Özgün Metin

Vezin: Fe’ilâtün Fe’ilâtün Fe’ilâtün Fe’ilün

Kes başın koma saçun halka perîşânlug ide
Kim işitdi ki ‘Arab Rûmda sultânlug ide
‘Ârızun mülkini tutmış hatun ey şâh-ı cihân
Mûr ‘asker çeküp ister ki Süleymânlug ide
Mîr-i iklîm-i Hıtâ vü Hoten ü şâh-ı Habeş
Cân virürler ki gelüp kapuna derbânlug ide
Sıdk u ihlâsum ile himmet ü lutfun k’ola yâr
Cânı yokdur ki rakîb adlu (?) şeytânlug ide
Şâhîyi vâlih ü âşüfte vü dem-beste kılur
Tûtî-âsâ dehenün kim şeker-efşânlug ide

Günümüz Türkçesiyle

1. Saçının ucunu kes, onun halka (halkaları) perişanlık vermesine izin verme; kim duydu ki Arap, Rum'da sultanlık etsin?

2. Ey cihan şahı, ayva tüyün yanağının ülkesini tutmuş; karınca asker çekip Süleymanlık etmek ister.

3. Hıta ve Hoten ülkesinin beyi de Habeş'in şahı da gelip kapında kapıcılık etmek için can verirler.

4. Doğruluğum ve ihlasımla senin himmetin ve lütfun bana yâr olsun da rakip adlı o şeytanın şeytanlık etmeye cesareti kalmasın.

5. Papağan gibi şeker saçan ağzın Şâhî'yi şaşkın, perişan ve dili tutulmuş hâle getirir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik gazel "fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-lug ide", kafiye "perîşân, sultân, Süleymân, derbân, şeytân, şeker-efşân" kelimelerindeki "-ân" sesidir. Kılıç "ide"yi divandaki redifler arasında sayar. Neşirde dördüncü beyitteki "adlu" kelimesi "(?)" işaretiyle verilmiştir; okuma kesin değildir ve metne dokunulmamıştır. İkinci beyitten sonra [55a] varak imi yer alır.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin dili, bir hükümdarlık sözlüğünden alınmıştır: sultanlık, Rum, ülke, asker, Süleymanlık, Hıta ve Hoten beyi, Habeş şahı, kapıcılık. Matlada siyah saç "Arap", beyaz yüz "Rum" diye düşünülür; divan şiirinde bu karşıtlık bilinen bir mazmundur. Siyah saçın beyaz yüz üzerinde hüküm sürmesi, Arap'ın Rum'da sultan olmasına benzetilir ve buna izin verilmemesi istenir. "Kes başın" emri hem saçın ucunun kesilmesini hem bir asinin başının vurulmasını düşündürür. "Halka" kelimesi de saçın halkalarını ve "halka" (insanlara) yönelme anlamını birlikte taşır; saç halkaları perişan eder, halk da perişan olur.

İkinci beyitte yanakta yeni çıkan ince tüyler (hat) karıncalara benzetilir. Kur'an'da anlatılan Hz. Süleyman ile karınca kıssası bu benzetmeye zemin olur: karınca burada asker toplayıp Süleyman gibi hükümdarlık etmeye kalkar. Kılıç'ın aktardığı, Firâkî'nin Bayezid'e gönderdiği gazelde de "Mûra teslîm itdi sanki şâh-ı mârân tahtını" mısraı vardır; ayva tüyü ile karınca ve Süleyman tahtı arasındaki ilişki o çevrede bilinen bir imgedir. Üçüncü beyit sevgilinin güzelliğini uzak ülkelerin hükümdarlarını kapıcı yapacak kadar büyük gösterir. Makta beytinde ağız, şeker saçan bir papağana benzetilir; papağan ile şeker arasındaki tenasüp divan şiirinde sık görülür.

Dördüncü beyitte "cânı yokdur" sözü "cesareti yoktur, gücü yetmez" anlamındadır. Gazelin muhatabı neşirde belirtilmez. "Şâh-ı cihân" hitabı ile "Süleymânlug" kelimesinin bir arada bulunması akla Kanuni'yi getirir, ancak beyitte Süleyman açıkça peygamber kıssasına bağlıdır. Bu ad oyunu ancak bir ihtimal olarak bizim okumamızdır.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 118, gazel no. 149 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 55a); ayrıca s. 8 (Firâkî'nin gazeli), s. 29 (redifler) ve s. 43 ("(?)" işaretinin anlamı), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar