Özgün Metin

Vezin: Müstef‘ilün Müstef‘ilün Müstef‘ilün Müstef‘ilün

Gel iy ecel luṭf eyle ḳıl ben ḫasteyi cāndan cüdā
Tek bir nefes olmayayın ‘ālemde cānāndan cüdā
İy firḳatinde ol gülüñ ḫāli nedür diyin baña
Ḥāli nolısar bülbülüñ olsa gülistāndan cüdā
Ḳaddüñ elif iy māhir u nūn oldı tā ebrūlaruñ
Olmam hemān ol an olur dīnden hem īmāndan cüdā
Dīnüm ṣaçuñ küfrin senüñ her kim ki īmān bilmeye
Olsun murādum budur ol dīnden hem īmāndan cüdā
Derdā der-i dil-dādeden dūr eyledi devrān beni
İy Fażlī bende olmasun dergāh-ı sulṭāndan cüdā

Günümüz Türkçesiyle

1. Gel ey ecel, lütfet, ben hastayı candan ayır; dünyada bir nefes bile sevgiliden ayrı kalmayayım.

2. Ey (soranlar), o gülün ayrılığında hâlimin ne olduğunu bana siz söyleyin; bülbül gülistandan ayrı düşse hâli ne olur?

3. Boyun elif, kaşların nun oldu; o "an" (bu iki harfin birleşmesi) meydana gelince insan hem dinden hem imandan ayrı düşer, ben de hemen öyle olurum. (Beyit harf oyununa dayanır ve anlamı tam açık değildir.)

4. Dinim, senin saçının küfrüdür; her kim bunu iman bilmezse, dileğim odur ki hem dinden hem imandan ayrı olsun.

5. Eyvah, devran beni gönül verdiğim kapıdan uzak etti; ey Fazlî, kul sultanın dergâhından ayrı düşmesin.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun recez bahrinden "müstef‘ilün müstef‘ilün müstef‘ilün müstef‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-dan cüdā" (-dan ayrı) sözüdür; Özkat bu gazeli bir ek ile Türkçe ve Farsça unsurlardan oluşan ek grubu redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "cān, cānān, gülistān, īmān, īmān, sulṭān" kelimelerindeki "-ān" sesiyle kurulur; üçüncü ve dördüncü beyitler aynı "dīnden hem īmāndan cüdā" sözüyle biter. Özkat'ın dipnotuna göre ilk beytin ikinci mısraında nüshada "cüdā" yerine "vefā" yazılıdır. İkinci beytin ilk mısraındaki kelime neşirde "ḫāli" diye yazılmıştır; ikinci mısradaki "ḥāli" ile birlikte "hâl" anlamında okunmuştur. Mahlas son beyitte geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde otuz ikinci gazeldir ve yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 247b) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel, redifin söylediği ayrılığı bir tercih meselesine çevirerek açılır: âşık sevgiliden ayrı kalmaktansa candan ayrılmayı, yani ölmeyi ister ve eceli lütfa çağırır. "Cān" ile "cānān" arasındaki ses yakınlığı bu tercihin özünü anlatır; âşık için asıl can sevgilidir. İkinci beyitte gül ile bülbül mazmunu kullanılır ve âşık kendi hâlini, gülistandan ayrı düşmüş bülbülün hâline bakarak anlamalarını ister.

Üçüncü beyit Arap harflerinin biçimlerine dayanan bir oyundur. Sevgilinin dik boyu elif (ا) harfine, kavisli kaşları nun (ن) harfine benzetilir; bu iki harf yan yana gelince "an" sözü okunur ve ikinci mısrada "ol an" ifadesi yer alır. Beyit bu oyunun içinde dinden ve imandan ayrılmaya bağlanır, ancak neşirdeki biçimiyle anlamı tam olarak çözülemez; mısradaki "māhir" kelimesinin burada hangi anlamda kullanıldığı da açık değildir. Dördüncü beyit küfür ile iman arasındaki tezadı tersine çevirir: sevgilinin saçının küfrü, karanlığıyla âşığın dinidir ve bunu iman saymayan kişiye din ve imandan ayrı düşmesi dilenir. Son beyitte "bende" (kul) ile "sulṭān" arasında bir tezat vardır; devranın uzaklaştırdığı âşık, sultanın dergâhından ayrı düşmemeyi diler.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 303, gazel no. 32 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 247b); ayrıca s. 69 (redifler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar