Özgün Metin
Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Fe’ûlün
Zi dergâh-ı tu diger der ne-dânem
Kerîmâ afv kon ez-der me-rânem
Günümüz Türkçesiyle
1. Senin dergâhından başka kapı bilmiyorum; ey Kerîm (cömert olan), affet, beni kapıdan kovma.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beşinci Farsça müfred "mefâ'îlün mefâ'îlün fe'ûlün" kalıbıyla yazılmıştır. Neşirde numaranın yanında [96a] varak imi bulunur; bu yaprak, üçüncü Farsça müfred ile üçüncü Farsça nazmın taşıdığı [96b] iminden bir önceki sayfadır. Neşirdeki Farsça müfred sırası yazmanın yaprak sırasına uymaz: ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci müfredler sırasıyla 90b, 96b, 64b ve 96a imlerini taşır. Beyit musarra'dır: "dânem" ile "rânem" kafiyelidir. İki kelime de birinci tekil şahıs ekiyle ("-em") biter; kafiye "-ânem" sesine dayanır.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit bir kapı imgesi etrafında kurulur. "Dergâh" büyük kapı, eşik, saray ya da tekke anlamına gelir; "der" ise doğrudan kapı demektir. Birinci mısrada "dergâh" ve "der" kelimeleri yan yana gelir; ikinci mısrada "der" yeniden tekrarlanır. Aynı kökten gelen bu kelimelerin bir arada kullanılması iştikak sanatına yakın bir ses ve anlam örgüsü kurar. Âşığın ya da kulun tek sığınağı bu kapıdır; ondan başka kapı tanımaz, bu kapıdan kovulursa gidecek yeri yoktur. "Kerîmâ" hitabı "ey Kerîm" demektir. Kılıç bunu "Ey cömert (kişi)" diye karşılar. Kerîm aynı zamanda Allah'ın isimlerinden biridir; beytin "afv kon" (affet) dileğiyle birlikte düşünüldüğünde, Farsça müfredlerin genel münacat havasına uygun olarak bu hitabın Allah'a yöneltildiğini düşünmek de mümkündür. Biz iki anlamı birlikte gösterdik. "Me-rânem" (beni sürme, kovma) sözü, kapıda bekleyen bir dilencinin ya da kulun en büyük korkusunu dile getirir. İkinci mısraın "afv kon" ile başlaması, kovulmamanın tek şartının bağışlanmak olduğunu gösterir.
Tarihî Bağlam
Kapı imgesi Şâhî'nin af şiirlerinde sık geçer. Üçüncü mesnevide kul "Kapuna geldüm işte şey'en lil'lâh" der, kerem kapısını kapatmayan bir hükümdardan söz eder. Yirmi birinci murabbada ise "Şâh-ı âdilsin mürüvvet bâbını sedd eyleme" (adil bir şahsın, mürüvvet kapısını kapatma) mısraı vardır; bu murabba bir şaha seslenir. Bu müfredin muhatabının Allah mı, bir hükümdar mı olduğu metinden kesin çıkmaz. Bu karşılaştırma bizim tespitimizdir.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 165, Farsça müfred no. 5 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 96a), dipnot 233 (beytin Türkçe anlamı); ayrıca s. 146 (murabba no. 21), s. 153 (mesnevi no. 3), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar





