Özgün Metin

Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün

Ey ki tîret râ nişâne cân-ı men
Şod zi-derdet ber-felek efgân-ı men
Bâz yâbem rûz u ‘ömr-i refte râ
Ger şebî yek dem şevî mihmân-ı men
Ân sanem bâ-zülf-i kâfir-kîş bered
Ey Müselmânân zi-dest îmân-ı men
Derd-i cân dârem be-Kânûn u Şifâ
Nîst cüz la’l-i lebeş dermân-ı men
Ber-deret Şâhî tazallum mî-koned
Yek nazar û râ bes ey sultân-ı men

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey okuna benim canımı hedef yapan, senin derdinden figanım feleğe çıktı.

2. Bir gece bir an misafirim olursan, geçip giden günü ve ömrü yeniden bulurum.

3. Ey Müslümanlar, o put (güzel) kâfir huylu zülfüyle imanımı elimden alıp götürüyor.

4. Kânûn ve Şifâ ile (bile geçmeyen) bir can derdim var; onun lal dudağından başka dermanım yok.

5. Şâhî senin kapında haksızlığa uğradığını söyleyip yardım diliyor; ey sultanım, ona bir bakış yeter.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik Farsça gazel "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-ı men" (benim), kafiye "cân, efgân, mihmân, îmân, dermân, sultân" kelimelerindeki "-ân" sesidir. Kılıç "men" kelimesini üç Farsça gazelin redifi olarak sayar; ötekiler Farsça Gazel 14 ve 15'tir. Kılıç'ın vezin dökümünde bu kalıp yalnız Türkçe şiirler için gösterilir; Farsça gazeller arasında bu kalıpla yazılmış tek şiir olan bu gazel o dökümde sayılmamıştır. Neşirde bu gazelin metni içinde varak imi yoktur.

Anlam ve Söz Sanatları

Matlada sevgilinin bakışı bir oktur ve hedefi âşığın canıdır; ok, hedef ve figan bir tenasüp kurar. İkinci beyitte bir gecelik buluşmanın, geçip giden ömrü geri getireceği söylenir. Üçüncü beyit, divan şiirinde sık görülen din ile zülf karşıtlığına dayanır. Güzel bir "sanem", yani puttur; zülfü "kâfir-kîş", kâfir huyludur ve âşığın imanını elinden alır. Âşığın "Ey Müslümanlar" diye feryat etmesi, durumu bir yardım çağrısına çevirir.

Dördüncü beyit gazelin en dikkat çekici beytidir. "Kânûn" ile "Şifâ", İbn Sînâ'nın iki büyük eserinin adlarıdır: tıp alanındaki ansiklopedik eseri el-Kānûn fi't-tıb ve felsefî sistemini bütün yönleriyle kapsayan Kitâbü'ş-Şifâ. Kelimeler aynı zamanda kanun ve şifa anlamlarını taşır; böylece beyit, en büyük hekimin kitaplarının bile can derdine çare olamadığını, tek dermanın sevgilinin dudağı olduğunu söyler. Bu bir tevriye ve telmihtir. Divanın Türkçe Gazel 127'sinde de hekimlerin Kânûn'da aşka derman bulunmadığını söylediği bir beyit vardır. "Kânûn" kelimesinin şairin babası Kanuni'yi hatırlatması da düşünülebilir, ancak beyitte bunu destekleyen başka bir işaret yoktur ve bu yalnızca bizim tahminimizdir.

Makta, bir divan kapısındaki şikâyetçiyi hatırlatır. "Tazallum", haksızlığa uğradığını söyleyerek yardım istemek demektir; kapı, sultan ve bir bakışın yetmesi, sevgiliyi bir hükümdar gibi gösterir. Şiirde kime ya da ne zaman yazıldığına dair bir bilgi yoktur.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 160, Farsça gazel no. 12 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225); dipnot 188-192 (beyitlerin Türkçe anlamları); ayrıca s. 29 ("men" redifi), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Akademik çalışmalar

Çevrimiçi kaynaklar