Özgün Metin
Vezin: Mefā‘īlün Mefā‘īlün Mefā‘īlün Mefā‘īlün
Saña göz ‘āşıḳ u dil ‘āşıḳ u cān ile ten ‘āşıḳ
Tenümde her ḳılum cānā olupdur cümleten ‘āşıḳ
Sipihri bīsütūnı çāk iderken tīşe-i āhum
Daḫı bilmezdi adın Bīsütūn’uñ kūh-ken ‘āşıḳ
Eger biñ yirde bāġı olsa durmaz bāġ-ı cennetde
Cihānda gülşeni kūyuñ idinmişken vaṭan ‘āşıḳ
Alup cānını aġyāruñ viṣāle irgürürsin āh
Ne dirsin ġamdan ölsün mi seni cāndan seven ‘āşıḳ
Çün irdi tīġı ‘ışḳuñ cāna Fażlī n’eylesün cismi
Şehīd-i ‘ışḳ olıcaḳ istemez ‘ömrüm kefen ‘āşıḳ
Günümüz Türkçesiyle
1. Sana göz âşık, gönül âşık, can ile beden âşık; ey canan, bedenimde her kılım topyekûn âşık olmuştur.
2. Ahımın külüngü göğün sütunsuz kubbesini yararken, dağ delen âşık (Ferhat) daha Bîsütun'un adını bile bilmiyordu.
3. Âşık, cihanda senin mahalleni gül bahçesi edinip vatan tutmuşken, bin yerde bağı olsa da cennet bağında durmaz.
4. Ah, başkalarının canını alıp onları vuslata erdirirsin; ne dersin, seni candan seven âşık gamdan ölsün mü?
5. Ey Fazlî, aşkının kılıcı cana erişince beden ne yapsın; ey ömrüm, aşk şehidi olan âşık kefen istemez.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun hezec bahrinden "mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif Arapça "‘āşıḳ" kelimesidir; kafiye "ten, cümleten, kūh-ken, vaṭan, seven, kefen" kelimelerindeki "-en" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde yüz on dördüncü gazeldir ve Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma Kütüphanesi 1082 numaralı mecmuada (vr. 44a) bulunur. Özkat'ın tanıtımına göre on altıncı yüzyılda istinsah edilmiş bu küçük mecmuada Rif'atî Çelebi, Sipâhî, Âlî, Bâkî, Ulvî ve Âhî gibi şairlerin şiirleri arasında Fazlî'nin üç gazeli vardır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Gazelin matlaı, neşirde hemen önünde duran yüz on üçüncü gazelin matlaıyla aynıdır; Özkat bunu, bir beytin farklı şiirlerde hiç değişmeden tekrarlanmasına örnek olarak verir ve müstensih hatası ya da şairin beğendiği bir söyleyişi yeniden kullanması olabileceğini söyler. Bu gazelin dördüncü ve beşinci beyitleri de öbür gazelin dördüncü ve üçüncü beyitlerine çok yakındır: "ġayruñ" yerine "aġyāruñ", "vaṣluña cānā" yerine "viṣāle ... āh", "tīr" (ok) yerine "tīġ" (kılıç) gelir. Bu karşılaştırma tespitimizdir. Hazine mecmuasındaki metnin ilk iki beyitten sonra kopması ve öbür gazelin tamamlanmasında tezkireye başvurulması, iki metnin ilişkisini kesin olarak çözmeye imkân vermez.
Anlam ve Söz Sanatları
Özkat, matladaki "‘āşıḳ" kelimesinin tekrarını Fazlî'nin tekrir sanatına ve kelime tekrarıyla ahenk kurma çabasına örnek olarak gösterir. İkinci beyit Hüsrev ü Şîrîn hikâyesine telmihte bulunur: Ferhat, Şîrîn için Bîsütun dağını delen âşıktır. Şair kendi ahının külüngüyle göğü yardığını, Ferhat'ın ise o sırada Bîsütun'un adını bile bilmediğini söyleyerek kendi aşkını Ferhat'ınkinden önce ve büyük gösterir. "Sipihr-i bīsütūn" sözü, sütunsuz durduğu düşünülen gök kubbe anlamına gelir; aynı kelimenin Ferhat'ın dağının adı olması bir tevriye kurar. Bu tespitimizdir.
Üçüncü beyitte sevgilinin mahallesi cennetten üstün tutulur: onu vatan edinen âşık cennet bağında bile durmaz. Özkat dördüncü beyti istifham (soru sorma) sanatına örnek gösterir; soru bir cevap beklemez, sevgilinin adaletsizliğini sitemle dile getirir. Son beyti ise Fazlî'nin aşk konulu gazellerinde zaman zaman çok güzel söyleyişler yakaladığını gösteren bir örnek olarak aktarır. Beyitte aşkın kılıcı cana ulaşmıştır; aşk şehidi olan âşık kefen istemez. Mahlasın bu beyitte "Fażlī" biçiminde yer alması, öbür gazelde mahlassız olan aynı beyitten ayrılan başlıca farktır.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 352, gazel no. 114 (Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma Ktp. 1082, vr. 44a); ayrıca s. 62 (gazellerin konuları), s. 69 (redifler), s. 85 (söz sanatları), s. 113 (ifade tarzı), s. 115 (tekrarlanan matla) ve s. 122 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






