Özgün Metin
Vezin: Fe’ilâtün Fe’ilâtün Fe’ilâtün Fe’ilün
Tîr-i gamzen yine bagrumı delüp kan itdi
Beni kurtardı belâ çekmeden ihsân itdi
Haste vü âciz ü dermânde yaturken teşne
İrişüp hançer-i gamzen bana dermân itdi
‘Andelîb-i dil ü cân gülşen-i hüsnünden ırag
Hâr-ı hecr ile delüp bagrını efgân itdi
‘Iyd-ı vasluna erenler senün ey kaşı kemân
Cân fedâ eyleyüben kendini kurbân itdi
Başka başına şeh-i milket-i âzâde iken
Şâhî-i bende o ser-‘asker-i hûbân itdi
Günümüz Türkçesiyle
1. Bakışının oku yine bağrımı delip kana buladı; beni bela çekmekten kurtardı, iyilik etti.
2. Hasta, aciz, çaresiz ve susuz yatarken bakışının hançeri yetişip bana derman oldu.
3. Gönül ve can bülbülü güzelliğinin gül bahçesinden uzak düştü; ayrılık dikeniyle bağrını delip feryat etti.
4. Ey kaşı yay, senin vuslat bayramına erenler canlarını feda edip kendilerini kurban etti.
5. Başlı başına özgür bir ülkenin şahı iken o güzeller başkomutanı Şâhî'yi kul etti.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik gazel "fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "itdi", kafiye "kan, ihsân, dermân, efgân, kurbân, hûbân" kelimelerindeki "-ân" sesidir. Kılıç "itdi"yi divandaki redifler arasında sayar. Redif bir yardımcı fiil olduğu için her beyitte önündeki kelimeyle birleşip yeni bir fiil kurar: kan etmek, ihsan etmek, derman etmek, feryat etmek, kurban etmek. Neşirde bu gazelin metni içinde varak imi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin ilk iki beyti bir tezat üzerine kuruludur. Sevgilinin bakışı ok ve hançerdir; âşığın bağrını deler, onu kana bular. Âşık ise bunu bir kötülük olarak görmez: ok onu çekeceği beladan kurtarmış, hançer hastalığına derman olmuştur. Sevgilinin elinden ölmek, divan şiirinde âşık için bir lütuftur; ölüm, uzun süren ayrılık acısından kurtuluş gibi anlatılır.
Üçüncü beyitte gül, bülbül ve diken üçlüsü yine görülür. Bülbülün göğsünü dikene dayayıp öttüğü düşünülürdü; burada diken, ayrılığın dikenidir ve bülbül gül bahçesinden uzak düştüğü için bağrını onunla deler. Dördüncü beyitte bayram ile kurban kelimeleri arasında tenasüp vardır. Kurban Bayramı'nın adı akla gelir; vuslat bir bayramdır ve o bayrama erişenler canlarını kurban eder. Kaşın yaya benzetilmesi, bakış okunu da hatırlatarak ilk beyitlerin silah imgesine bağlanır.
Makta beyti gazeli bir hükümdarlık diline taşır. Şâhî "başka başına", yani kendi başına buyruk, özgür bir ülkenin şahıdır; sevgili ise "güzeller başkomutanı"dır ve onu kendine kul etmiştir. "Şâhî" mahlası "şaha ait, şahane" anlamına da geldiği için, şah iken kul olma tezadı mahlasın kendisinde de duyulur. Bir şehzadenin kaleminden çıkan bu beyitte kendi konumuna bir işaret bulunduğu düşünülebilir, ancak bu yalnız bizim okumamızdır. Neşirde gazelin yazılış zamanı ve muhatabı hakkında bir bilgi yoktur.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 120, gazel no. 154 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225); ayrıca s. 29 (redifler), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






