Mîr-i alem Ya‘kûb Ağa'nın birâderi olduğu Veliyyeddîn Efendi Kütüphânesi'nde mevcûd olan mecmû'a-i münşe'âtda görüldü. 928 senesi cumadelûlâsı [292] gurresinde Amasya beyi olup geldi. Amasya sancağına emîr ta'yîn edilen gayr-i Türk beylerin ilkidir.
929 senesi şa'bânında sadr-ı a'zam Amasyalı Pîrî Mehmed Paşa isti'fâya mecbûr olup gayr-i Türkler'den Rûmeli beylerbeyiliğiyle vezîr-i sâlis olan Fireng İbrâhim Paşa mesned-i sadârete yükseldi. Vezâret kapısı Türkler'in yüzüne kapandı. Enderûn mektebinden Türklerin ayağı kesildi.
929 senesi şevvâlinde Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi Muhyiddîn Mehmed Efendi İstanbul'da Ayasofya müderrisliğine terfî' edildiğinden yerine "Üçbaş" demekle meşhûr olan Nûreddîn Hamza Efendi Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi oldu. Bu esnâda Amasya'da nakîbü'l-eşrâf kâ'im-makâmı es-Seyyid Mehmed Çelebi idi.
930 senesinde Celâlîler, yâhud Sultân Murâd'ın avenesi Sivas vilâyetini fenâ hâlde sarmış, Sinan Paşa'yı pek ziyâde sıkışdırmışdı. Bunun için Trabzon beylerbeyi Amasyalı İskender Paşa sene evâhirinde Sivas vâlîsi oldu. Sinan Paşa da ba'dehû emîrü'l-hacc olup Hicâz'a gitdi. Müfessir-i meşhûr Amasyalı Bahşî Halîfe bu sene vefât etdi. "Akbilek" demekle meşhûr idi.
931 senesinde Zünnûn Baba'nın avenesi de Amasya'nın her tarafında şiddetler göstermeğe başladı. Bunların ta'kîbâtında Sinan Bey yaralandı. Yerine Bursa sancağı beyi Koçi Bey ta'yîn olundu. [293]
Günümüz Türkçesiyle
Mîr-i alem (sancak ve bayrak işlerine bakan görevli) Yakub Ağa'nın kardeşi olduğu, Veliyyüddin Efendi Kütüphanesi'nde bulunan resmî yazı ve mektup örnekleri mecmuasında görülmüştür. 928 [1521-22] yılı Cemaziyelevvel ayının ilk gününde Amasya beyi olarak geldi. Amasya sancağına emir olarak atanan, Türk olmayan beylerin ilkidir.
929 [1522-23] yılı Şaban ayında sadrazam Amasyalı Pîrî Mehmed Paşa istifaya zorlandı. Türk olmayanlardan, Rumeli beylerbeyliğiyle birlikte üçüncü vezir olan Frenk İbrahim Paşa sadaret makamına yükseldi. Vezirlik kapısı Türklerin yüzüne kapandı. Enderun mektebinden Türklerin ayağı kesildi.
929 yılı Şevval ayında Amasya müftüsü ve Sultaniye müderrisi Muhyiddin Mehmed Efendi İstanbul'da Ayasofya müderrisliğine yükseltildi. Yerine "Üçbaş" diye tanınan Nureddin Hamza Efendi Amasya müftüsü ve Sultaniye müderrisi oldu. Bu sırada Amasya'da nakîbü'l-eşrâf vekili (seyyidlerin ve şeriflerin başkanının vekili) Seyyid Mehmed Çelebi idi.
930 [1523-24] yılında Celâlîler, yahut Sultan Murad'ın adamları Sivas vilayetini kötü bir biçimde sarmış, Sinan Paşa'yı çok sıkıştırmıştı. Bunun için Trabzon beylerbeyi Amasyalı İskender Paşa yılın sonlarında Sivas valisi oldu. Sinan Paşa da ardından hac emiri olup Hicaz'a gitti. Ünlü müfessir (Kur'an yorumcusu) Amasyalı Bahşî Halife bu yıl öldü. "Akbilek" diye tanınırdı.
931 [1524-25] yılında Zünnun Baba'nın adamları da Amasya'nın her tarafında şiddet göstermeye başladı. Bunların takibi sırasında Sinan Bey yaralandı. Yerine Bursa sancak beyi Koçi Bey atandı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mecmû'a-i münşe'ât: resmî yazıların, mektupların ve inşa örneklerinin derlendiği kitap
- gurre: ayın ilk günü
- cumadelûlâ: Cemaziyelevvel, Hicrî takvimin beşinci ayı
- gayr-i Türk: Türk olmayan
- sadr-ı a'zam: sadrazam
- mesned-i sadâret: sadrazamlık makamı
- vezîr-i sâlis: üçüncü vezir
- nakîbü'l-eşrâf kâ'im-makâmı: Peygamber soyundan gelenlerin başkanının vekili
- avene: yandaşlar, adamlar
- evâhir: sonlar, son günler
- emîrü'l-hac: hac kafilesinin başkanı
- ta'kîbât: izleme, kovalama
Pîrî Mehmed Paşa'nın Ayrılışı ve İbrahim Paşa
Metindeki en ağır cümleler, sadrazamlığın el değiştirdiği anı anlatan ikinci paragrafta toplanır. Pîrî Mehmed Paşa 25 Ocak 1518'den 27 Haziran 1523'e kadar sadrazamlık yapmış, ardından vezirlik gelirleriyle emekli edilmiştir. Medrese eğitimini Amasya'da gören paşa, emekliliğinde Silivri'deki çiftliğine çekilmiş ve 1533'te orada ölmüştür. Hüsameddin'in verdiği Şaban 929 tarihi, Haziran 1523'e tam uyar. Kitap onun "istifaya mecbur" kaldığını söyler; kaynaklarda ise genellikle emekli edildiği yazılır.
Yerine geçen Pargalı İbrahim Paşa, kaynaklara göre sadrazam olmadan önce has odabaşıydı ve aynı zamanda Rumeli beylerbeyliğini de aldı. Kanun ve geleneklerde bir benzeri görülmeyen bu atama, sonraki yüzyıllarda da eleştiri konusu olmuştur. Hüsameddin'in "üçüncü vezir" demesi bu bilgiyle çelişir; kaynaklarda İbrahim Paşa'nın o sırada vezir değil saray hizmetinde olduğu belirtilir. "Vezirlik kapısı Türklerin yüzüne kapandı" cümlesi Hüsameddin'in kendi yorumudur. Metinde yer alan "Frenk" lakabı, paşanın Parga doğumlu olmasıyla ilgili görünür; ancak kitap bunu açıklamaz.
Amasya Müftüsü Üçbaş Nureddin Hamza
Üçbaş Nureddin Hamza bin Atâullah, Sakarya'nın Karasu ilçesine bağlı Üçbaş köyünde doğmuş bir Osmanlı âlimidir. Molla Muarrifzade'nin yanında yetişmiş; Manisa, İznik ve İstanbul'daki Ebu Eyyûb el-Ensârî medreselerinde, sonra Edirne Üçşerefeli Medresesi'nde ders vermiştir. II. Bayezid'in Amasya'da yaptırdığı medreseye müderris olarak atanmış ve bir süre Amasya müftülüğü yapmıştır. Kaynaklar onun 940 [1533] yılında İstanbul'da öldüğünü, Atik Ali semtinde yaptırdığı Üçbaş Mescidi'nin bahçesine gömüldüğünü yazar. Bu mescit, çevresindeki medrese hücreleriyle bugün de talebe yurdu ve ibadet yeri olarak kullanılmaktadır. Hüsameddin 929'da göreve geldiğini bildirir; Abdullah Bey maddesinde onun Amasya'daki karışıklıklar yüzünden istifa edip İstanbul'a gittiği anlatılır.
Bahşî Halife (Akbilek)
Metnin sonunda adı geçen Bahşî Halife, Amasya'da yaklaşık kırk yıl tefsir, hadis ve fıkıh okutmuş bir âlimdir. Kaynaklara göre Sonusa'da (bugünkü Uluköy) doğmuş, Arap ülkelerine gidip Süyûtî gibi âlimlerden ders almıştır. Şeyhülislam Kemalpaşazade de ondan tefsir ve hadis öğrenenler arasındadır. Hayreddin Atûfî'nin de ilk hocalarından biri olduğu yazılır. "Akbilek" lakabının, vaaz sırasında kollarından nur fışkırdığı rivayetinden geldiği anlatılır; bu bir halk anlatısıdır, belge değildir. Ölüm tarihi olarak 1523 (H. 930) verilir, Hüsameddin'in kaydıyla örtüşür. Başlıca eserleri Mi'râcü'l-Ulâ fî Tefsîri Sûreti'l-İsrâ ve Tenbîhü'l-Gabî fî Rü'yeti'n-Nebî'dir; ikisi de basılmamıştır. Aynı adı taşıyan başka iki âlim daha olduğundan karıştırılmaması gerekir.
Zünnun Baba'nın Adamları ve Celâlîler
Sinan Bey'in görev süresi, Anadolu'nun doğusundaki huzursuzlukların Amasya sancağına yaklaştığı yıllara denk gelir. Metinde geçen "Celâlîler" adı, kimi araştırmacılara göre 1519 dolayındaki Bozoklu Celal adlı önderden gelir. Hüsameddin bu hareketleri "Sultan Murad'ın avenesi" diye anar; bir sonraki maddede bu kişinin sağ olduğuna inandığını açıkça söyleyecektir. Kimi kastettiği burada belli değildir ve bu kaynaklardan doğrulanamadı.
Zünnun Baba'nın hareketi, bugünkü araştırmalarda 1526 yılına, Bozok çevresinde Ağustos ayında başlayan ayaklanmaya bağlanır. Hüsameddin ise Amasya çevresindeki şiddeti 931 yılına yerleştirir. Aradaki fark, onun olayları Amasya'ya yansıdığı yıl üzerinden sıralamasından kaynaklanıyor olabilir. Ayaklanmanın ayrıntısı bir sonraki maddede anlatılır.
Başka Kaynaklarda Sinan Bey
Sinan Bey'in kendisi, kardeşi mîr-i alem Yakub Ağa ve görev süresi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Bu madde, Hüsameddin'in gördüğü mecmuaya dayanan tek kayıt gibi durmaktadır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar
- Pîrî Mehmed Paşa maddesi, Vikipedi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Piri_Mehmed_Paşa
- Pargalı İbrahim Paşa maddesi, Vikipedi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Pargalı_İbrahim_Paşa
- Üçbaş (Nûreddîn Hamza bin Atâullah), İslam Âlimleri Ansiklopedisi, https://www.ehlisunnetbuyukleri.com/Islam-Alimleri-Ansiklopedisi/Detay/UCBAS-Nureddin-Hamza-bin-Ataullah/3478
- Ali Kenanoğlu, "Celali İsyan Liderlerinden Hubyar Sultan", https://www.alikenanoglu.net/celali-isyan-liderlerinden-hubyar-sultan/
- Baba Zünnûn İsyanı maddesi, Vikipedi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Baba_Zünnûn_İsyanı