Özgün Metin
Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün
Gel cefâ vü cevri ko bana felek şimdengirü
Bî-vefâsın bakmayam sana felek şimdengirü
Niçe bir zulm u sitem geh geh vefâ vü mihr ile
Bu belâ-keş cânumı ana felek şimdengirü
Gûy-veş çevgân-ı gam önünce ser-gerdân idüm
Başumı gel salma her yana felek şimdengirü
Asl-ı pâkümden bu yüzden olıcak bana cefâ
Bî-vefâsın diyemem sana felek şimdengirü
Zehr-i kahr-ı yâr ile Şâhî helâk olup gider
Lutf idüp insâf vir ana felek şimdengirü
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey felek, gel, bundan böyle bana cefayı ve ceviri bırak; vefasızsın, bundan sonra sana bakmayayım.
2. Ey felek, ne zamana dek zulüm ve sitem; bundan böyle bu bela çeken canımı arada bir vefa ve sevgiyle an.
3. Gam çevgânının önünde top gibi başı dönmüş, dolanıp duruyordum; ey felek, gel, bundan böyle başımı her yana salma.
4. Bana cefa bu yüzden, kendi temiz soyumdan geldiğine göre, ey felek, bundan böyle sana vefasız diyemem.
5. Şâhî sevgilinin kahrının zehriyle helak olup gidiyor; ey felek, bundan böyle lütfedip ona insaf ver.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik gazel "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "felek şimdengirü" (ey felek, bundan böyle), kafiye "bana, sana, ana, yana" kelimelerindeki "-ana" sesidir. Kafiye kelimeleri tekrar eder: "sana" birinci ve dördüncü, "ana" ikinci ve beşinci beyitte kullanılır. Kılıç "şimdengirü" redifini divandaki redifler arasında sayar. Neşirde bu gazelin metni içinde varak imi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin muhatabı felektir; sevgili yalnız makta beytinde, kahrıyla anılır. Divan şiirinde felek, insanın başına gelenleri yöneten, döndükçe talihi değiştiren ve çoğu zaman vefasızlıkla suçlanan gök çarkıdır. Şair, her beytin sonunda "felek şimdengirü" diyerek feleğe bundan sonrası için bir istek ya da karar bildirir.
Üçüncü beyitte çevgân oyununa ait bir benzetme kullanılır. Çevgân, atlıların ucu eğri değneklerle bir topu sürdüğü oyundur. Âşığın başı, gam çevgânının önünde savrulan bir top gibidir; "ser-gerdân" (başı dönmüş, şaşkın) sıfatı da topun dönüşünü ve âşığın sersemliğini birlikte anlatır. İkinci beytin ikinci mısraındaki "ana" kelimesi iki türlü anlaşılabilir: "anmak" fiilinin istek biçimi olarak "an", ya da "ona" anlamında. Çeviride birincisi esas alınmıştır; bu okuma bizimdir.
Gazelin en dikkat çekici beyti dördüncüsüdür. Matlada "Bî-vefâsın" diyerek felekten yüz çeviren şair, dördüncü beyitte aynı sözü geri alır: cefa kendi "asl-ı pâk"ından (temiz soyundan, köklü ailesinden) geldiğine göre feleğe vefasız diyemez. Böylece suç, gökten alınıp şairin kendi soyuna yüklenir. Kılıç, Bayezid'in babası Kanuni ve ağabeyi Selim ile mücadelesinin, çektiği sıkıntıların şiirlerine yansıdığını belirtir. "Asl-ı pâk" ifadesinin bir şehzadenin ağzında Osmanlı hanedanını, yani babayı ve kardeşi düşündürmesi doğaldır; ancak Kılıç bu gazeli anmaz ve bu okuma bizimdir. Makta beytinde ise acının kaynağı yine sevgilinin kahrı olarak gösterilir ve felekten yalnız insaf istenir.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 110, gazel no. 131 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225); ayrıca s. 29 (redifler), s. 31 (hayat macerasının şiirlere yansıması), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






