Özgün Metin

Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün

Tagılaldan kâkülün ruhsârun üzre her taraf
Toldı sünbül ‘ârız-ı gülzârun üzre her taraf
Bâl açmış sanki tûtîdür diyâr-ı Rûmda
Hatt-ı sebzi ‘ârız-ı dil-dârun üzre her taraf
San dıraht-ı ergavândur suya salmış sâyesin
‘Anber-efşân zülf-i rûy-ı yârun üzre her taraf
Dûd-ı âhun hod ne gam ey dil güneşden sakınup
Sâyebân olup gider ol yârun üzre her taraf
Görinen dâg-ı gam-ı dil-dâr-ı Şâhî gûyiyâ
Lâlelerdür sîne-i kûhsârun üzre her taraf

Günümüz Türkçesiyle

1. Perçemin yanağının üzerine her yandan dağılalı, gül bahçesi gibi yanağının üzeri her yandan sümbülle doldu.

2. Sevgilinin yanağının üzerinde her yandan beliren yeşil ayva tüyü, sanki Rum diyarında kanat açmış bir papağandır.

3. Sevgilinin yüzünün üzerinde her yanda amber saçan saç, sanki suya gölgesini düşürmüş bir erguvan ağacıdır.

4. Ey gönül, âhının dumanı için hiç gam yeme; güneşten korunarak o sevgilinin üzerinde her yanda bir gölgelik olup gider.

5. Şâhî'nin sevgili gamından görünen yaraları, sanki dağın göğsünün üzerinde her yanda açmış lâlelerdir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik gazel "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Neşirde varak imi taşımaz; önceki gazelde ikinci beytin sonundaki 28a iminden sonra yer alır. Redif "üzre her taraf", kafiye "ruhsâr, gülzâr, dil-dâr, yâr, yâr, kûhsâr" kelimelerindeki "-âr" sesidir ve bu kelimelere "-un" iyelik eki eklenir. Kılıç'ın redif listesinde "her taraf" ve iki gazelde kullanılan "üzre" yer alır. Üçüncü ve dördüncü beyitlerde "yâr" kelimesi iki kez kafiye olur ve iki kullanım arasında anlam farkı yoktur. Mahlas son beyitte geçer.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel bir tasvir gazelidir ve her beyit sevgilinin yüzündeki bir unsuru bahçe ve tabiat imgelerine benzetir. Matlada yanağa dağılan perçem, gül bahçesine dolan sümbüldür; siyah saç ile koyu renkli sümbül, yanak ile gül arasındaki benzerlik bilinen mazmunlardır. İkinci beyitte yanaktaki yeşil ayva tüyü kanat açmış bir papağana benzetilir ve papağan "diyâr-ı Rûm"da, yani Rum ülkesinde gösterilir. Divan şiirinde Rum beyazlığı, Hint ise siyahlığı çağrıştırır; papağanın da Hindistan'dan geldiği bilinir. Beyaz yanağın Rum, yeşil tüyün oraya konan bir papağan olarak düşünülmesi bu çağrışımlara dayanır. Bu açıklama bizim okumamızdır; 87. gazelin üçüncü beytinde de yanaktaki ben "Rûma gelmiş tuhfe-i Hindûstânî" diye anılır.

Üçüncü beyitte amber kokulu saç, suya gölgesini salan bir erguvan ağacına benzetilir: parlak yüz su, saç ise onun üzerine düşen koyu gölgedir. Dördüncü beyit ince bir hayale dayanır: âşığın âhından çıkan duman yukarı yükselir ve sevgiliyi güneşten koruyan bir gölgeliğe dönüşür. Âşığın acısı sevgiliye bir hizmet olur. Son beyitte âşığın göğsündeki dağlar, dağ yamacında her yanda açmış lâlelere benzetilir; bu benzetme 74. gazelin matlaındaki lâle dağı imgesiyle aynı zeminden gelir.

"Her taraf" redifi her beyitte bir şeyin yayılıp çevreyi kapladığını anlatır ve gazelin tasvirlerine bir genişlik verir: sümbül yanağı, tüy yüzü, gölge suyu, duman sevgiliyi, lâleler dağı her yandan sarar. Gazelde kişi, yer ya da tarih işareti yoktur; "diyâr-ı Rûm" bir mazmun olarak kullanılmıştır.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 83, gazel no. 75 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 28a); ayrıca s. 29 (redif listesi), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar