Hacı Osman Efendi, hocası Hacı Hızır Efendi'nin kızıyla evlenmiş, aynı hocanın fetvalarının müsveddesini yazmış bir öğrenciydi ve "Dâmâd" lakabıyla anılır. Bu çifte bağ onu hocasının sürgününe de ortak etti: Amasya müftüsü Ramazan 1070'te (Mayıs 1660) mahkûm edilip Kıbrıs'a sürüldüğünde yanında iki oğlu ve damadı vardı. Sürgünden döndükten sonra Halfet Gazi ve Sultan Bayezid medreselerinde ders okuttu, Amasya'nın âyan meclisinde oturdu ve 1112 (1700) yılının başlarında öldü. Hüsameddin onu fıkıh usulünde ve furuunda usta, edebî ilimlerde olgun bir âlim olarak tanıtır ve "Hızrî" mahlasıyla şiir yazdığını, Arapçanın ve Farsçanın edebiyatına da hâkim olduğunu söyler. Şiirlerinden günümüze tek beyit ulaşmamıştır.
Amasya Tarihi'ndeki Maddesi
Hüsameddin'in on ikinci cildindeki Osmân Efendi-Dâmâd el-Hâc maddesi kısadır, ama Osman Efendi'nin bütün hayatını hocasıyla birlikte kurar:
Amasyalıdır. İmâmlardan Ahmed Efendi'nin oğludur. Müfessîr-i meşhûr Amasya müftüsü el-Hâc Hızır Efendi'nin halka-i tedrîsinde ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm ve fâzıl-ı müşârun ileyhe dâmâd oldu. Üstâdının zamân-ı fetvâsında müsevvid ve fetvâ emîni olduğundan onunla beraber Kıbrıs'a gönderildi. 1072'de avdet ettikde Halfet Gâzi müderrisi ve üstâdının yine müftülüğünde müsevvid ve emînü'l-fetvâsı olup eski mevki'ini buldu. Tedrîse mülâzemet ederek Iydî Bayrâm Efendi'den sonra Sultân Bâyezîd müderrisi olup yevmî seksen akçe vazîfe aldı. Amasya'da meclis-i a'yân açıldıkda a'zâ olup idârî ve içtimâî işlerle de iştiğâl etdi. Son yıllarda her şeyden ferâgat edib yalnız tefsîr ve hadîs tedrîsâtına ve ibâdete hasr-ı evkât ederek 1112 senesi evâ'ilinde dâr-ı na'îme irtihâl etdi. Âlim, usûl ü fürû'da mâhir, ulûm-i edebiyyede kâmil, müteşerri' olup meşâhîr-i fuzalâdan idi. "Hızrî" mahlâsıyla şâir olup edebiyât-ı Arabiyye ve Fârisîde sâhib-i kemâl idi. Mahdûmu Ahmed Mâhir Efendi'dir.
Günümüz Türkçesiyle: Amasyalıdır, imamlardan Ahmed Efendi'nin oğludur. Ünlü müfessir, Amasya müftüsü Hacı Hızır Efendi'nin ders halkasında öğrenimini tamamladı, halka açık ders verme yetkisi aldı ve bu fazıl hocaya damat oldu. Hocasının müftülüğü sırasında fetvaların müsveddesini yazan kâtip ve fetva emini olduğu için onunla birlikte Kıbrıs'a gönderildi. 1072'de dönünce Halfet Gazi müderrisi oldu, hocasının yeniden müftü olduğu dönemde de müsvedde kâtipliğine ve fetva eminliğine dönerek eski yerini buldu. Ders okutmayı sürdürdü, Iydî Bayram Efendi'den sonra Sultan Bayezid müderrisi oldu ve günde seksen akçe maaş aldı. Amasya'da âyan meclisi kurulunca üyesi oldu ve yönetime ve toplum işlerine de katıldı. Son yıllarında her şeyden el çekip vaktini yalnız tefsir ve hadis okutmaya ve ibadete ayırdı. 1112 yılının başlarında öldü. Âlimdi, fıkıh usulünde ve furuunda ustaydı, edebî ilimlerde olgunlaşmıştı, şeriata bağlıydı ve tanınmış fazıllardandı. "Hızrî" mahlasıyla şairdi, Arap ve Fars edebiyatında yetkindi. Oğlu Ahmed Mâhir Efendi'dir.
Hızır Efendi'nin Yanında
Osman Efendi'nin hocası, Hacı İlyas Mahallesi'nde doğmuş, Sultan Bayezid Medresesi'nde muîdlikten yetişmiş, Amasya'da dört kez müftülük yapmış Müfessir Hacı Hızır Efendi'dir. Hüsameddin onun maddesini öğrencilerini sayarak kapatır: oğulları Ya'kûb ve İbrâhim Efendilerden sonra adı geçen kişi "dâmâd ü danişmendi" olan meşhur öğrencisi Hacı Osman Efendi'dir. Hızır Efendi'nin Beyzâvî tefsirine yazdığı hâşiye, fıkıh usulüne dair Gusûnü'l-usûl ile şerhi ve belâgate dair Unbûbü'l-belâga gibi eserleri vardı. Osman Efendi'nin Arapçadaki ve edebî ilimlerdeki yetkinliğini bu halkada edindiği düşünülebilir, ama kaynaklar bunu ayrıca söylemez.
Fetva eminliği yüzünden hocasının başına gelenler Osman Efendi'yi de buldu. Dördüncü cildin olaylar kısmı, şehir kethüdası Mumcuoğlu Seyyid Ahmed Ağa ile müftü arasındaki düşmanlığı yıl yıl anlatır. Şaban 1070'te Akdağ ve Geldiklân nahiyelerinden bazı köylüler, daha önce yönetim görevlilerine verdikleri büyük paraları müftüye verdiklerini öne sürerek Amasya'ya geldiler ve Eski Kethüdâ Mahallesi'ndeki evini taşladılar. Ramazanın üçünde Sivas valisinin mübaşiri Kaba Ali Ağa müftüyü tutukladı, birkaç gün sonra görülen davada Hızır Efendi'nin sekiz yüz kese akçe aldığına hükmedildi. Malları ve kitapları satıldıktan sonra gelen fermanla "iki oğlu Ya'kûb, İbrâhim efendilerle dâmadı ve dânişmendi Fâzıl Osmân Efendi" Kıbrıs'a sürüldü. Hüsameddin, fermanda hocası için kullanılan ağır sözlere bir dipnotta itiraz eder. Ders halkasındaki pek çok öğrenci de hapis ve cezaya uğramıştı.
Sürgün bir buçuk yıl kadar sürdü. Rebiülevvel 1072'de (Ekim-Kasım 1661) Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa sadrazam olunca Kıbrıs'taki eski müftü, çocukları ve damadı affedildi. Osman Efendi aynı yıl Amasya'ya dönüp Halfet Gazi Medresesi'ne müderris oldu. Hızır Efendi önce Sultan Bayezid Camii'nin kürsü şeyhliğine getirildi, Muharrem 1078'de (Haziran 1667) dördüncü kez müftü oldu. Osman Efendi de yeniden müsvedde kâtibi ve fetva emini olarak onun yanına döndü ve bu görevi büyük ihtimalle hocasının 8 Zilhicce 1084'te (Mart 1674) ölümüne kadar sürdürdü.
Sultaniye Müderrisliği ve Son Yılları
Hızır Efendi'nin ölümüyle Amasya müftülüğü ile Sultan Bayezid Medresesi'nin müderrisliği birbirinden ayrıldı ve müderrisliğe Iydî Bayram Efendi getirildi. Maddeye göre Osman Efendi Sultaniye'ye Iydî Bayram Efendi'den sonra geçmiştir. Birinci ciltteki müderrisler listesi ise araya bir ad koyar: 1099 olaylarında Iydî Efendi Trablusşam mollası olunca yerine Şeyh Ya'kûbzâde Hacı Mustafa Efendi gelmiş, onun 1107'de (1695-96) istifasıyla da "fuzalâdan Dâmâd el-Hâc Osmân Efendi" müderris olmuştur. Listede ondan sonraki ad 1113'te gelen Çorumlu Ahmed Efendi'dir, bu da 1112'deki ölüm tarihiyle uyuşur.
Âyan meclisine ne zaman girdiğini Hüsameddin tarihlendirmez. Son yıllarında idari işleri bırakıp yalnız tefsir ve hadis okuttuğunu yazar. 1112 yılının başı 1700 yazına düşer.
Öğrencileri ve Ailesi
Osman Efendi'nin ders halkası, başka maddelerdeki dağınık kayıtlardan izlenebilir. Köprülü âlimi Hüsâmzâde Ahmed Efendi Amasya'da "Dâmâd Osmân" ile Hacı İlyas Efendi'den okuyup icazet almıştır. Gürcüzâde Hıfzı Hasan Efendi Sultaniye müderrisi Ahmed Efendi ile Dâmâd Osman Efendi'den okuduktan sonra İstanbul'a gidip fetva emini ve Medine kadısı olmuştur. Rifâî seyyidlerinden Kadızâde Abdürrahîm Efendi öğrenimini "Hızır Efendi'nin tilmîzi ve dâmâdı olan Osmân Efendi"nin yanında tamamlamış, kasabalarda kadılık etmiştir. Ayntaplı Kara Hâfız Hacı Osman Efendi de Amasya'ya geldiğinde Dâmâd Osman, Çorumlu Ahmed ve Merzifonlu Mustafa Efendilerden faydalanmış, 1149'da Amasya müftüsü olmuştur.
Babası imamlardan Ahmed Efendi'dir, oğlu Ahmed Mâhir Efendi'nin adı maddenin son cümlesinde geçer. Oğlunun sonraki hayatına dair başka bir kayda rastlanmaz. Amasya kaynaklarında aynı lakapla anılan bir başka âlim karışıklığa yol açabilir: Çorumlu Mehmed'in oğlu Saçlı Dâmâd Hacı Osman Efendi 1150 ya da 1162'de ölmüş, oğlu şair Bâkır Mehmed Efendi'dir. İki kişi Hüsameddin'de ayrı maddelerdedir.
Şiiri ve Kaynakların Durumu
Hızrî'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin, onu Arapça ve Farsça edebiyatta da usta sayar, ama hiçbir dilde ondan bir beyit aktarmaz. Divanı olduğuna ya da şiirlerinin mecmualara girdiğine dair de bir bilgi yok. Mahlas, hocası ve kayınpederi Hızır Efendi'nin adından alınmış görünür. Bu bir tahmindir, maddede böyle bir açıklama yoktur.
Metin Hakverdioğlu, Amasya Tarihi'ni bir şairler tezkiresi olarak inceleyen yazısında Damat Hacı Osman Efendi'yi on ikinci cildin şairleri arasında sayar, mahlasını ise "Hıfzî" olarak verir. Basılı maddede "Hızrî" yazar. Hakverdioğlu'nun okuyuşu muhtemelen bir dizgi ya da okuma kaymasıdır. Aynı mahlas, XVI. yüzyılda yaşamış, Yavuz Sultan Selim'in sırkâtibi Keşfî'nin yeğeni olan Hızrî Mehmed Bey tarafından da kullanılmıştır. İkisi arasında bir buçuk asırdan fazla zaman vardır ve aralarında bir akrabalık bilinmez.
Kronoloji
1070 öncesi: Hızır Efendi'nin müftülüğünde müsvedde kâtibi ve fetva emini olur.
Ramazan 1070 (Mayıs 1660): Hızır Efendi mahkûm edilir. Osman Efendi, hocasının oğullarıyla birlikte Kıbrıs'a sürülür.
Rebiülevvel 1072 (Ekim-Kasım 1661): Fâzıl Ahmed Paşa'nın sadrazamlığıyla affedilir. Amasya'ya dönüp Halfet Gazi müderrisi olur.
1078-1084 (1667-1674): Hızır Efendi'nin dördüncü müftülüğünde yeniden fetva emini olur.
1107 (1695-96): Birinci cildin listesine göre Sultan Bayezid müderrisi olur.
1112 başları (1700 yazı): Ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 12, s. 164-165 (Osmân Efendi-Dâmâd el-Hâc maddesi; e-kitap s. 606). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page606.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 374-381 (Hızır Efendi-Müfessîr el-Hâc maddesi; damadı s. 380; e-kitap s. 118-119). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page119.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4, s. 135-137, 142-143 (1070-1073 yılı olayları; e-kitap s. 586, 588-589). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page586.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 1, s. 293 (Sultan Bayezid Medresesi; e-kitap s. 171). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page171.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 609 (Ahmed Efendi-Hüsâmzâde; e-kitap s. 191); c. 9, s. 173 (Hıfzı Hasan Efendi-Gürcüzâde; e-kitap s. 60); c. 11, s. 501 (Abdürrahîm Efendi-Kadızâde es-Seyyid; e-kitap s. 512); c. 12, s. 174 (Osmân Efendi-Kara Hâfız el-Hâc; e-kitap s. 609). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page512.html
- Metin Hakverdioğlu, "Amasya Tarihi'nin Şairler Tezkiresi Yönü", Sosyal Bilimler Araştırmaları -11-, ed. Hasan Yerkazan, Önder Eryılmaz, Amasya: Amasya Üniversitesi Yayınları, 2024, s. 5-32 (Damat Hacı Osman Efendi: s. 23, 29). https://amasya.edu.tr/media/4nvlf0bx/sosyal-bilimler-arastirmalari-11.pdf
Akademik çalışmalar
- Ömer Arık, Hızır bin Mehmed Amâsî ve Gusûnü'l-Usûl ve Şerhi Tehîcu Gusûni'l-Usûl Adlı Eserleri, Yüksek Lisans Tezi, Kastamonu Üniversitesi, 2019, s. 18. https://acikerisim.kastamonu.edu.tr/bitstreams/1b2941e9-e8fe-4e28-8c99-2070a1df7135/download
Çevrimiçi kaynaklar
