Özgün Metin
Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün
Bi-hamdi’llâh yine yanunda bir kaç gün mekân buldum
Belâ vü gussa vü gamdan halâs olup emân buldum
Çekerken gussa-i hecrün visâlün zevkine irdüm
Bi-hamdi’llâh ki ölmişken habîbüm tâze cân buldum
Dehân-ı cân-bahşundan irişdüm âb-ı hayvâna
Ümîdüm ol ki ‘âlemde ecelden ben emân buldum
Ölürdüm derd-i hasretle şehâ fürkat diyarında
İrişdüm hâk-pâyuna hayât-ı câvidân buldum
Egerçi bezm-i vuslatda bu Şâhî ‘ıyş ider ammâ
Firâkun korkusından ben anun hâlin yaman buldum
Günümüz Türkçesiyle
1. Allah'a hamdolsun, yine senin yanında birkaç gün yer buldum; beladan, kederden ve gamdan kurtulup güvene kavuştum.
2. Ayrılığının kederini çekerken vuslatının zevkine erdim; sevgilim, Allah'a hamdolsun ki ölmüşken taze bir can buldum.
3. Can bağışlayan ağzından hayat suyuna eriştim; umarım ki dünyada ecelden kurtuluşu ben bulmuşumdur.
4. Ey şah, ayrılık diyarında hasret derdiyle ölüyordum; ayağının toprağına eriştim, ebedî hayatı buldum.
5. Gerçi bu Şâhî vuslat meclisinde neşe içinde yaşıyor, ama ayrılık korkusundan onun hâlini ben kötü buldum.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik gazel "mefâ'îlün mefâ'îlün mefâ'îlün mefâ'îlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "buldum", kafiye "mekân, emân, cân, câvidân, yaman" kelimelerindeki "-ân" sesidir. "Emân" kafiyesi matlada ve üçüncü beyitte iki kez kullanılmıştır. Kılıç "buldum" kelimesini divandaki redifler arasında sayar. Gazel neşirde 94-95. sayfalardadır ve kendi varak imi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Divanın büyük kısmı ayrılık ve hasret üzerine kuruluyken, bu gazel bir kavuşmanın sevincini anlatır. "Bi-hamdi'llâh" (Allah'a hamd olsun) sözü matlaın başında ve ikinci beytin ikinci mısraında tekrarlanır; şükür, şiirin ana duygusudur. Gazel baştan sona ölüm ile hayat karşıtlığı üzerine kurulmuştur: ölmüşken taze can bulmak, ağızdan hayat suyuna (âb-ı hayvân) ermek, ecelden eman bulmak, ayağın toprağında ebedî hayata kavuşmak. Âb-ı hayat, Hızır'ın bulduğu ölümsüzlük suyudur; sevgilinin ağzı ile bu suyun birleştirilmesi divan şiirinin bilinen mazmunlarındandır. Bu kelimeler arasında güçlü bir tenasüp vardır.
Makta beyti gazelin sevincini beklenmedik bir yerden gölgeler. Şair kendinden üçüncü kişi olarak "bu Şâhî" diye söz eder, sonra "ben" diye konuşan bir ikinci ses ortaya çıkar: Şâhî vuslat meclisinde neşe içindedir, ama ben onun hâlini ayrılık korkusu yüzünden kötü buldum. Kavuşmanın ortasında bile yaklaşan ayrılığın düşünülmesi, şiire içten bir gerilim katar. "Yaman" kelimesi burada eski anlamıyla "kötü" demektir.
Tarihî Bağlam
Kılıç bu gazeli anmaz. Dördüncü beyitteki "şehâ" hitabı ve "hâk-pâ" (ayağın toprağı) söyleyişi bir hükümdara yönelmiş olabilir. Matladaki "yanunda bir kaç gün" sözü, Kılıç'ın babasını görme arzusunun örneği olarak aktardığı 3. murabbadaki "Yanunda hoş geçüp bir iki gün hürmetde olmakdur" mısraına çok yakındır; murabbada dilenen, bu gazelde gerçekleşmiş gibidir. Kılıç'a göre Bayezid 1548'de İran üzerine yürüyen babasını Akşehir'de karşılamış, ordu Halep'te kışlarken de babası tarafından oraya çağrılmıştır. Gazelin bu buluşmalardan birinin ardından yazıldığı düşünülebilir, ama şiirde ad ve tarih olmadığından bu yalnız bir tahmindir.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 94-95, gazel no. 98 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225); ayrıca s. 7 (1548'de Akşehir ve Halep buluşmaları), s. 29 (redifler) ve s. 34 (3. murabba), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






