Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün
Âteşîn ruhsârsın ey gonçe-leb
Dâğ-ı ‘âlem sûzuma oldur sebeb
Bâ‘isü'l-cem‘ mecma‘u'l-bahreyndir
Hâl-i ruhsârın hayâli rûz u şeb
Dûzahu'l-‘uşşâk firkat-hânede
Fikr-i vaslınla gönül eyler tarab
Öz lebinden lehce-i güftârını
Cânım ister hâtırım eyler taleb
Ey nigârım sana cân virdim bana
Bâ‘is oldur kim Nigârîdir lakab
Yârsız nûş itmezem bir dem belî
Kârım olmaz ‘âlem içre bî-Çalab
Zâhidân içre bu gün gördüm seni
Ey Nigârî bu reviş senden ‘aceb
Rind-i rüsvâlıkladır şöhret sana
Lev haşe'llâh müntehabsın müntehab
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey gonca dudaklı, ateş yanaklısın; âlemi yakan yaramın sebebi odur.
2. Yanağındaki benin hayali gece gündüz (gönlümün) toplanma sebebidir, iki denizin buluştuğu yerdir.
3. Âşıkların cehennemi ayrılık evidir; ama gönül vuslatının düşüncesiyle sevinir.
4. Canım kendi dudağından konuşmanın edasını ister, gönlüm onu talep eder.
5. Ey sevgilim (nigârım), sana can verdim; lakabımın Nigârî olmasının sebebi budur.
6. Sevgilisiz bir an bile içmem, evet; dünyada Çalap'sız (Tanrı'sız) işim olmaz.
7. Bugün seni zahitler arasında gördüm; ey Nigârî, bu gidiş senden şaşılacak şey.
8. Rintlik ve rüsvaylıkla sana şöhret vardır; Allah korusun, sen seçilmişsin, seçilmiş.
Edebî ve Tarihî Yorum
Beşinci beyit, Nigârî'nin kendi mahlasını açıkladığı bir yerdir: "Ey nigârım, sana can verdim; lakabımın Nigârî olmasının sebebi budur." Nigâr Farsçada sevgili, güzel demektir; Nigârî de sevgiliye ait olan, onun adını taşıyan anlamına gelir. Neşri hazırlayan A. Azmi Bilgin, şairin bu mahlası gençliğinde tahsiline yardım eden Nigâr adlı bir hanıma şükran borcu olarak aldığının rivayet edildiğini kaydeder. Beyit bu rivayete bir şey eklemez, ama mahlası canını sevgiliye vermiş olmanın adı olarak yeniden tanımlar.
Gazelin üçüncü beyti, "Dûzahu'l-‘uşşâk firkat-hânede" mısraıyla, Hüsameddin'in Amasya Tarihi'ndeki Nigârî maddesinde tek başına aktarılmış ve sitemizde Beyit 6 olarak ayrı bir sayfada yayımlanmıştır. Bilgin neşri sayesinde bu beytin sekiz beyitlik bir gazelin parçası olduğu görülür. Gazelin bütününde beyit daha geniş bir anlam kazanır: ayrılık evi âşıkların cehennemidir, ama bir önceki beyitteki "mecma‘u'l-bahreyn", iki denizin buluştuğu yer, o cehennemin içinde bir buluşma umudu taşır. Kur'an'ın Kehf suresinde Hz. Musa'nın Hızır ile buluştuğu yer olarak anılan bu ifade, sevgilinin beninin hayalinde iki denizin, belki ayrılık ile vuslatın birleştiğini düşündürür.
Altıncı beyitteki "Çalab", Tanrı için kullanılan eski bir Türkçe kelimedir ve Yunus Emre'nin şiirlerinden bilinir. Arapça ve Farsça kelimelerle dolu bir gazelde bu kelimenin kafiyeye girmesi, Nigârî'nin dilindeki halk tabakasını gösterir. Yedinci beyit şairin kendisiyle şakalaşmasıdır: Nigârî bugün zahitlerin arasında görülmüştür ve bu onun için tuhaf bir gidiştir. Son beyitte cevap verilir: onun şöhreti rintlikten ve rüsvaylıktan gelir. Mahlas bu gazelde üç kez geçer. Kafiye sözleri (leb, sebeb, şeb, tarab, taleb, lakab, Çalab, ‘aceb, müntehab) "-eb" ile "-ab" seslerini karışık kullanır; kalıp "fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün"dür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Nigârî, Nigârî Dîvânı, haz. A. Azmi Bilgin, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2017 (e-kitap, Kültür Eserleri Dizisi 482), şiir 60, s. 47. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
- A. Azmi Bilgin, "Hamza Nigârî'nin Hayatı, Eserleri ve Edebî Kişiliği", Nigârî Dîvânı içinde, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 5. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, Amasya: Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, s. 295 (e-kitap s. 93-94). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page93.html
Çevrimiçi kaynaklar






