Özgün Metin

Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün

Görmedüm ol mâh u mihr-ârâyı bir gün bir gice
‘Âlemi geşt eyledüm arayı bir gün bir gice
Fürkat-ı zülf ü ruhuyla dîde-i hûn-bârdan
Seyle virdüm ser-te-ser dünyâyı bir gün bir gice
Ey letâfet gülsitânınun güli bülbül-sıfat
N’eydi inletmek bu ben şeydâyı bir gün bir gice
Sâkiyâ tâb-ı ruh u zülf-i peyâmı şevkine
İçelüm câm-ı mey-i hamrâyı bir gün bir gice
Dünyede sürmek dilersen Şâhî cennet zevkini
Sîneye çek ol melek-sîmâyı bir gün bir gice

Günümüz Türkçesiyle

1. Ayı ve güneşi süsleyen o güzeli bir gün bir gece görmedim; onu aramak için âlemi bir gün bir gece dolaştım.

2. Zülfünün ve yanağının ayrılığıyla, kan yağdıran gözümden dünyayı baştan başa bir gün bir gece sele verdim.

3. Ey letafet gül bahçesinin gülü, bülbül gibi olan bu çılgın âşığı bir gün bir gece inletmek de neydi?

4. Sâki, yanağın parıltısının ve zülfün haberinin şevkine bir gün bir gece kırmızı şarabın kadehini içelim.

5. Şâhî, dünyada cennet zevkini sürmek istersen o melek yüzlüyü bir gün bir gece bağrına bas.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik gazel "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "bir gün bir gice", kafiye "mihr-ârâ, ara, dünyâ, şeydâ, hamrâ, melek-sîmâ" kelimelerindeki "-â" sesi ile ona eklenen "-yı / -ı" belirtme ekidir. Kılıç'ın redif listesinde bu gazelin redifi "gice" olarak geçer. Matlanın ikinci mısraındaki "arayı" (aramak için) kelimesinin ilk ünlüsü kısadır, bu yüzden kafiye burada biraz gevşer. Neşirde son beytin sonunda [54b] varak imi yer alır.

Anlam ve Söz Sanatları

Redifin her beyitte anlamı biraz değişir. Matlada "bir gün bir gece" olumsuz cümleyle birleşir ve "bir gün bile, bir gece bile" anlamını kazanır: âşık sevgiliyi tek bir gün görememiş, onu bulmak için bütün âlemi dolaşmıştır. İkinci beyitte aynı söz bir mübalağanın ölçüsüdür; gözyaşı bir gün bir gecede dünyayı sele boğmuştur. Dördüncü ve beşinci beyitlerde ise redif bir dileğin süresini bildirir: bir gün bir gece içmek, bir gün bir gece sevgiliyi bağra basmak.

Matladaki "mihr-ârâ" sıfatı sevgiliyi güneşi bile süsleyen bir güzellik olarak anar; ay ve güneşle birlikte gün ve gece kelimeleri arasında tenasüp vardır. Üçüncü beyit gül ile bülbül mazmununa dayanır. Sevgili güzellik bahçesinin gülüdür, âşık ise onun yüzünden inleyen bülbüle benzer. Beyitteki "şeydâ" (çılgın, tutkun) kelimesi divan şiirinde güle tutkun bülbülün de sıfatıdır; böylece âşık ile bülbül tek bir kelimede birleşir.

Dördüncü beyitteki "zülf-i peyâm" tamlaması kapalıdır. "Peyâm" haber demektir; tamlama "zülfün haberi" diye anlaşılabilir, ancak yerinde başka bir kelime de bulunmuş olabilir. Biz neşirdeki okumaya göre aktardık. Makta beytinde cennet ile melek kelimeleri tenasüp kurar; sevgiliyle geçecek bir gün ve bir gece, dünyada yaşanabilecek cennet zevki olarak gösterilir. Gazelin muhatabı ve yazılış zamanı hakkında neşirde bir bilgi yoktur.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 117, gazel no. 147 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 54b); ayrıca s. 29 (redifler), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar