Özgün Metin

Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün

Derdmendân-ı turâ endîşe-i dermân nîst
Yek-nefes kayd-ı dil ü yek-lahza fikr-i cân nîst
Tâ ki zân yâkût-ı cân-perver hayâtî yâftem
Z’ân zemânem ârzû-yı çeşme-i hayvân nîst
Âşıkan der-kûy-ı tû dîdâr-ı tû dârend taleb
Hîç îşân râ hevâ-yı cennet ü rıdvân nîst
Ez-berem tâ ân perî çün nûr-ı dîde dûr şod
Nîst yek dem kîn dü çeşmem behr-i ân giryân nîst
Ber-güzîd ez-digerân Şâhî turâ ez-behr-i ân
Dil-berî vü ân dârî digerân râ ân nîst

Günümüz Türkçesiyle

1. Senin dertlilerinin derman kaygısı yoktur; bir nefes gönül kaydı, bir an can düşüncesi yoktur.

2. O can besleyen yakuttan (dudaktan) hayat bulduğumdan beri, o zamandan bu yana bende âb-ı hayat çeşmesine arzu yoktur.

3. Senin sokağındaki âşıklar senin yüzünü görmeyi isterler; onlarda cennet ve Rıdvan bahçesi hevesi hiç yoktur.

4. O peri, göz nuru gibi yanımdan uzaklaşalı, bu iki gözümün onun için ağlamadığı bir an yoktur.

5. Şâhî seni ötekilerin arasından bunun için seçti: sende gönül alıcılık ve o tarifsiz "ân" var, başkalarında o "ân" yoktur.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik Farsça gazel "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "nîst", kafiye "dermân, cân, hayvân, rıdvân, giryân, ân" kelimelerindeki "-ân" sesidir. Aynı redif Farsça Gazel 2'de de kullanılmıştır; Kılıç "nîst" redifli iki Farsça gazel sayar. Neşirde bu gazelin metni içinde varak imi yoktur. Kılıç'ın girişteki dökümüne göre Farsça gazellerin beşi bu kalıpla yazılmıştır; aynı kalıp divanın Türkçe gazellerinde de en çok kullanılan vezindir. Gazelin bütün beyitleri aynı yapıyı tekrar eder: ilk mısra bir durum bildirir, ikinci mısra redifle biten bir yokluk cümlesiyle onu tamamlar.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin her beyti bir "yokluk" üzerine kurulur ve redif bu yokluğu her defasında yeniden söyler. Dertliler derman aramaz, âşık âb-ı hayat istemez, sevgilinin sokağındakiler cenneti dilemez, ağlamayan bir an yoktur. Bu dizide bir yükseliş vardır: önce dert dermana, sonra dudak ölümsüzlük suyuna, en sonunda sevgilinin sokağı cennete üstün tutulur. İkinci beyitte yakut dudağı anlatan bir istiaredir; "cân-perver" sıfatı ve "hayât" kelimesi, dudağın verdiği hayatı âb-ı hayat ile karşılaştırır. Üçüncü beyitte "Rıdvan" cennetin bekçisinin adı olarak cennet bahçesini de anlatır. Dördüncü beyitte sevgili "nûr-ı dîde", yani göz nuru gibidir; göz nuru gözden uzaklaşınca göz ağlar ve kararır, bu da beyte bir tenasüp katar.

Makta, kafiye kelimesinin kendisini bir söz oyununa çevirir. Farsçada "ân" işaret sıfatı olarak "o" demektir; şiir dilinde ise güzellikteki adı konamayan çekiciliği anlatır. Kılıç'ın dipnottaki Türkçe karşılığı da beyti güzellik ve gönül alıcılık üzerinden okur. Mısrada "ân" iki kez geçer ve ikinci geçişi kafiyeyi kurar: sende o "ân" var, başkalarında o "ân" yoktur. Şâhî'nin sevgiliyi başkalarının arasından "seçmesi" de beyitte açıkça söylenir. Şiirde kime yazıldığına dair bir işaret bulunmaz; Farsça divançeyle ilgili bir nüsha farkı da dipnotlarda kaydedilmemiştir.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 155-156, Farsça gazel no. 3 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225); dipnot 141-145 (beyitlerin Türkçe anlamları); ayrıca s. 29 ("nîst" redifi), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar