Özgün Metin

Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Fe’ûlün

Çün oldı ‘ışkun ey şeh bana vâkı’
İrişdi başuma dürlü vekâyi’
Halâs olmaz gönül gördi cefâdan
Anunçün mihnetüne oldı kâni’
Dirîg itme visâlün şerbetinden
Marîz-i ‘ışkam oldı bana nâfi’
Gönül şeydâ olup zülfüne düşdi
Ko olsun aslına miskîni râci’
Yüzüne bakdugınca Şâhîye âh
Çeker hışm ile gamzen seyf-i kâtı’

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey şah, senin aşkın başıma geldiğinden beri başıma türlü türlü olaylar geldi.

2. Gönül eziyetten kurtuluş olmadığını gördü; bu yüzden senin verdiğin sıkıntıya razı oldu.

3. Vuslatının şerbetini esirgeme; ben aşk hastasıyım, o bana faydalıdır.

4. Gönül çılgına dönüp saçına düştü; bırak, o miskin (misk kokulu) aslına dönsün.

5. Şâhî yüzüne baktıkça, ah, yan bakışın öfkeyle keskin kılıcı çeker.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik gazel "mefâ'îlün mefâ'îlün fe'ûlün" kalıbıyla yazılmıştır ve neşirde 27b varak imini taşır. Redif yoktur. Kafiye "vâkı', vekâyi', kâni', nâfi', râci', kâtı'" kelimeleriyle kurulur; bunların hepsi Arapça kökenli ve "ayn" harfiyle biten kelimelerdir. Kılıç'ın divandaki gazellerin kafiye harflerine göre dağılımını gösteren tablosunda "ayın" harfiyle biten Türkçe gazel bir tanedir; bu gazel o tek örnektir. Matlada "vâkı'" ile "vekâyi'" aynı kökten gelir ve bu yakınlık bir iştikak örneğidir. Mahlas son beyitte geçer.

Anlam ve Söz Sanatları

Sevgili matlada "şeh" diye anılır. Bu hitap divan şiirinde sevgili için sık kullanıldığından tek başına bir kişiye işaret etmez. Gazelin konusu aşkın başa getirdiği sıkıntılar ve âşığın bunlara razı olmasıdır. İkinci beyitte gönül eziyetten kurtuluş olmadığını anlayınca sevgilinin verdiği sıkıntıyı kabullenir; "kâni'" (razı, yetinen) kelimesi bu teslimiyeti anlatır. Üçüncü beyit hastalık ve ilaç dilini kullanır: âşık aşk hastasıdır ve vuslatın şerbeti ona şifa verecektir. Şerbet hem tatlı içecek hem de hastaya verilen ilaçlı içecek anlamına gelir.

Dördüncü beyit "miskîn" kelimesi üzerine kuruludur. Miskin, yoksul ve zavallı demektir; aynı zamanda kelime "misk" ile ses benzerliği taşır ve divan şiirinde sevgilinin saçı misk kokuludur. Çılgına dönen gönül sevgilinin saçına düşmüştür; şair "bırak, o miskin aslına dönsün" diyerek gönlün aslının o misk kokulu saç olduğunu ima eder. Gönlün saçtan geldiği ve oraya döndüğü düşüncesi bizim okumamızdır; "râci'" (dönen) kelimesi bu okumaya imkân verir. "Şeydâ" (çılgın) kelimesi de saçın zinciri ile deliler arasındaki bilinen ilişkiyi hatırlatır.

Son beyitte sevgilinin yan bakışı bir kılıca dönüşür. Âşık sevgilinin yüzüne baktıkça bakış öfkeyle "seyf-i kâtı'" (keskin kılıç) çeker. Yüze bakmak ile kılıç çekmek arasındaki bu karşılık, sevgilinin güzelliğinin aynı zamanda tehlikeli oluşunu gösterir. Gazelde kişi, yer ya da tarih işareti yoktur.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 82, gazel no. 73 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 27b); ayrıca s. 27-28 (gazellerin kafiye harflerine göre dağılımı), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar