Özgün Metin
Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Fe’ûlün
Turâ yâ Rab demî tâ’at ne-dârem
Be-ıslâh-ı nefs tâkat ne-dârem
Zi-dest-i nefs-i meyyâl ü hevâyî
Derîn mihnet serâ râhat ne-dârem
Günümüz Türkçesiyle
1. Allah'ım, sana bir an bile (layıkıyla) itaatim yok; nefsimi düzeltmeye de gücüm yok.
2. Her şeye meyleden, hevesine düşkün nefsin elinden bu mihnet sarayında (dünyada) rahatım yok.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
İki beyitlik Farsça şiir "mefâ'îlün mefâ'îlün fe'ûlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "ne-dârem" (yoktur, sahip değilim), kafiye "tâ'at, tâkat, râhat" kelimelerindeki "-at" sesidir. İlk beytin iki mısraı ve ikinci beytin ikinci mısraı kafiyelidir; ikinci beytin ilk mısraı ("hevâyî") kafiyeye girmez. Kılıç'ın notuna göre Mustafa Çiçekler'in Farsça divançe neşrinde bu şiirler "kıta" diye gösterilmiştir; Kılıç ise kafiyelerine bakarak onları "nazm" sayar. İlk beytin matla gibi kafiyeli olması, matlasız yazılan kıt'adan ayrıldığı yerdir. Kılıç'ın vezin dökümünde bu kalıpla yazılmış Farsça şiirler arasında bir nazm sayılır. Neşirde bu şiirin metni içinde varak imi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Şiir kısa bir münâcâttır ve nefis ile kul arasındaki çatışmayı anlatır. İlk beyitte iki eksiklik yan yana konur: Allah'a bir an bile gereği gibi itaat edememek ve nefsi ıslah etmeye güç yetirememek. "Tâ'at" (itaat, ibadet) ile "tâkat" (güç) kelimeleri yazılış ve ses bakımından birbirine çok yakındır; aralarında bir cinas kurulur ve redif bu yakınlığı daha da belirginleştirir. Bu tespit bizimdir. Kılıç ilk mısraı "Allah'ım bir an sana itaat etmem" diye anlamlandırır; "demî tâ'at ne-dârem" sözü bir anlık itaate bile sahip olmamak biçiminde de anlaşılabilir.
İkinci beyitte nefis "meyyâl" ve "hevâyî" diye nitelenir: her şeye meyleden ve hevesinin peşinden giden. Dünya ise "mihnet-serâ", yani sıkıntı evi, eziyet sarayıdır. Rahatsızlığın sebebi dünyanın kendisi değil, nefsin bitmeyen istekleridir. Bu düşünce, divanın sonlarındaki af dileyen şiirlerin havasıyla örtüşür. Kılıç yazmanın sıralamasını anlatırken divanın "gazeller, müfredler ve nazmlarla" bittiğini söyler; yani bu kısa yakarış, yazmanın son sayfalarındaki şiirlerdendir. Neşirde Farsça nazmların üçü de günah, af ve nefis üzerine kuruludur; bu ortaklığın tespiti bizimdir. Şiirde mahlas bulunmaz, kime ya da ne zaman yazıldığına dair bir işaret de yoktur. Şiirin kısalığına rağmen tâ'at, tâkat ve râhat kafiyeleri, kulun Allah'a karşı borcunu, kendi gücünü ve dünyadaki hâlini üç adımda özetler.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 163, Farsça nazm no. 1 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225); dipnot 221 (Farsça divançede "kıta" diye gösterilen şiirlerin kafiyelerine göre nazm sayılışı), dipnot 222-223 (beyitlerin Türkçe anlamları); ayrıca s. 27 (yazmanın nazmlarla bitişi), s. 29 (vezin dökümü), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar





