Özgün Metin
Vezin: Mef’ûlü Fâ’ilâtü Mefâ’îlü Fâ’ilün
Ey pâdişâh-ı bahr u ber ü kâm-kâr-ı men
Me’gzâr derîn mihnet ü gam rûzgâr-ı men
Hergiz be-hâl-i bende nazar çün ne-mî-konî
Ey şâh-ı ser-firâz u sitemkâr yâr-ı men
Kadr-i adû-yı tu ber-efrâhtî ez-felek vezin
Bâ-mekr-i û be-hâk zedî i’tibâr-ı men
Feryâd u âh-ı men ki be-gûşet ne-mî-resed
Ber-çarh reft nâle vü feryâd u zâr-ı men
Şâhî zi-mekr ü hîle-i a’dâ çi gam bûd
Ger lutf-ı pâdişâh şeved gam-güsâr-ı men
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey denizin ve karanın padişahı, muradımı veren padişahım; zamanımı bu mihnet ve gam içinde bırakma.
2. Ey başı yüce ve sitemkâr dost şahım, kulunun hâline asla bakmıyorsun.
3. Düşmanının kadrini felekten yukarı yükselttin; onun hilesiyle benim itibarımı toprağa vurdun.
4. Feryadım ve âhım senin kulağına ulaşmıyor; oysa inleyişim, feryadım ve figanım göğe çıktı.
5. Ey Şâhî, eğer padişahın lütfu gamımı gideren dost olursa, düşmanların hile ve tuzağından ne gam.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik Farsça gazel "mef'ûlü fâ'ilâtü mefâ'îlü fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-ı men" (benim), kafiye "kâm-kâr, rûzgâr, yâr, i'tibâr, zâr, gam-güsâr" kelimelerindeki "-âr" sesidir. Vezin, redif ve kafiye sesi Farsça Gazel 14 ile aynıdır; "yâr" ve "i'tibâr" kafiyeleri iki gazelde de geçer. Neşirde [95a] varak imi gazelin numarası yanındadır. Kılıç üçüncü beytin ilk mısraının vezninin bozuk olduğunu belirtir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin dili baştan sona bir hükümdara seslenir. Matlada muhatap "pâdişâh-ı bahr u ber", yani denizin ve karanın padişahıdır; ikinci beyitte "şâh-ı ser-firâz" ve "sitemkâr yâr", son beyitte yine "pâdişâh" diye anılır. Âşık kendisini "bende" (kul) diye tanıtır. Divan şiirinde sevgiliye padişah denmesi alışılmış bir şeydir; ancak denizin ve karanın hükümdarı unvanı, düşmanın kadrinin yükseltilmesi ve hileyle itibarın düşürülmesi gibi sözler bu şiiri bir aşk gazelinden çok bir sitem mektubuna yaklaştırır. Üçüncü beyitte "felek" ile "hâk" (toprak) arasındaki karşıtlık, birinin yükselişini ötekinin düşüşüyle yan yana koyar. Dördüncü beyit bir tezattır: figan göğe ulaşır ama yanı başındaki padişahın kulağına ulaşmaz.
Tarihî Bağlam
Kılıç bu gazel üzerinde ayrıca durmaz. Ancak hasb-i hâl şiirlerinin bir işlevinin, muhataba, yani padişaha doğrudan söylenemeyecek duygu ve düşünceleri dile getirmek olduğunu yazar ve Bayezid'in birçok şiirinde babasına seslendiğini gösterir. Kılıç'ın hayat bölümüne göre Nahcıvan seferinden beri babasının Selim'e teveccühü artmış, Bayezid'in durumu ise Kanuni'yi endişelendirmiştir. Bu bilgilerle okunduğunda, maktada padişahın lütfu ile "a'dâ"nın, yani düşmanların hile ve tuzağı karşı karşıya konur; üçüncü beyitte kadri felekten yukarı çıkarılan "düşman" da Selim olarak düşünülebilir. Bu okuma bizimdir ve şiirde hiçbir ad geçmez. Şiirin hangi yıl yazıldığı da bilinmez.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 162, Farsça gazel no. 15 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 95a); dipnot 205-210 (vezni bozuk mısra, beyitlerin Türkçe anlamları); ayrıca s. 10 (Nahcıvan seferinden sonra babanın Selim'e artan teveccühü), s. 30 (hasb-i hâl şiirlerinin padişaha söylenemeyeni söyleme işlevi), s. 32 (babaya hitap eden şiirler), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






