İsfendiyâroğulları'ndan Kızıl Ahmed Beyzâde olup Bolulu'dur. 933 senesi zilka'desinde Amasya sancağı beyi Koçi Bey'in şehâdetine binâ'en Amasya beyi olup geldi. Sivas beylerbeyiliğine de sâniyen Trabzon beylerbeyi İskender Paşa ta'yîn edildi.
Lâkin ihtilâlcilerin harbinden dolayı Amasya'da yine ufak tefek hâdiseler oldu. Koçi Bey'in şehâdetiyle livânın idâresi müşkilâta uğradı. Çünkü Amasya'nın Öz Nâhiyesi'nde pek çok eşkıyâ vardı.
Amasya müftüsü Nûreddîn Hamza Efendi, bu müşkilâtdan dolayı isti'fâ edib İstanbul'a gitdi. Amasya fuzalâsından Hüseyniyye müderrisi ve Sultân Bâyezîd Kütüphânesi hâfız-ı kütübü meşhûr Musliheddîn Mûsâ Efendi Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi oldu.
Husrev Paşa Diyârbekir'e avdet etdikden sonra ihtilâlciler yine toplanıp Zünnûn Şâhoğlu Halîl Bey riyâsetinde ihtilâle [296] devâm etdiler. Zünnûn'un halîfesi olan meşhûr Hubyâr Baba, Halîl Bey'in müsteşârı idi.
Bunlar Turhal üzerinden gelip Varay taraflarında temekkün ederek Amasya'yı tehdîd etmeğe başladılar. Amasya beyi Abdullah Bey ma'iyyetine aldığı kuvvetle Varay nâhiyesinde harben bunları ta'kîb ederek Artukâbâd'a kadar gitdi. Orada vâki' olan muhârebede bu da şehîd oldu. Velî Bey Amasya beyliğine ta'yîn edildi.
Günümüz Türkçesiyle
İsfendiyaroğulları'ndan Kızıl Ahmed Beyzade olup Bolulu'dur. 933 [1526-27] yılı Zilkade ayında Amasya sancak beyi Koçi Bey'in şehit olması üzerine Amasya beyi olarak geldi. Sivas beylerbeyliğine de ikinci kez Trabzon beylerbeyi İskender Paşa atandı.
Fakat isyancıların savaşları yüzünden Amasya'da yine ufak tefek olaylar oldu. Koçi Bey'in şehit olmasıyla sancağın yönetimi güçlüğe düştü. Çünkü Amasya'nın Öz Nahiyesi'nde çok sayıda eşkıya vardı.
Amasya müftüsü Nureddin Hamza Efendi, bu güçlük yüzünden istifa edip İstanbul'a gitti. Amasya bilginlerinden, Hüseyniye müderrisi ve Sultan Bayezid Kütüphanesi'nin kütüphane görevlisi olarak tanınan Musliheddin Musa Efendi Amasya müftüsü ve Sultaniye müderrisi oldu.
Hüsrev Paşa Diyarbekir'e döndükten sonra isyancılar yine toplanıp Zünnun Şahoğlu Halil Bey'in başkanlığında isyana devam ettiler. Zünnun'un halifesi olan ünlü Hubyar Baba, Halil Bey'in danışmanıydı.
Bunlar Turhal üzerinden gelip Varay taraflarına yerleşerek Amasya'yı tehdide başladılar. Amasya beyi Abdullah Bey yanına aldığı kuvvetle Varay nahiyesinde savaşarak bunları izledi ve Artukabad'a kadar gitti. Orada olan savaşta o da şehit oldu. Veli Bey Amasya beyliğine atandı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- beyzâde: bey oğlu, bey soyundan gelen
- sâniyen: ikinci kez
- müşkilât: güçlükler
- Öz Nâhiyesi: Amasya'nın merkeze bağlı bölgesi
- fuzalâ: bilginler, fazıl kişiler
- hâfız-ı kütüb: kütüphane görevlisi, kitapların koruyucusu
- müsteşâr: danışman
- temekkün etmek: yerleşmek, yerini sağlamlaştırmak
- ma'iyyet: yanında bulunan görevliler, maiyet
- ta'kîb etmek: izlemek, kovalamak
Abdullah Bey ve İsfendiyaroğulları Soyu
Hüsameddin, Abdullah Bey'i Kızıl Ahmed Bey'in soyundan gösterir. Kızıl Ahmed, İsfendiyaroğulları (Candaroğulları) Beyliği'nin son hükümdarıdır. Osmanlı hizmetine girince kendisine Bolu sancağı verilmiş, Fatih Sultan Mehmed zamanında kısa süre Candaroğlu ülkesinin başına getirilmiş, ancak sonra Akkoyunlu Uzun Hasan'a sığınmıştır. II. Bayezid zamanında affedilip Osmanlı ülkesine dönmüş ve yine Bolu sancağı kendisine dirlik olarak verilmiştir. Oğulları Musa ile Mirza Mehmed Osmanlı hizmetinde bulunmuştur; Mirza Mehmed, Şehzade Abdullah'ın kızı Şahnisa Sultan ile evlenmiş ve bu evlilikten Şemsi Ahmed Paşa doğmuştur. Hüsameddin'in "Kızıl Ahmed Beyzade" ifadesinin bu oğullardan birini mi, yoksa daha sonraki bir torunu mu kastettiği anlaşılmıyor. Abdullah Bey'in kimliği ve görev süresi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Amasya Müftülüğü ve Medreseler
Müftülük bu yıllarda sık el değiştirir. Hüsameddin'in kayıtlarına göre 929'da Üçbaş Nureddin Hamza göreve gelmiş, 933'te bu güçlük yüzünden ayrılmış, yerine Musliheddin Musa Efendi geçmiştir; Musliheddin 936'da ölecek, yerine Bayezid Efendi gelecektir. Üçbaş'ın Amasya'da II. Bayezid'in yaptırdığı medresede müderris ve bir süre müftü olduğu başka kaynaklarda da yazılıdır. Hüseyniye Medresesi ile Sultan Bayezid Kütüphanesi'nin Amasya'nın eğitim hayatındaki yeri ayrı bir konudur; Musliheddin Musa Efendi'ye dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Hubyar Baba
Hüsameddin'in Zünnun'un halifesi saydığı Hubyar Baba, kimi araştırmacılara göre 1527'de Zünnun'un oğlu Halil'in başlattığı ayaklanmanın planlayıcısı ve destekçileri toplayan kişidir. Aynı araştırmacılar Halil'in Hisar Beğlü oymağının boy beyi olduğunu, ona Çiçeklü, Ağca Koyunlu ve Mesutlu gibi oymakların katıldığını yazar. Ayaklananların sayısı 5-6 bin olarak verilir. Ayaklanmanın merkezi, Tokat ile Turhal arasındaki Kazova'ya bakan Kat kasabasıydı. Bu anlatım Hüsameddin'in "Turhal üzerinden gelip Varay taraflarına yerleşme" cümlesiyle çelişmez gibi görünür. Hubyar Baba'nın sonraki yıllarda Tokat-Sivas bölgesindeki Hubyar Köyü'ne yerleştiği ve 1566'da bir vakıf kurularak ocağın bazı ayrıcalıklar elde ettiği de aktarılır; bu bilgi yalnız tek kaynakta görülmüştür ve doğrulanamamıştır.
Artukabad
Metinde geçen Artukabad (Artukova), bugünkü Tokat'ın Artova ilçesinin eski adıdır. Tarihî Artukabad kazası, günümüzde Artova, Sulusaray ve Yeşilyurt ilçelerini ve Zile'nin doğusunda kalan dar bir alanı kapsıyordu. Ad, Alparslan'ın komutanlarından Artuk Bey ile ilişkilendirilir. Hüsameddin'in anlattığı çarpışma bu bölgede geçmiştir; Abdullah Bey'in mezarı ya da şehit düştüğü yer hakkında kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Varay nahiyesi ve Zünnun'un "Varaylı" lakabı hakkında da ayrıca bir kayda ulaşılamadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 502–502. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Resmî kaynaklar
Diğer kaynaklar