Özgün Metin
Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Fe’ûlün
Kemend-endâz-ı ülfet gerd-i nahcîr
Zi müjgân nîst hâcet ber dilem tîr
Günümüz Türkçesiyle
1. Ülfet (alışkanlık, yakınlık) kementçisi (kemendini) avın çevresine (doladı); gönlüme kirpikten ok atmaya gerek yok. (Kılıç beyti "Onun saçı avın boynuna kement atıp doladı. Onun kaşlarından (atılan) gönlümdeki oka hacet yok" diye anlamlandırır.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Dördüncü Farsça müfred "mefâ'îlün mefâ'îlün fe'ûlün" kalıbıyla yazılmıştır. Beyit musarra'dır: "nahcîr" ile "tîr" kafiyelidir. Neşirde numaranın yanında [64b] varak imi bulunur; bu im, Türkçe müfredlerin yer aldığı yaprakların arasındadır. Kılıç bölüm notunda, Farsça müfredlerden birinin yazmada Türkçe şiirler arasında bulunduğunu belirtir; giriş bölümünde de divanın tertibini anlatırken "müfredlerin arasında bir beyit Farsçadır" der. Bu beyit odur: Kılıç onu yazmadaki yerinden alıp Farsça müfredlerin arasına koymuştur. Dipnotta ayrıca bu müfredin Farsça divançede bulunmadığını kaydeder.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit bir av sahnesi üzerine kurulur. "Kemend-endâz" kement atan, "nahcîr" av hayvanı, "tîr" ok demektir. Kement, ok ve av arasında açık bir tenasüp vardır. Birinci mısra fiilsizdir; anlam, kementçinin avı yakaladığı sahneyi okura tamamlatır. İkinci mısrada âşık, avlanmış olduğunu kabul eder: gönlüne artık kirpik okuyla nişan alınmasına gerek yoktur. Klasik şiirde sevgilinin kirpikleri oka, kaşları yaya, saçı da kemende benzetilir. Kılıç kemendi saç olarak açıklar ve beyti "Onun saçı avın boynuna kement atıp doladı" diye anlar; metinde saç kelimesi geçmez, kement ise "ülfet" kelimesine bağlanmıştır. Bu yüzden biz mısraı "ülfet kementçisi" diye okuduk: âşığı yakalayan şey sevgilinin saçından çok, ona duyduğu yakınlık ve alışkanlıktır. İki okuma da beytin genel anlamını değiştirmez. Kılıç ayrıca "müjgân" kelimesini "kaşlar" diye karşılar; "müjgân" Farsçada kirpik demektir, kaşın karşılığı "ebrû"dur. Biz kirpik anlamını esas aldık. Beytin ince buluşu, avın kendi teslimiyetini ilan etmesidir: kemende düşmüş birine ok atmak gereksizdir.
Tarihî Bağlam
Yedi Farsça müfredden beşi af ve tövbe üzerinedir ve yazmanın sonlarındaki yapraklarda (90b, 96a, 96b) yer alır. Aşk konulu tek Farsça müfred olan bu beyit ise yazmada sevgili konulu Türkçe müfredlerin arasında, 64b yaprağında durur. Konusu ile yazmadaki yeri arasındaki bu uyum, müfredlerin yazmaya konularına göre ya da yazıldıkları döneme göre kümelenerek kaydedilmiş olabileceğini düşündürür. Bu bizim tahminimizdir; neşirde bu konuda bir bilgi yoktur.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 164-165, Farsça müfred no. 4 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 64b), dipnot 228 (müfredin yazmadaki yeri), 232 (Farsça divançede bulunmayışı ve Türkçe anlamı); ayrıca s. 27 (divanın tertibi), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






