Özgün Metin
Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün
Nice ârız nice çihre gül-i bâg-ı cinândur bu
Nice zülf ü nice kâkül gül üzre ergavândur bu
El urup sîne-i yâre didüm bâg-ı İrem midür
Didi gülzâr-ı cennetden nümûne gülsitândur bu
Uçarken evc-i istignâda tîr-i gamzesi birle
Gönül murgın şikâr iden o bir kaşı kemândur bu
Siyeh-pûş oluban hâli yaturken şeh-nişîn olmış
Gören zâhid sanur ammâ ki fettân-ı cihândur bu
Dil-i sûzânum üstine yine bir dâg urup dil-ber
Didi koynunda pek sakla mahabbetden nişândur bu
Didüm hecr ile ben öldüm müyesser ola mı vaslun
Didi kim yüri var sabr eyle kim bilür zemândur bu
Egerçi bezmde dil-ber lebinden bûse ahd eyler
İnanma ahdine Şâhî ki ol kavli yalandur bu
Günümüz Türkçesiyle
1. Ne yanak, ne yüz; bu, cennet bahçesinin gülüdür. Ne zülüf, ne perçem; bu, gül üstünde açmış erguvandır.
2. Elimi sevgilinin göğsüne koyup "Bu İrem bağı mı?" dedim; "Bu, cennet gül bahçesinden bir örnek olan gülistandır" dedi.
3. Müstağnilik göğünün doruğunda uçarken gönül kuşunu kirpik bakışının okuyla avlayan, o kaşı yay olandır.
4. Siyahlara bürünüp başköşeye kurulmuş yatan benini gören onu bir zahit sanır; ama bu, cihanın fitnecisidir.
5. Dilber yanan gönlümün üstüne yine bir dağ basıp "Bunu koynunda iyi sakla, sevginin nişanıdır" dedi.
6. "Ayrılıkla öldüm, vuslatın nasip olur mu?" dedim; "Yürü git, sabret; kim bilir, bu zamandır" dedi.
7. Ey Şâhî, dilber mecliste dudağından öpücük vermeye söz verse de onun sözüne inanma; o söz yalandır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Yedi beyitlik gazel "mefâ'îlün mefâ'îlün mefâ'îlün mefâ'îlün" kalıbıyla yazılmıştır. Kılıç'ın redif listesinde bu gazelin redifi "bu" olarak geçer; her beyit "-dur bu" ile bittiği için ek de redifle birlikte tekrar eder. Kafiye "cinân, ergavân, gülsitân, kemân, cihân, nişân, zemân, yalan" kelimelerindeki "-ân" sesidir. Neşirde ikinci beyitten sonra [49a], son beyitten sonra [89a] varak imi yer alır. İkinci im, ardından gelen Gazel 133'ün yazmanın son yapraklarından alındığını gösteriyor olmalıdır; Kılıç gazelleri alfabetik sıraya göre yeniden düzenlemiştir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin belirgin özelliği konuşma düzenidir. İkinci, beşinci ve altıncı beyitler "didüm" (dedim) ve "didi" (dedi) ile kurulan kısa birer soru-cevaptır. Âşık sorar, sevgili cevap verir; bu karşılıklı konuşma, divan şiirinde sual ü cevap denilen söyleyişin örneğidir. Redifteki "bu" kelimesi de sürekli bir şeyi gösteren, işaret eden bir dil kurar: "gül-i bâg-ı cinândur bu", "gülsitândur bu", "nişândur bu".
Matla bir tanımlama oyunudur: şair yanağa ve yüze bakar, onların cennet bahçesinin gülü olduğunu söyler; zülüf ve perçem ise gülün üstünde açmış erguvandır. Mor-kırmızı erguvan çiçeği, yanağa düşen saçın rengini ve kıvrımını düşündürür. İkinci beyitte "bâg-ı İrem" (İrem bağı) ile cennet gül bahçesi yan yana anılır. Üçüncü beyitte gönül, müstağnilik göğünde uçan bir kuştur; onu vuran ok kirpik, yay ise kaştır.
Dördüncü beyit güzel bir benzetme taşır. Yanağın üstündeki kara ben, siyahlara bürünmüş bir zahide benzer; "şeh-nişîn" (başköşe, yüksek oturma yeri) kelimesi de benin yanağın en görünür yerine yerleşmesini anlatır. Gören onu sofu sanır, ama o cihanın fitnecisidir. Zahidin siyah giysisi ile benin kara rengi arasındaki ilgi, dış görünüş ile iç gerçek arasındaki karşıtlığa bağlanır. Beşinci beyitte sevgilinin âşığın göğsüne vurduğu dağ, bir sevgi nişanı gibi saklanması gereken bir armağana dönüşür.
Altıncı beyitteki "kim bilür zemândur bu" söyleyişi iki türlü anlaşılabilir: "kim bilir, zaman bu, her şey değişebilir" ya da "bu iş zamana bağlıdır, vakti bilinmez". Her iki anlam da sevgilinin âşığı oyalayan cevabına uyar. Makta beyti bu oyalamayı açıkça adlandırır: sevgilinin öpücük vaadi yalandır.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 110-111, gazel no. 132 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 49a ve 89a); ayrıca s. 29 (redifler ve alfabetik tertip), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






