Özgün Metin

Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün

Yaraşur dostum lebün kân-ı güher
Agzun açdukça dilün dürler döker
Zülf ü ruhsârun ucından rûz u şeb
Cân harâret dil perîşânluk çeker

Günümüz Türkçesiyle

1. Dostum, dudağın bir mücevher madeni olmaya yaraşır; ağzını açtıkça dilin inciler döker.

2. Zülfünün ve yanağının yüzünden gece gündüz can ateş, gönül de perişanlık çeker.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

İki beyitlik bu şiir "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Kafiye "güher, döker, çeker" kelimelerindeki "-er" sesidir; ilk beytin iki mısraı kendi aralarında kafiyelenir, ikinci beytin yalnız ikinci mısraı bu kafiyeye uyar. Kılıç dipnotta "Bu şiir bir nazmdır" der. Farsça nazmlar için yazdığı notta da Farsça divançenin neşrinde "kıta" diye gösterilen şiirleri kafiyelerine bakarak "nazm" saydığını açıklar. Kıt'a matlasız yazılan bir nazım şeklidir; bu şiirde ise ilk beyit bir matla gibi kafiyelidir. Kılıç'ın girişteki sayımına göre bu, divandaki tek Türkçe nazımdır. Neşir şiiri murabbaların sonuna "1" numarasıyla koyar; Kılıç'ın yazmadaki sıralamayı anlattığı yerde ise divanın Türkçe gazellerle başladığı, ardından Türkçe nazmın ve müfredlerin geldiği söylenir. Neşirde bu şiirin metni içinde varak imi yoktur.

Anlam ve Söz Sanatları

İlk beyit, divan şiirinde söz ile inci arasında kurulan bilinen ilgiye dayanır. Sevgilinin dudağı kırmızı rengiyle bir mücevher madenine, yani yakut ocağına benzetilir; ağzından çıkan sözler de incidir. "Kân-ı güher" (mücevher madeni) ile "dürler" (inciler) bir tenasüp kurar. Divanın başka yerlerinde Şâhî kendi şiirini de inciye benzetir; Kılıç'ın aktardığı "dürr-i nazm" beyitleri buna örnektir. Bu nazımda inci saçan ise sevgilinin dilidir.

İkinci beyit daha ustaca kurulmuştur ve bir leff ü neşr örneğidir. İlk mısrada iki şey sayılır: zülf ve ruhsâr (yanak). İkinci mısrada bunlara karşılık gelen iki hâl verilir: can harâret (ateş), gönül perişanlık çeker. Yanağın kırmızılığı ateşi, zülfün dağınıklığı perişanlığı getirir. Aynı mısradaki "rûz u şeb" (gündüz ve gece) de bu düzenin içindedir: gece siyah zülfe, gündüz parlak yanağa karşılık gelir. Sayılanlar ile karşılıkları sırayla değil çapraz biçimde dizildiği için bu bir leff ü neşr-i müşevveştir. Bu çözümleme bizimdir. İki beyitlik küçük şiir böylece sevgilinin üç güzelliğini, dudak, zülf ve yanağı, söz ve inci, gece ve gündüz, ateş ve perişanlık çiftleriyle birlikte anar. Şiirde kime ya da ne zaman yazıldığına dair bir işaret yoktur.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 147, nazm no. 1 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225); dipnot 122 ("Bu şiir bir nazmdır"), dipnot 221 (nazm ile kıt'a ayrımı); ayrıca s. 26 (divandaki tek Türkçe nazm), s. 27 (yazmadaki sıralama), s. 29 (vezin dökümü), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar