişilerin büyük bölümünü, Dulkadir ülkesinin ortadan kalkmasından sonra yeni vergi düzeni yüzünden tımarlarını yitirmiş sipahiler ve Türkmen aşiretleri oluşturur.
Kalender önce Sivas beylerbeyi Yakub Paşa'yı, ardından Anadolu beylerbeyi Behram Paşa'yı Karaçayır'da yendi. Behram Paşa, Karaman ve Halep beylerbeyleriyle birlikte 8 Haziran 1527'de Tokat yakınındaki Cincife'de tekrar savaştı ve bozguna uğradı. Karaman beylerbeyi, Alâiye, Amasya ve Birecik beyleri bu savaşta öldü. Hüsameddin Mahmud Paşa ile Alâiye beyinin ölümünü yazar. Amasya beyinin ölümünü ise Koçi Bey'in Zünnun ordusuyla savaşına bağlar. Bu iki anlatım aynı olayı farklı yerlere koymuş olabilir. Abdullah Bey'in 933 Zilkade ayında (Temmuz-Ağustos 1527) Koçi Bey'in yerine geçmesi, ölümün Haziran 1527 dolayında olduğu izlenimini güçlendirir; ancak kesin hüküm verilemez.
Sadrazam İbrahim Paşa yanındaki 3000 yeniçeri ve 2000 sipahi ile Elbistan'a kadar ilerledi. Kalender'e yenilmiş askerleri ordugâhına almadı. Tımarları alınmış Dulkadirli sipahilere ve Türkmen ileri gelenlerine eski haklarının geri verileceğini bildirdi. Bu hamle işe yaradı; sipahiler ve aşiretler desteklerini çekmeye başladı. Kalender'in elinde 3-4 bin kişi kalınca İbrahim Paşa, çaşnigirlerden Bilal Mehmed ile Divâne Pervâne'yi 500 kişilik bir kuvvetle gönderdi. Bu kuvvet 22 Haziran 1527'de Başsaz yaylağında isyancılara yetişti; Kalender Çelebi ile Dulkadiroğulları'ndan Divâne Dündar öldürüldü. Hüsameddin'in "Belalı Mehmed Ağa" ile "Deli Pervane Bey" dediği iki kişi, büyük olasılıkla bu Bilal Mehmed ile Divâne Pervâne'dir; adların benzerliği dışında bunu kesinleştiren bir kayıt görülmedi. Hüsameddin Kalender'in hedefini Üsküdar gösterir; kaynaklar ise Kalender'in önce İran'a, sonra Bağdat'a yöneldiğini yazar.
Hüsameddin'in Yorumu
"Bana öyle geliyor ki" diye başlayan cümle, kaynaklarda bulunan bir olgu değil, Hüsameddin'in kendi çıkarımıdır. Ayaklanmaları bir Şiî gizli örgütün eşgüdümüne bağlar. Araştırmalarda da Safevî propagandasının etkisi anılır; ancak aynı araştırmalar vergi düzeni ve tımar kaybı gibi iç nedenleri öne çıkarır. Okurun bu iki bakışı birbirinden ayırması gerekir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 501–502. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar
- Baba Zünnûn İsyanı maddesi, Vikipedi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Baba_Zünnûn_İsyanı
- Baba Zünnun Rebellion, Wikipedia (İngilizce), https://en.wikipedia.org/wiki/Baba_Zünnun_Rebellion
- Kalender Çelebi İsyanı maddesi, Vikipedi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Kalender_Çelebi_İsyanı
- Hürrem Pasha, Wikipedia (İngilizce), https://en.wikipedia.org/wiki/Hürrem_Pasha
- Ali Kenanoğlu, "Celali İsyan Liderlerinden Hubyar Sultan", https://www.alikenanoglu.net/celali-isyan-liderlerinden-hubyar-sultan/ (Baki Öz'e dayanan aktarım)