Amasyalıdır. Vâ’iz-i meşhûr Amasya Müftüsü Hâbilzâde Mehmed Efendi’nin mahdûmudur. Hattât-ı meşhûr Dervîş Alî ve Fazlullâh Efendilerden hutût-ı mütenevvi’ayı ahz ve te’allüm edib ilm-i kıraati de ders-i âm demekle meşhûr Hâfız Mehmed Efendi’den tahsîl etdi.
Şeyhî Mehmed Ağa Dârü’l-kurrâsı Şeyhî Sun’ullâh Efendi’den ilm-i vücûh-i [371] kıraati aldı. 1087’de üstâdının irtihâline binâen mezkûr Dârü’l-kurrâ’nın şeyhi oldu. Bir taraftan ta’lîm-i hutût diğer taraftan ta’lîm-i vücûh ederek 1113’de vefât etdi. Hattât, me’ârif-âşinâ bir şeyhu’l-kurrâ idi.
Mahdûmu Yahyâ Efendi olup¹⁷⁶ dâmâdı meşâhîr-i ulemâdan Hızır Paşa Müderrisi olduğu hâlde İstanbul’da vefât eden Veliyyüddîn Efendi ve bunun mahdûmu kibâr-ı mevâlîden Abdülkerîm Efendi’dir. Bunlara Hâbilzâde dendi. Birâderi eş-Şeyh Sun’ullâh Efendi Bursa’da 1095’de vefât etdi. Bu da meşâhîr-i hattâtînden idi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Ünlü vaiz, Amasya Müftüsü Hâbilzâde Mehmed Efendi'nin oğludur. Ünlü hattatlar Dervîş Alî ve Fazlullâh Efendilerden çeşitli yazı çeşitlerini öğrenip aldı; kıraat ilmini de herkese açık ders vermesiyle tanınan Hâfız Mehmed Efendi'den tahsil etti.
Şeyhî Mehmed Ağa Dârülkurrâsı'nda (Kur'an okuma okulu) Şeyhî Sun'ullâh Efendi'den kıraat vecihleri ilmini aldı. 1087'de [1676-77] hocasının ölümü üzerine adı geçen Dârülkurrâ'nın şeyhi oldu. Bir yandan yazı öğretip bir yandan kıraat vecihleri öğreterek 1113'te [1701-02] vefat etti. Hattat, bilim ve kültürle ilgilenen bir şeyhülkurrâ (kıraat hocalarının başı) idi.
Oğlu Yahyâ Efendi'dir. Damadı, tanınmış âlimlerden, Hızır Paşa Müderrisi iken İstanbul'da ölen Veliyyüddîn Efendi'dir; bunun oğlu da büyük müderrislerden Abdülkerîm Efendi'dir. Bunlara Hâbilzâde denildi. Kardeşi Şeyh Sun'ullâh Efendi, Bursa'da 1095'te [1683-84] öldü. O da ünlü hattatlardandı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- hutût-ı mütenevvi'a: çeşitli yazı türleri
- ilm-i kıraat: Kur'an'ı usulüne göre okuma ilmi
- ilm-i vücûh-i kıraat: Kur'an'ın farklı okunuş biçimlerini öğreten ilim
- ders-i âm: halka açık ders veren, öğretim üyesi sayılan kişi
- dârülkurrâ: Kur'an okuma ve kıraat öğretilen okul
- şeyhülkurrâ: bir dârülkurrânın başındaki hoca
- me'ârif-âşinâ: bilimle ve kültürle ilgili
- dâmâd: damat
- kibâr-ı mevâlî: büyük müderrisler
Aile ve Unvanlar
Madde, kişiden çok bir ailenin kolunu anlatır: baba Amasya Müftüsü ve ünlü vaiz Hâbilzâde Mehmed Efendi, oğul hattat ve şeyhülkurrâ olan madde başlığındaki Efendi, onun oğlu Yahyâ Efendi, ayrıca damat Veliyyüddîn ile bunun oğlu Abdülkerîm Efendi adlı iki müderris. Hüsameddin, "Hâbilzâde" adının bu soydan gelenlere verildiğini söyler. Adın nasıl doğduğu metinde açıklanmaz; okunan kaynaklarda da Hâbilzâde ailesine dair başka bir kayıt bulunamadı.
Cümle yapısı iki yerde belirsiz kalır. Birincisi, "dâmâdı" sözcüğünün Yahyâ Efendi'ye mi, maddenin kendisine mi ait olduğu açık değildir. İkincisi, hocanın adı olan Şeyhî Sun'ullâh Efendi, 1087'de ölmüş olarak anılır; aynı adı taşıyan kardeş ise 1095'te Bursa'da öldüğü için bu iki kişi aynı olamaz. Metin hocayı ve kardeşi aynı adla andığından, burada iki ayrı kişi olduğu çıkarılmıştır. Kesin bir ilişki belirtilmemiştir.
Kenar Notundaki Soy Bilgisi
Hüsameddin sayfa kenarına, ailenin sonraki kuşaklarına dair ayrı bir not düşmüştür. Buna göre Mehmed Hüdâyî Efendi adlı bir oğul Tokat müderrislerindendi ve oğlu Ehlullâh Efendi'nin Tokat'ta hayli vakfı ve hayır eseri vardı; Hüsameddin bu bilgiyi "Tokat Evkâfı Defteri"ne dayandırır. Yahyâ Efendi ise Amasya'da Bâyezîd Paşa İmâreti şeyhi olup 1159'da [1746] ölünce oğlu Ehlullâh Efendi imaret şeyhi oldu; o da 1171'de [1757] ölünce oğlu Feyzullah Efendi aynı göreve geçti. Notta Ehlullâh adı iki ayrı kişi için geçiyor gibi görünür; kimin hangi Ehlullâh olduğu notun dilinden kesin anlaşılmamaktadır.
Bâyezîd Paşa İmâreti ve Dârülkurrâ
Bâyezîd Paşa Camii, Yeşilırmak'ın doğu kıyısında, Künç Köprüsü'nün karşısında, Bayezid Paşa Mahallesi'nde bulunur. Sonradan sadrazam olan Bayezid Paşa'nın 1414'te yaptırdığı kabul edilen bu cami, Bursa'daki aynı dönem camilerine benzeyen ters T planlı yapılardandır; Vakıflar Genel Müdürlüğü onu 2006'da onarmıştır. Okunan kaynaklarda caminin yanındaki imaretin kuruluşu ve şeyhliğine dair ayrıntı yoktur; bu nedenle Hâbilzâde ailesinin imaret şeyhliği yalnız Hüsameddin'in notuna dayanır.
Dârülkurrâ konusunda ise şunu söylemek mümkündür: 17. yüzyılda Amasya'yı gezen Evliya Çelebi, şehirde on medrese, iki yüz sıbyan mektebi ile birlikte dârülkurrâ ve dârülhadislerin de işlediğini kaydetmiştir. Hüsameddin'in anlattığı Şeyhî Mehmed Ağa Dârülkurrâsı'nın faaliyeti de aynı yüzyılın sonlarına, 1087-1113 arasına denk gelir. Adı geçen dârülkurrânın bugün ayakta olup olmadığı veya yeri okunan kaynaklarda belirtilmemiştir.
Hâbilzâde ailesi ve adı geçen hattatlar (Dervîş Alî, Fazlullâh Efendi, Şeyhî Sun'ullâh) hakkında yapılan aramalarda başka bir kaynak bulunamadı; bu kişilerin bilgisi yalnız Hüsameddin'e dayanır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 376. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Resmî kaynaklar