Meşâyıh-ı Kirâm-ı Halvetiyye’den Celâleddîn Abdurrahmân Çelebi bin Hüsâmeddîn Hüseyin Çelebi bin Hazret-i Pîr İlyâs Halvetîzâde [367] Hayreddîn Hızır Çelebi mahdûmudur. Pederinden ahz u füyûzât-ı Halvetiyye ederek elli yılı mütecâviz ceddînin türbesinde münzevî ve Gümüşlüzâde “Pîr Muhyiddîn Mehmed Çelebi” İstanbul’a celbedildiğinde tekkesi şeyhi olduğu hâlde 968 hudûdunda vefât etdi.
Âlim, zâhid, sâlih, mazınna-i kerâmet, asrının kutbu idi. Ceddi türbesinin şimâl penceresi önünde pederi ve ceddi yanında medfûn iken 1312’de türbenin tecdîden i’mârında oraları türbeye ilâve edildiğinden kabri ğâib olmuşdur. Oğulları Abdurrahmân, Fethullâh, Feyzullâh Çelebilerdir. Abdurrahmân Çelebizâde el-Hâc Ahmed Efendi ve bunun mahdûmu eş-Şeyh Hasan Efendi ma’rûfdur. Bunlara Üveys Oğulları denir.
Günümüz Türkçesiyle
Halvetiyye'nin saygın şeyhlerindendir. Celâleddin Abdurrahman Çelebi'nin oğludur; Abdurrahman Çelebi, Hüsâmeddin Hüseyin Çelebi'nin oğlu, o da Hazret-i Pîr İlyâs Halvetîzâde Hayreddin Hızır Çelebi'nin oğludur. Halvetiyye'nin öğretisini ve manevî feyzini babasından alarak elli yılı aşkın bir süre dedesinin türbesinde inzivada yaşadı. Gümüşlüzade "Pîr Muhyiddin Mehmed Çelebi" İstanbul'a çağrıldığında onun tekkesinin şeyhi olarak 968 [1560-61] sıralarında öldü.
Âlim, dünyadan el çekmiş, salih bir zattı; kerametli olduğuna inanılırdı ve çağının kutbuydu. Dedesinin türbesinin kuzey penceresi önünde babası ve dedesinin yanında gömülü iken, 1312'de [1894-95] türbe yeniden onarılırken buraları türbeye eklendiğinden mezarı kaybolmuştur. Oğulları Abdurrahman, Fethullah ve Feyzullah Çelebilerdir. Abdurrahman Çelebizade el-Hâc Ahmed Efendi ile onun oğlu eş-Şeyh Hasan Efendi tanınmışlardır. Bunlara Üveys Oğulları denir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- meşâyıh-ı kirâm: saygın şeyhler
- mahdûm: oğul
- ahz u füyûzât: bir öğretiyi alma ve onun manevî feyzinden yararlanma
- mütecâviz: aşan
- ced: dede, atalardan biri
- münzevî: inzivaya çekilmiş, insanlardan uzak yaşayan
- celb: çağırma, getirtme
- zâhid: dünya zevklerinden uzak duran
- mazınna-i kerâmet: kerametli olduğu sanılan, kerametiyle anılan
- kutb: tasavvufta çağın en yüksek manevî önderi
- tecdîd: yenileme
- i'mâr: onarma, yeniden yapma
- ğâib: kaybolmuş
- ma'rûf: tanınmış
Pîr İlyâs ve Halvetiyye
Halvetiyye tarikatı, Azerbaycan'da Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî döneminde kurumlaşmış, buradan Anadolu'ya yayılmıştır. Anadolu'ya girişi, Sadreddîn-i Hiyâvî'nin (ö. 860 [1455]) halifelerinden Amasyalı Pîr İlyas'a bağlanır. Hüsameddin'in zincirinde adı geçen "Hazret-i Pîr İlyâs" bu kişiyle aynı olmalıdır; bu bir çıkarımdır. Metin, "Pîr İlyâs" ile "Halvetîzâde Hayreddin Hızır Çelebi" adlarını bitişik yazdığından ikisinin aynı kişi mi, baba oğul mu olduğunu açıkça söylemez. Üveys Çelebi'nin bu zincire göre Pîr İlyas'tan üç dört kuşak sonra geldiği ve 968'de [1560-61] öldüğü düşünülürse, zincir XV. yüzyılın ortasından XVI. yüzyılın ikinci yarısına uzanır.
Amasya'daki bir Halvetî anlatısı da Pîr İlyas'ın çevresine bağlanır: II. Murad'ın Amasya'da bulunan üç oğlu bir gün Pîr İlyas'ın damadı Şeyh Abdurrahman'ı ziyaret etmiş, şeyh iki şehzadenin elini öptürüp Şehzade Mehmed'in (Fâtih) önünde diz çökmüş, ona devletin şanı için bütün gücünü kullanması için dua etmiştir. Bu, Hammer'in aktardığı bir rivayettir ve belge değildir. Hüsameddin'in Abdurrahman Çelebi ile bu şeyhin aynı kişi olup olmadığı belirlenemedi; Hüsameddin'e göre Abdurrahman Çelebi Pîr İlyas'ın damadı değil, soyundan gelendir.
Gümüşlüzade Tekkesi ve Türbe
Bir akademik makalenin özetinde, Amasya'daki Yakub Paşa Çilehane-Camii'nin 1412'de vezir Yakub Paşa tarafından şeyhi Gümüşlüoğlu Abdurrahman için yaptırıldığı ve bilinen en eski Halvetî tekkesi olduğu belirtilir; makalenin tam metnine ulaşılamadığı için bu bilgi doğrulanamadı. Hüsameddin'in "Gümüşlüzade Pîr Muhyiddin Mehmed Çelebi"si bu tekkenin ya da ailenin sonraki bir şeyhi olabilir; bu bir tahmindir. Hüsameddin'in sözünü ettiği türbenin hangi türbe olduğu, kaynaklarda anılan yapılarla eşleştirilemedi. Metinde İstanbul'a çağrılma tarihi verilmez; Muhyiddin Mehmed Çelebi'ye dair başka kaynakta bilgiye rastlanmadı.
Amasya zaviyelerinin XVII-XVIII. yüzyıl kayıtlarına bakan bir araştırmaya göre, bu dönemde zaviye vakıflarının gelirleri Bektaşî zaviyelerinden çok Halvetî, Nakşî ve Rifaî şeyhlerinin başında olduğu zaviyelere gitmektedir. Üveys Oğulları'nın vakıflarına dair ayrı bir bilgi bulunamadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 375–375. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Süleyman Uludağ, "Halvetiyye", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 15, 1997, s. 393-395. https://islamansiklopedisi.org.tr/halvetiyye
- Selim Özcan, "Amasya'da Sancak Beyliği Yapan Şehzadeler Döneminde Amasya Şehri", Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, sayı 5 (dipnot 34). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/19685
- Murat Alandağlı, "Hurufat Kayıtlarında Amasya Zaviyeleri", Turkish Studies, 19/1 (2024), s. 1-27. https://isamveri.org/pdfdrg/D03262/2024_1/2024_1_ALANDAGLI.pdf
- Hasan Karataş, "An Idiosyncratic Building in Amasya? Early Ottoman Architecture and the Waqfiyya of the Yakub Pasha Çilehane-Mosque", Muqarnas, 37/1 (2020), s. 291-313 (yalnızca özet düzeyinde görülebildi). https://doi.org/10.1163/22118993-00371P11