Amasyalıdır. Amasya eşrâfından Seyfullâh Bey bin Mustafa mahdûmudur. Evâil-i hâlinde Enderûn Sarâyı’na girip orada terbiye gördü. Hutût-ı mütenevvi’ayı öğrendi. Ba’dehû ihrâç edilip ze’âmet verildi.
Bir müddet Amasya Alaybeyi olup Bağdâd Muhârebâtı’nda ibrâz-ı liyâkat eylediğinden 1038’de Arapkir Sancağı Beyi oldu. Ba’dehû Eskişehir Mîrlivâlığı’ndan 1043 senesi zilhiccesinde Amasya Sancağı Beyi olup 1044 muharremi evâsıtında hastalığından ma’zûl ve safer evâ’ilinde merhûm oldu.
Oğulları Ahmed, Ali Beylerdir. Hattât bir mîrlivâ [369] idi. İstanbul Kütüphâneleri’nde gördüğüm bir “Şerhu’l-vikâye” bunun yazısıyla yazılmışdı. 1030’da yazdığı bu kitâbının sonunda “temme hâze’l-kitâb alâ yedi’l-abdi za’îf Vâyis bin Seyfullah bin Mustafa el-Amâs⁷⁵ yazılıdır. Enderûn Defteri’nde Üveys Seyfeddîn Amâsiyye diye künyesi görüldü.
Ahmed Bey’in oğulları Abdullah, Mehmed Ağalardır. Alî Bey, pederinden birkaç yıl sonra vefât etdi. Abdullah Ağa’nın mahdûmu el-Hâc Mustafa Ağa 1120 senesi ricâlinden olup Mehmed Ağa’nın mahdûmu Hattât Seyfullâh Efendi ricâl-i devlettendir.
Hacı Mustafa Ağazâde el-Hâc Mehmed Ağa’nın mahdûmları el-Hâc Ahmed, Veysî Efendiler’dir. El-Hâc Ahmed Efendi ulemâdan olup 1203’de ve el-Hâc Veyis Efendi de kibâr-ı ulemâdan olup 1213’de vefât etdi. Hacı Ahmed Efendizâde es-Seyyid el-Hâc Mehmed Efendi 1221’de vefât etdi.
Bunun mahdûmu es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi 1245’de fevtolup mahdûmu es-Seyyid Mustafa Efendi’nin oğulları da Amasya eşrâfından es-Seyyid el-Hâc Mehmed Tâhir Efendi ile zâbitândan [370] es-Seyyid Alî Efendi’dir. Hacı Tâhir Efendi’nin mahdûmları Amasya meb’ûsu Ahmed Nâfiz Bey ile Amasya Belediye Reîsi Mustafa Sıdkı Bey’dir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasya ileri gelenlerinden Mustafa oğlu Seyfullah Bey'in oğludur. Gençlik çağında Enderun Sarayı'na girip orada yetişti. Çeşitli yazı türlerini öğrendi. Sonra Enderun'dan çıkarılıp kendisine zeamet verildi.
Bir süre Amasya alaybeyi olup Bağdat savaşlarında liyakat gösterdiğinden 1038'de [1628-29] Arapkir Sancağı Beyi oldu. Sonra Eskişehir mirlivalığından 1043 yılı zilhiccesinde [1634] Amasya Sancağı Beyi olup 1044 muharreminin ortalarında hastalığı sebebiyle görevden alındı, safer ayının başlarında vefat etti.
Oğulları Ahmed ve Ali Beylerdir. Hattat bir mirlivaydı. İstanbul kütüphanelerinde gördüğüm bir "Şerhu'l-Vikâye" onun yazısıyla yazılmıştı. 1030'da [1620-21] yazdığı bu kitabın sonunda "Bu kitap, zayıf kul Amasyalı Mustafa oğlu Seyfullah oğlu Vâyis'in eliyle tamamlanmıştır" anlamındaki Arapça ibare yazılıdır. Enderun Defteri'nde adı Üveys Seyfeddin Amasiyye diye görüldü.
Ahmed Bey'in oğulları Abdullah ve Mehmed Ağalardır. Ali Bey babasından birkaç yıl sonra öldü. Abdullah Ağa'nın oğlu el-Hâc Mustafa Ağa 1120 [1708-09] yılının ileri gelenlerindendir; Mehmed Ağa'nın oğlu Hattat Seyfullah Efendi devlet adamlarındandır.
Hacı Mustafa Ağazade el-Hâc Mehmed Ağa'nın oğulları el-Hâc Ahmed ve Veysî Efendilerdir. El-Hâc Ahmed Efendi ulemadan olup 1203'te [1788-89], el-Hâc Veyis Efendi de büyük ulemadan olup 1213'te [1798-99] öldü. Hacı Ahmed Efendizade es-Seyyid el-Hâc Mehmed Efendi 1221'de [1806-07] öldü.
Onun oğlu es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi 1245'te [1829-30] öldü; oğlu es-Seyyid Mustafa Efendi'nin oğulları da Amasya ileri gelenlerinden es-Seyyid el-Hâc Mehmed Tâhir Efendi ile subaylardan es-Seyyid Ali Efendi'dir. Hacı Tâhir Efendi'nin oğulları Amasya milletvekili Ahmed Nâfiz Bey ile Amasya Belediye Başkanı Mustafa Sıdkı Bey'dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- eşrâf: bir yerin ileri gelenleri
- Enderûn: sarayın iç hizmet bölümü, saray okulu
- hutût-ı mütenevvi'a: çeşitli yazı türleri
- ihrâç: Enderun'dan çıkarılıp dışarıda görevlendirme
- ze'âmet: geliri yüksek askerî dirlik
- alaybeyi: sancakta askerî birliklerin başındaki görevli
- mîrlivâ: sancak beyi
- ibrâz-ı liyâkat: yetkinlik gösterme, başarı gösterme
- ma'zûl: görevden alınmış
- merhûm oldu: öldü
- hattât: güzel yazı yazan, yazı sanatçısı
- Şerhu'l-Vikâye: Hanefî fıkhının temel metinlerinden Vikâye'nin şerhi
- künye: kişiyi tanıtan ad, baba adı ve memleket bilgileri
- ricâl: ileri gelenler
- ricâl-i devlet: devlet adamları
- meb'ûs: milletvekili
Şerhu'l-Vikâye ve Vâyis Bey'in Nüshası
Vâyis Bey'in 1030'da [1620-21] istinsah ettiği kitap, Burhânüşşerîa Mahmûd'un Hanefî fıkhının temel metinlerinden sayılan Vikâye adlı eserine, torunu Sadrüşşerîa'nın yazdığı şerhtir. Osmanlı medreselerinde öğrenciler ilk yıllarda bu şerhi okur, ardından el-Hidâye ile yüksek öğrenimlerini tamamlarlardı. Nüshanın ders için mi, başka bir amaçla mı yazıldığı belli değildir. Hüsameddin nüshanın hangi kütüphanede olduğunu belirtmez; yazmanın bugünkü yeri bu çalışmada bulunamadı. Hüsameddin'in kaydettiği ibare ve Enderun Defteri'ndeki "Üveys Seyfeddin Amasiyye" künyesi, kişinin Vâyis ile Üveys adlarını birlikte taşıdığını gösterir; maddenin başlığındaki "Üveys Bey-Vâyis Bey" adı da buradan gelir (çıkarım).
Görevleri ve Tarihler
Vâyis Bey'in Arapkir sancağına atandığı 1038 [1628-29] ile Amasya sancağına atandığı 1043 [1634] arasında beş yıl vardır; Hüsameddin ara yıllar için yalnızca Eskişehir mirlivalığından söz eder. "Bağdat muharebeleri"nin hangi seferler olduğu da yazılı değildir. Amasya sancak beyliği bir yıl bile sürmemiş, hastalık yüzünden görevden alındıktan kısa süre sonra ölmüştür.
Soyundan Gelenler
Hüsameddin, soyun devamını 1120 [1708-09] ile 1245 [1829-30] arasındaki ölüm tarihleriyle izler ve zinciri kendi çağdaşı olan Ahmed Nâfiz Bey (Amasya milletvekili) ile Mustafa Sıdkı Bey'e (Amasya Belediye Başkanı) getirir. Bu iki adın hangi yıllarda görev yaptığı metinde yazılı değildir. Başka kaynaklarda Vâyis Bey'in soyundan gelenlere, Ahmed Nâfiz Bey'e ya da Mustafa Sıdkı Bey'e dair bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça