Özgün Metin

Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün

Sâkiyâ sun sâgarı ol gül-’izârun ‘ışkına
İçerüz biz anı ger zehr ise yârun ‘ışkına
Bezm-i hasretde ciger kanıyla câmı pür idüp
Hûn-ı dildür içdügüm her dem nigârun ‘ışkına
Kon beni kurbân olayın kaşlarınun yâyına
Cânumı kıldum fedâ ol gamze-kârun ‘ışkına
Terk idüp kârı levendâne el urup bâdeye
Düşmişem meyhâneye ol nâ-bekârun ‘ışkına
Hasret-ı la’lünle Şâhî ölmesin bir bûse vir
Sini yokdan var iden perverdigârun ‘ışkına

Günümüz Türkçesiyle

1. Sâki, o gül yanaklının aşkına kadehi sun; zehir bile olsa sevgilinin aşkına onu içeriz.

2. Hasret meclisinde kadehi ciğer kanıyla doldurup o güzelin aşkına her an içtiğim gönül kanıdır.

3. Bırak beni, kaşlarının yayına kurban olayım; canımı o yan bakışıyla öldüren güzelin aşkına feda ettim.

4. İşi gücü bırakıp levent gibi şaraba el uzatarak o hayırsızın aşkına meyhaneye düştüm.

5. Şâhî senin dudağının hasretiyle ölmesin; seni yoktan var eden Yaratıcı aşkına bir öpücük ver.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik gazel "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "'ışkına" (aşkına), kafiye "gül-'izâr, yâr, nigâr, gamze-kâr, nâ-bekâr, perverdigâr" kelimelerindeki "-âr" sesi ile ona eklenen "-un" ekidir. Kılıç "'ışkına"yı divandaki redifler arasında sayar. Neşirde bu gazelin metni içinde varak imi yoktur.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel bir sâkiye seslenişle açılır ve içki meclisinin dili içinde ilerler. Redif "'ışkına" ilk dört beyitte "onun sevgisi uğruna" anlamındadır: âşık kadehi sevgilinin aşkına içer, canını onun aşkına feda eder, onun aşkına meyhaneye düşer. Matlada zehir ile şarap yan yana gelir; sevgili uğruna sunulan kadeh zehir de olsa içilecektir. İkinci beyitte kadehi dolduran şarap değildir, ciğer kanıdır. Kırmızı şarap ile kan arasındaki renk benzerliği, divan şiirinde acı ile içki meclisini birbirine bağlayan bilinen bir imgedir. Hasret meclisi sevgilinin bulunmadığı bir meclistir; âşık orada şarabı ancak kendi kanında bulur.

Üçüncü beyitte kaş bir yaya, bakış bir oka benzer; âşık kendini bu yayın önüne kurban olarak koyar. "Kon beni" sözü "koy beni, bırak beni" anlamındadır. Dördüncü beyitte "kâr" (iş) ile "nâ-bekâr" (işe yaramaz, hayırsız) kelimeleri arasında ses ve anlam ilişkisi vardır: âşık işini gücünü bırakmıştır, bunu da işe yaramaz denen sevgili uğruna yapmıştır. "Levendâne" (levent gibi, kayıtsızca) sıfatı meyhaneye düşüşe bir delikanlı rahatlığı katar.

Makta beytinde redifin anlamı değişir. "Perverdigârun 'ışkına" (Yaratıcı aşkına), "Allah aşkına" gibi bir yemin ve rica sözüdür. Böylece gazel boyunca bir tutkuyu anlatan redif, son beyitte bir yakarışın kalıbına dönüşür: şair, sevgiliyi onu yaratan Tanrı adına bir öpücük vermeye çağırır. Bu dönüş, gazelin en dikkat çekici yanıdır. Gazelin kime ve ne zaman yazıldığı bilinmez.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 118, gazel no. 150 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225); ayrıca s. 29 (redifler), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar