Özgün Metin
Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Fe’ûlün
Hudâyâ cürm-i men ez had birûn şod
Ne-yâyed der şümâr ez-add birûn şod
Kerîmâ afv kon ez âh u zârî
Ciger mecrûh geşt ü dîde hûn şod
Zi şerm ü haclet ü ayb u günâhem
Dilem çün gonce rûyem lâle gûn şod
Halâsem deh be-dest-i cürm ü isyân
Dil ü cânem giriftâr u zebûn şod
Bi-hamdi’llâh merâ Şâhî zi-evvel
Sa’âdet yâr u devlet reh-nümûn şod
Günümüz Türkçesiyle
1. Allah'ım, benim suçum haddi aştı; sayıya gelmez, sayının dışına çıktı.
2. Ey Kerîm, ah ve inleyişimden ötürü affet; ciğerim yaralandı, gözüm kan oldu.
3. Utançtan, mahcubiyetten, ayıptan ve günahımdan gönlüm gonca gibi (sıkışıp düğümlendi), yüzüm lale renginde (kıpkırmızı) oldu.
4. Suçun ve isyanın elinden bana kurtuluş ver; gönlüm ve canım tutsak ve zebun oldu.
5. Elhamdülillah, ey Şâhî, en baştan beri saadet bana dost, devlet de yol gösterici oldu.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik Farsça gazel "mefâ'îlün mefâ'îlün fe'ûlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "şod", kafiye "birûn, birûn, hûn, gûn, zebûn, reh-nümûn" kelimelerindeki "-ûn" sesidir. Matlaın iki mısraı da "birûn" ile biter; Kılıç, Farsça divançede ikinci mısrada "füzûn" (fazla) bulunduğunu kaydeder. "Ez-add füzûn şod" (sayıdan fazla oldu) okuması matlada kafiye tekrarını ortadan kaldırır; bu yüzden divançedeki biçimin daha doğru olabileceğini düşünüyoruz. Neşirde bu gazelin metni içinde varak imi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Bu gazel, kendisinden önce gelen Farsça Gazel 7 ile neredeyse ikizdir. İki şiir aynı vezin, aynı redif ve aynı kafiye sesiyle yazılmıştır; "birûn, hûn, zebûn, reh-nümûn" kafiyeleri ikisinde de vardır ve iki matla da günahın "haddi aşmasıyla" açılır. Şairin aynı zeminde iki yakarış denediği düşünülebilir; bu tespit bizimdir. Gazel baştan sona bir münâcâttır. İkinci beyitte Allah'a "Kerîm" (cömert) adıyla seslenilir. Üçüncü beyit utancı iki çiçekle anlatır: gönül, yaprakları içine kapanmış bir gonca gibi sıkışır, yüz de utançtan lale gibi kızarır. Kılıç'ın dipnotunda yüzün "karardığı" söylenir; lalenin kırmızı rengi ise kızarmayı da düşündürür. Dördüncü beyitte suç ve isyan bir zalim gibi gönlü ve canı tutsak etmiştir; "be-dest-i" (elinden) sözü, suçu bir zorbanın eline benzeten kişileştirmeyi tamamlar.
Makta, yakarışın havasını birden değiştirir. Şair, en baştan beri saadetin ona dost, devletin de yol gösterici olduğu için Allah'a şükreder. "Devlet" kelimesi burada talih, mutluluk anlamındadır; bir şehzadenin ağzında hükümdarlık ve iktidar anlamını da hatırlatır. Günah itirafıyla başlayan şiirin bir şükürle kapanması, af umudunun gerçekleşeceğine duyulan güveni gösterir. Kılıç bu gazel hakkında dipnotlardaki Türkçe karşılıkların dışında bir şey söylemez ve şiirde kime ya da ne zaman yazıldığına dair bir işaret yoktur.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 158, Farsça gazel no. 8 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225); dipnot 167-172 (Farsça divançe farkı, beyitlerin Türkçe anlamları); ayrıca s. 29 ("şud" redifi), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






