Özgün Metin

Vezin: Mef’ûlü Mefâ’îlü Mefâ’îlü Fe’ûlün

Ey ber-ser-i iklîm-i hüsn zıll-i İlâhî
Ez-cevr-i tu tâ key keşem în nâle vü âhî
Cüz mihr-i tu men cürm-i diger hîç ne-dârem
Bî-çâre-i hod râ me-kûş ez-behr-i günâhî
Bî-demdeme-i ‘ışk füsûn-est ü fesâne
În tantana-i saltanat u satvet-i Şâhî
Bî-ebr nazar hûb buved mihr-i cihân râ
Ey bâd ber-efrâz zi-ruh zülf-i siyâhî
Z’endûh-ı cihân bî-mey ü mahbûb ne-tüvân rest
Bî-bâde vü şâhid me-nişîn gam-zede Şâhî

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey güzellik ülkesinin başında Allah'ın gölgesi olan, senin cefandan ne zamana dek bu inleyişi ve âhı çekeyim.

2. Senin sevginden başka benim hiçbir suçum yok; kendi çaresizini bir günah yüzünden öldürme.

3. Aşkın coşkusu olmadan bu saltanat gürültüsü ve şahane heybet bir büyü ve masaldan ibarettir.

4. Dünyanın güneşine bulutsuzken bakmak güzeldir; ey rüzgâr, (sevgilinin) yanağından o siyah zülfü kaldır.

5. Dünyanın kederinden şarapsız ve sevgilisiz kurtulunamaz; ey gamlı Şâhî, şarapsız ve güzelsiz oturma.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik Farsça gazel "mef'ûlü mefâ'îlü mefâ'îlü fe'ûlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redifi yoktur; kafiye "İlâhî, âhî, günâhî, Şâhî, siyâhî, Şâhî" kelimelerindeki "-âhî" sesidir. Neşirde bu gazelin metni içinde varak imi yoktur. Gazel, neşirde Farsça gazellerin sonuncusudur. "Şâhî" kelimesi üçüncü ve beşinci beyitlerde iki kez kafiye olur, ancak iki ayrı anlamla: üçüncü beyitte "satvet-i şâhî" şahane heybet demektir, beşinci beyitte ise şairin mahlasıdır.

Anlam ve Söz Sanatları

Matla sevgiliyi "zıll-i İlâhî", yani Allah'ın yeryüzündeki gölgesi diye anar. Bu unvan Osmanlı ve İslâm devlet geleneğinde hükümdarlar için kullanılır; burada güzellik ülkesinin hükümdarı olan sevgiliye verilmiştir. Aynı beyitte "iklîm-i hüsn" (güzellik ülkesi) ile "zıll-i İlâhî" arasında bir tenasüp kurulur. İkinci beyitte âşığın tek suçu sevgidir; bir hükümdarın kulunu bir suç yüzünden cezalandırması imgesi aşk diline aktarılmıştır.

Üçüncü beyit gazelin düşünce merkezidir: aşkın coşkusu olmadan saltanatın gürültüsü ve şahane heybet bir masaldır. Kafiye yerindeki "Şâhî" kelimesi burada "şaha ait, şahane" anlamındadır; ama okur onu aynı zamanda şairin mahlası olarak da duyar. Böylece mısra, "Şâhî'nin saltanatı ve heybeti" anlamını da çağrıştırır. Bu iki anlamlılık bir tevriyedir. Bir şehzadenin saltanatı aşk karşısında masal sayması ayrıca dikkat çekicidir; bu okuma bizimdir. Dördüncü beyitte sevgilinin yanağı dünyayı aydınlatan güneşe, siyah zülfü de bu güneşi örten buluta benzetilir; rüzgârdan zülfü kaldırması istenir. Makta, rindâne bir öğütle kapanır: dünyanın kederinden ancak şarap ve sevgiliyle kurtulunur. "Bâde" ile "şâhid" ikilisi divan şiirinin bilinen bir çiftidir. Matlada cefadan inleyen âşığın, maktada kederi şarap ve güzelle gidermeyi öğütlemesi, gazelin kendi içinde bir dönüş yaptığını gösterir. Şiirde kime ya da ne zaman yazıldığına dair bir işaret yoktur.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 163, Farsça gazel no. 17 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225); dipnot 216-220 (beyitlerin Türkçe anlamları); ayrıca s. 29 (vezin dökümü), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar