Özgün Metin
Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün
Bilmezem ben bendesin şâhum niçün yâd eylemez
Bir varak-nâmeyle çokdandur anup şâd eylemez
Dem-be-dem ol çeşm-i mestün gamze-i hûn-rîzinün
‘Âşıkına itdügin bi’llâhi cellâd eylemez
‘Asker-i gamla gönül mülkini pâ-mâl eyledün
Ey şeh-i zâlim bu zulmi degme bî-dâd eylemez
Ey kemân-ebrû bu hâlât ile çeşm-i mestüne
Kim görüp kanlu diyü bin dürlü isnâd eylemez
Pâdişâhum degme derd ile gelüp dergâhuna
Şâhî-i bî-çâre benden böyle feryâd eylemez
Günümüz Türkçesiyle
1. Bilmiyorum, şahım kulunu niçin anmıyor; çoktandır bir yapraklık mektupla hatırlayıp onu sevindirmiyor.
2. O sarhoş gözünün kan döken kirpik bakışı her an âşığına öyle şeyler yapıyor ki, vallahi cellat bile bunu yapmaz.
3. Gam askeriyle gönül ülkesini ayaklar altına aldın; ey zalim şah, bu zulmü herhangi bir zalim bile etmez.
4. Ey yay kaşlı, bu hallerle senin sarhoş gözünü kim görse ona "kanlı" deyip bin türlü suç isnat etmez mi?
5. Padişahım, derde düşen herkes senin dergâhına gelip benim gibi, çaresiz Şâhî gibi feryat etmez.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik gazel "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "eylemez", kafiye "yâd, şâd, cellâd, bî-dâd, isnâd, feryâd" kelimelerindeki "-âd" sesidir. Kılıç "eylemez" redifini divandaki redifler arasında sayar. Gazel neşirde 21b varakına düşer.
Anlam ve Söz Sanatları
Şiir iki ayrı dili iç içe kullanır. Birinci, üçüncü ve beşinci beyitlerde muhatap "şâhum", "şeh-i zâlim" ve "pâdişâhum" diye anılır ve kul ile padişah arasındaki ilişkinin sözleriyle konuşulur: kulunu anmamak, mektup göndermemek, ülkeyi askerle çiğnemek, dergâha gelen feryatçı. İkinci ve dördüncü beyitlerde ise klasik sevgili tablosu öne çıkar: sarhoş göz, kan döken kirpik, yay kaş. Bu iki dil divan şiirinde zaten birbirine yakındır, çünkü sevgili çoğunlukla bir hükümdar gibi anlatılır. Üçüncü beyitteki "'asker-i gam" (gam askeri) ve "gönül mülki" (gönül ülkesi) istiareleri, aşkın acısını bir ülkenin istilasına benzetir. Dördüncü beyitte gözün "kanlı" diye suçlanması, kirpiklerin oka, bakışın kan dökücüye benzetilmesinin devamıdır. Son beyitteki "degme derd ile" söyleyişi iki türlü anlaşılabilir: her dertli kişi benim gibi feryat etmez ya da sıradan bir dertle gelen kimse böyle feryat etmez. İki okuma da şairin derdinin olağan dışılığını vurgular.
Tarihî Bağlam
Kılıç, Bayezid'in babasına hitaben yazdığı şiirleri sıralarken bu gazelin matlaını, babasından mektup bekleyen bir oğlun sesine örnek olarak aktarır. Girişte gazel "G56/1" künyesiyle anılır; metindeki numarası 55'tir. Kılıç'a göre Bayezid, Kütahya'dan Amasya'ya gitmemek için ve İran'da şahın yanındayken babasına pek çok mektup yazmış, bunların çoğu Kanuni'nin eline geçmemiş, bir kısmına da padişah cevap verme gereği duymamıştır. "Bir varak-nâmeyle çokdandur anup şâd eylemez" mısraı, bu cevapsız bekleyişin en açık söylenişlerinden biridir. Beşinci beyitteki "Pâdişâhum" hitabı da Kılıç'ın yorumunu destekler. Gazelin hangi yıl yazıldığı neşirde belirtilmez.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 75, gazel no. 55 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 21b); ayrıca s. 29 (redifler) ve s. 32 (matlaın girişte "G56/1" künyesiyle babaya hitap eden şiirler arasında aktarımı), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






