Özgün Metin

Vezin: Mef’ûlü Fâ’ilâtü Mefâ’îlü Fâ’ilün

Bâlâ-bülend ü gonce-dehen gül-’izâr-ı men
Ârâm-ı (cân u) sabr-ı dil-i bî-karâr-ı men
Goftî kesî ki sabr koned yâbed ü vefâ
Ez-had güzeşt sabr u bî-şod intizâr-ı men
Ey yâr-i nâzenîn u dil-âşûb-ı men zi-men
Bürdî be-nâz u şîve zi-dil ihtiyâr-ı men
Dûş ân kirişmeî ki merâ kerdî der-nazar
Ez-âşıkân-ı ber-efrâhtî i’tibâr-ı men
Şâhî be-yek nazar dilem ez-dest bered
Ân çeşm-i mest-gamze-i ayyâr-ı yâr-ı men

Günümüz Türkçesiyle

1. Uzun boylum, gonca ağızlım, gül yanaklım; kararsız gönlümün sabrı ve canımın huzuru.

2. "Sabreden kişi vefa bulur" dedin; sabrım haddi aştı, bekleyişim de tükendi.

3. Ey nazlı sevgilim, gönlümü karıştıran güzel, naz ve işveyle gönlümden irademi benden alıp götürdün.

4. Dün gece bakışında bana gösterdiğin o işve, âşıklar arasında itibarımı yükseltti. (Kılıç beyti "uzaktan bana bir baksaydın itibarım artardı" diye dilek kipiyle anlar.)

5. Ey Şâhî, sevgilimin o sarhoş bakışlı, hilekâr gözü bir bakışla gönlümü elimden alıyor.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik Farsça gazel "mef'ûlü fâ'ilâtü mefâ'îlü fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-ı men" (benim), kafiye "'izâr, karâr, intizâr, ihtiyâr, i'tibâr, yâr" kelimelerindeki "-âr" sesidir. Aynı redif ve kafiye sesi, aynı vezinle yazılmış Farsça Gazel 15'te de vardır. Neşirde [97b] varak imi gazelin numarası yanındadır. Önceki gazelin içinde 94b, sonrakinin başında 95a imi bulunduğu hâlde bu şiirin 97b'de bulunması, Kılıç'ın gazelleri alfabetik olarak yeniden sıralamasından kaynaklanır. Matlaın ikinci mısraındaki "(cân u)" Kılıç'ın tamamlamasıdır. Kılıç dördüncü beytin ikinci mısraının vezninin bozuk olduğunu, ikinci beyitte Farsça divançede "vefâ" yerine "safâ" bulunduğunu belirtir. Maktaın ilk mısraı da on iki hecede kalır ve kalıbın on dört hecesine göre eksik görünür; bu tespit bizimdir.

Anlam ve Söz Sanatları

Matla, sevgiliyi üç sıfatla tanıtır: uzun boy, gonca ağız ve gül yanak. Gonca ile gül, bahçe imgeleri arasında bir tenasüp kurar; gonca küçüklüğü ve kapalılığı, gül de rengi bakımından seçilmiştir. İkinci beyit sevgilinin bir sözünü aktarır: sabreden vefa bulur. Âşık bu öğüde karşılık verir, sabrının haddi aştığını ve bekleyişinin tükendiğini söyler. Farsça divançedeki "safâ" okuması sabrın sonunda bulunacak şeyi neşe ve huzur olarak gösterir. Üçüncü beyitte "dil-âşûb" (gönül karıştıran) ile "ihtiyâr" (irade) arasındaki karşıtlık, aşkın âşığı kendi iradesinden ettiğini anlatır.

Dördüncü beyit iki türlü anlaşılabilir. Kılıç mısraları bir dilek olarak okur: sevgili uzaktan bir baksaydı âşığın itibarı artacaktı. Metindeki "dûş" (dün gece), "kerdî" (yaptın) ve "ber-efrâhtî" (yükselttin) ise geçmiş zamanda olmuş bir olayı anlatır gibi görünür. Bu okumada sevgilinin bir gece önce attığı işveli bakış, âşığı ötekilerin arasında yüceltmiştir; bu okuma bizimdir. Makta sevgilinin gözünü sarhoş ve "ayyâr", yani hilekâr diye niteler; tek bir bakış gönlü almaya yeter. Şiirde kime yazıldığına dair bir işaret yoktur.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 161-162, Farsça gazel no. 14 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 97b); dipnot 199-204 (Farsça divançe farkı, vezni bozuk mısra, beyitlerin Türkçe anlamları); ayrıca s. 29 ("men" redifi; alfabetik tertip), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar