Özgün Metin

Vezin: Mefā‘īlün Mefā‘īlün Fe‘ūlün

Seḫā vü cūd kānı Mīr Yaḥyā
K’odur destūr-ı maḳbūl-i şehen-şāh
Seḫāsı şöyledür kim Ḥātem-i Ṭayy
Kerem rāhında olmaz aña hem-rāh
Ḳılup Şeh Muṣṭafā ḫᵛānī żiyāfet
Cihānda ḳıldı ‘arż-ı ḥaşmet ü cāh
Ṭaşān ṭaġında bir cem‘iyyet itdi
K’anuñ vaṣfını söyler cümle efvāh
Ḳılup luṭf ile bir ḥālī velīme
Ṭoyurdı ḫāṣ u ‘āmı gāh u bī-gāh
Gedā vü bāy elvān-ı ni‘āmdan
Naṣībin aldılar bir veche dil-ḫvāh
Görüp Fażlī didi tārīḫin anuñ
Zihī a‘ṭā vü ni‘met bārek-Allah (sene 958)

Günümüz Türkçesiyle

1. Cömertlik ve bağış madeni Mîr Yahyâ, şahlar şahının makbul veziridir.

2. Cömertliği öyledir ki Hatem-i Tâî kerem yolunda ona yoldaş olamaz. (Hatem-i Tâî, cömertliğiyle ünlü Arap'tır.)

3. Şah Mustafa'ya bir ziyafet sofrası kurup dünyaya ihtişamını ve itibarını gösterdi.

4. Taşan dağında öyle bir toplantı yaptı ki onun vasfını bütün ağızlar söyler.

5. Lütfederek bir şölen verdi, vakitli vakitsiz havası da halkı da doyurdu.

6. Yoksul da zengin de türlü türlü nimetlerden paylarını gönüllerince aldılar.

7. Fazlî bunu görünce onun tarihini söyledi: "Ne güzel bağış ve nimet, Allah mübarek etsin" (958).

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir yedi beyitlik bir tarih manzumesidir. Tarih manzumesi, bir olayın yılını, harflerin sayı değerlerini toplayan ebced hesabıyla bir mısra içine yerleştiren şiirdir. Burada son mısra, "Zihī a‘ṭā vü ni‘met bārek-Allah", tarih mısraıdır; Mustafa Özkat'a göre bu mısra 958 (1551) yılını verir ve divandaki bütün tarih mısraları gibi "târih-i tam" usulüyle, yani mısranın bütün harfleri sayılarak düzenlenmiştir. Vezin hezec bahrinin "mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün" kalıbıdır; kafiye "-āh" sesidir: şehen-şāh, hem-rāh, cāh, efvāh, bī-gāh, dil-ḫvāh, bārek-Allah. Mahlas son beyitte geçer.

Özkat manzumeyi divanın dördüncü tarihi olarak, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmından (vr. 228b) yayımlar; Özkat'a göre divanın tarihleri yalnız bu nüshada vardır. Üçüncü beyitteki "ḫᵛānī" (sofra) kelimesi nüshada "ḫānī" biçiminde yazılmıştır. Neşirde son beytin altında tarih mısraının Arap harfli yazımı da verilmiştir.

Anlam ve Söz Sanatları

Manzume, bir ziyafeti haber veren sade bir tarihtir. İlk iki beyit ziyafeti veren Mîr Yahyâ'yı över: o, "seḫā vü cūd kānı", cömertlik ve bağış madenidir, cömertlik yolunda Hatem-i Tâî bile ona yoldaş olamaz. Üçüncü ve dördüncü beyitler olayı anlatır, beşinci ve altıncı beyitler ziyafetin bolluğunu tasvir eder. "Velīme" kelimesi asıl olarak düğün yemeği demektir ve burada geniş bir şölen anlamında kullanılmıştır. Beşinci beyitteki "ḫāṣ u ‘ām" (havas ve avam) ile altıncı beyitteki "gedā vü bāy" (yoksul ve zengin), ziyafete herkesin katıldığını anlatan tezatlı ikilemelerdir; "gāh u bī-gāh", vakitli vakitsiz, ikramın gün boyu sürdüğünü bildirir.

Tarih mısraı övgüyle duayı birleştirir: "Zihī a‘ṭā vü ni‘met" sözü ziyafeti över, "bārek-Allah" ise "Allah mübarek etsin" anlamında bir dua kalıbıdır. Böylece manzumenin sonu hem olayın yılını hem şairin ev sahibine teşekkürünü taşır.

Tarihî Bağlam

Özkat'a göre manzume, 958 (1551) yılında Mîr Yahyâ adlı kişinin Şehzade Mustafa onuruna Taşan dağında verdiği bir ziyafet üzerine yazılmıştır. Birinci beyitte Mîr Yahyâ "destūr-ı maḳbūl-i şehen-şāh", şahlar şahının makbul veziri diye anılır; "destur" kelimesi vezir anlamına gelir. Fazlî'nin tarihlerinde Şehzade Mustafa "şehen-şāh" diye anıldığından, Mîr Yahyâ'nın şehzadenin vezirlerinden biri olduğu anlaşılır. Özkat onun hakkında başka bilgi vermez; bu çalışmada da başka bir kaynakta Mîr Yahyâ'ya rastlanmamıştır. Taşan dağının yeri de neşirde belirtilmez.

958 yılında Şehzade Mustafa Amasya sancakbeyiydi, Fazlî de onun divan kâtibiydi. Manzume, şehzadenin çevresindeki devlet adamlarının ona verdiği ziyafetlerden birini kaydeder ve Fazlî'nin tarihleri arasında şehzade sarayının gündelik hayatına en doğrudan açılan metinlerden biridir. Aynı yıllarda Fazlî, şehzadenin oğluna hoca tayin edilmesi (957), Behrâm adlı birinin silahdar olması (957) ve vezir Sun'ullah Beg'in oğlu Mahmud'un ölümü (955) için de tarihler düşürmüştür.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar