Özgün Metin
Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün
Şod siyeh ez-cürm ü isyân nâme-i ikbâl-i men
Ger ne-bahşâyî günâhem râ çi bâşed hâl-i men
Afv ez-Mevlâ be-cû verne çi gerded Şâhiyâ
Tâc u taht u şevket-i şâhî vü genc-i mâl-i men
Günümüz Türkçesiyle
1. Benim ikbal defterim suçtan ve isyandan kapkara oldu; eğer günahımı bağışlamazsan hâlim ne olur?
2. Ey Şâhî, affı Mevlâ'dan iste; yoksa tacım, tahtım, şahlık şevketim ve mal hazinem ne olur (ne işe yarar)?
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
İki beyitlik Farsça şiir "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-i men" (benim), kafiye "ikbâl, hâl, mâl" kelimelerindeki "-âl" sesidir. İlk beytin iki mısraı ve ikinci beytin ikinci mısraı kafiyelidir; Kılıç bu kafiye düzeninden ötürü şiiri kıt'a değil "nazm" sayar. Neşirde [96b] varak imi şiirin numarası yanındadır. Farsça nazmlar içinde mahlas taşıyan tek şiir budur ve Farsça nazmların sonuncusudur. Kılıç yazmanın sıralamasını anlatırken divanın "gazeller, müfredler ve nazmlarla" bittiğini söyler.
Anlam ve Söz Sanatları
İlk beyit, amel defteri imgesine dayanır. Kulun yaptıkları bir deftere yazılır; günah bu defteri karartır. Şair burada "nâme-i ikbâl" der: ikbal hem talih ve mutluluk hem de devlet ve yükseliş anlamına gelir. Talih defterinin suç ve isyanla kararması, bir yandan kulun günahını, bir yandan da şehzadenin talihinin kararışını düşündürür. İkinci beyit tac, taht, şahlık şevketi ve hazineyi sayar ve bunların Allah'ın affı olmadan hiçbir değer taşımadığını söyler. "Şevket-i şâhî" sözündeki "şâhî" kelimesi şahane, şaha ait anlamındadır, ama aynı mısrada geçen mahlası da hatırlatır. Bu iki anlamlılık bir tevriyedir. Siyah defter ile "nâme" (mektup, defter) arasında da bir tenasüp vardır.
Tarihî Bağlam
Kılıç bu kısa şiir üzerinde ayrıca durmaz. Ancak "isyân" kelimesi bir şehzadenin ağzında yalnızca günah anlamında kalmaz, hükümdara başkaldırı anlamını da taşır. Kılıç'ın hayat bölümüne göre Şeyhülislam Ebussuûd Efendi'nin fetvalarında Bayezid "bâgî", yani padişaha isyan eden kişi sayılmıştır. Kılıç ayrıca şehzadenin babasına karşı gelmekle yaptığı hatayı anlayıp af dilediği şiirlerden söz eder. Bu bilgilerle okunduğunda, tac ve tahtın af olmadan değersiz sayılması, saltanat mücadelesini kaybetmiş bir şehzadenin sesi gibi duyulur. Bu okuma bizimdir; şiirdeki "Mevlâ" Allah'tır ve şiirde hiçbir tarihî ad geçmez.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 164, Farsça nazm no. 3 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 96b); dipnot 221 (nazm ile kıt'a ayrımı), dipnot 226-227 (beyitlerin Türkçe anlamları); ayrıca s. 12 (Ebussuûd fetvalarında "bâgî" sayılması), s. 27 (yazmanın nazmlarla bitişi), s. 34 (af dileyen şiirler), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar



