Özgün Metin

Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Fe’ûlün

Merâ gîrem güneh ez-had birûn şod
Zi-dest-i kahr-ı men ‘âlem zebûn şod
Be-dergâhet künûn bâ âh u zârî
Dilem pür-sûz u çeşmem gark-ı hûn şod
Zi-behr-i magfiret tâ çend nâlem
Hudâyâ bahr-i gufrân-ı tu çün şod
Be-çâh-ı ma’siyet üftâde bûdem
Merâ Hak dest-gîr ü reh-nümûn şod
Zi-avn-ı Hak be-özr ü tevbe Şâhî
Ümîdem hest ki ez-isyân birûn şod

Günümüz Türkçesiyle

1. Tutalım ki benim günahım haddi aştı; benim kahrımın elinden dünya perişan oldu.

2. Şimdi ah ve inleyişle senin dergâhındayım; gönlüm yanık, gözüm kana gark oldu.

3. Bağışlanmak için daha ne kadar inleyeyim; Allah'ım, senin mağfiret denizine ne oldu?

4. Günah kuyusuna düşmüştüm; Hak elimden tutan ve bana yol gösteren oldu.

5. Ey Şâhî, umudum var ki Hakk'ın yardımıyla, özür ve tövbe ile (gönlüm) isyandan dışarı çıktı. (Kılıç mısraı "özrün ve tövben isyanından fazla oldu" diye anlar.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik Farsça gazel "mefâ'îlün mefâ'îlün fe'ûlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "şod" (oldu), kafiye "birûn, zebûn, hûn, çün, reh-nümûn, birûn" kelimelerindeki "-ûn" sesidir; "birûn" matla ile makta arasında tekrar edilir. Neşirde [97a] varak imi üçüncü beytin sonunda durur. Bu şiirden önceki ve sonraki Farsça gazeller yazmanın 92-93. yapraklarındadır; bu gazel ise 97. yaprakta yer alır. Bunun sebebi Kılıç'ın Farsça gazelleri de kafiye ve redif harflerine göre alfabetik olarak yeniden sıralamasıdır.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel bir münâcât, yani Allah'a yakarış havasındadır ve divan şiirinin sevgili mazmunlarını hiç kullanmaz. İlk mısraın başındaki "gîrem" (tutalım ki) sözü bir varsayım kurar ve şairin suçu inkâr etmeden kabullenmesini sağlar. İkinci mısra dikkat çekicidir: suç yalnızca kişisel bir günah olarak kalmaz, "benim kahrımın elinden dünya perişan oldu" denir. Gazelin geri kalanı yakarışın bilinen aşamalarını izler: dergâha gelmek, ağlamak, mağfiret denizini hatırlatmak, günah kuyusundan kurtarılmak. Üçüncü beyitteki "bahr-i gufrân" (mağfiret denizi) ile ikinci beyitteki kana gark olmuş göz arasında su imgeleri üzerinden bir ilgi kurulur. Dördüncü beyitte kuyu ve el tutma imgesi, Hz. Yusuf'u hatırlatan bir kurtuluş sahnesi gibidir; bu çağrışım bizimdir.

Makta iki türlü okunabilir. "Ez-isyân birûn şod" sözü "isyandan dışarı çıktı" anlamını verir; Kılıç ise mısraı tövbenin isyandan "fazla" olduğu yönünde anlamlandırır.

Tarihî Bağlam

Kılıç, şehzadenin babasına karşı gelmekle yaptığı hatayı anladığını ve divanın sonundaki "afv" redifli gazelle af dilediğini söyler. Bu Farsça gazelde muhatap Allah'tır, ancak "kahr" ve "isyân" kelimeleri bir şehzadenin ağzında ayrıca ağır bir anlam taşır. Kılıç'ın hayat bölümüne göre Ebussuûd Efendi'nin fetvalarında Bayezid "bâgî", yani hükümdara isyan eden kişi sayılmış ve 1559'da Konya önlerinde savaş olmuştur. İlk beyitteki itirafın bu olaylara bir gönderme taşıyıp taşımadığı kesin değildir; bu ilgi yalnızca bizim okumamızdır.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 157-158, Farsça gazel no. 7 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 97a); dipnot 162-166 (beyitlerin Türkçe anlamları); ayrıca s. 29 (alfabetik tertip; "şud" redifi), s. 34 (af dileyen şiirler), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar