Özgün Metin
Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün
Pâdişâh-ı mülk-i ‘ışkam diyü lâf itsem n’ola
Kim belâ küncinde derdün gibi gencüm var benüm
Günümüz Türkçesiyle
1. Aşk ülkesinin padişahıyım diye övünsem ne olur; çünkü bela köşesinde senin derdin gibi bir hazinem var.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Müfred, tek beyitten oluşan şiirdir; mısraları kafiyeli olmak zorunda değildir. Bu beyit "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır ve neşirdeki müfredlerin ilkidir. Mısraları kendi aralarında kafiyeli değildir: ilki "n'ola", ikincisi "var benüm" ile biter. Kılıç'ın sayımına göre divanda on dokuz Türkçe müfred vardır ve bunların altısı bu kalıpla yazılmıştır. Yazmadaki sıralamayı anlatırken Kılıç, müfredlerin Türkçe gazellerden ve Türkçe nazımdan sonra geldiğini söyler. İkinci mısranın sonundaki "benüm", divanda on gazelin redifi olarak kullanılan bir kelimedir; beytin "benüm" redifli bir gazelden kalmış bir parça olup olmadığı bilinmez. Neşirde bu beytin yanında varak imi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit, divan şiirindeki "viranede hazine" mazmununa dayanır. Eski inanışa göre hazineler yıkık yerlerde, gözden uzak köşelerde saklıdır. Şair de "belâ küncü", yani belanın köşesinde bir hazine bulduğunu söyler; bu hazine sevgilinin verdiği derttir. Aşk derdini bir hazine saymak, âşığı yoksul bir dilenciden aşk ülkesinin padişahına yükseltir. "Genc" (hazine) ile "künc" (köşe) kelimeleri arasında yalnızca ilk sessizde ayrılan bir ses benzerliği vardır ve bu bir cinastır. Aynı düşünce divanın Türkçe Gazel 16'sında da görülür: o gazelin son beytinde "Bu Şâhî-derdmende derd-i 'ışkun / Yeter ey dil-ber-i nâ-mihr-bân genc" denir, yani aşk derdi dertli Şâhî'ye hazine olarak yeter. Bu ilgi bizim tespitimizdir.
İlk mısradaki "Pâdişâh-ı mülk-i 'ışk" (aşk ülkesinin padişahı) sözü, divan şiirinde âşığın kendini övdüğü bilinen bir unvandır. Bu söz bir şehzadenin ağzında ayrıca dikkat çeker: Bayezid'in kendi ülkesinin padişahı olma umudu gerçekleşmemiştir, şair ise kendisini ancak aşk ülkesinin padişahı ilan eder. "Lâf itmek" (övünmek) sözü bu iddianın bir şaka havası taşıdığını da gösterir. Bu okuma bizimdir ve beytin ne zaman yazıldığı bilinmez.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 147, müfred no. 1 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225); s. 26 (19 Türkçe müfred), s. 27 (yazmadaki sıralama), s. 29 ("benüm" redifli gazeller; vezin dökümü), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar



