Özgün Metin
Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün
Bahârum sohbetüm subhum dahı şem’-i şebistânum
Kamer-çihrem yüzi bedrüm felekde mâh-ı tâbânum
Habîbüm gülşenüm huldum cemâli cennet-i ‘Adnüm
‘Azîzüm hem-demüm varum gönül tahtında sultânum
Müdâmum sâgarum nuklum dahı nârenc ü turuncum
Şarâbum işretüm bezmüm nebâtum sükkeristânum
Merâmum tâze gülzârum riyâzum dürr-i şehvârum
Çenârum serv-i şimşâdum nihâlüm verd-i handânum
Nehârum enverüm bedrüm tulû’um tâli’üm devrüm
Fürûgum neyyirüm şem’üm felek devrinde Keyvânum
Dil-âbendüm (?) dil-âvîzüm ser-efgendüm ser-efrâzum
Nihâlüm gülbün-i nâzum benüm serv-i hırâmânum
Sabâhum sohbetüm bezmüm dahı nâr ile nârencüm
‘Abîrüm ‘anberüm bûyum gülistân ile bûstânum
Bedehşânum u Kıfçagum diyâr-ı Çîn ü Mâçînüm
Semerkandum u Bagdâdum u Şîrâzum Horâsânum
Getürdi cânını Şâhî kabûl eyle anı şâhum
Ki bir mûr-ı za’îfündür eyâ şâh-ı Süleymânum
Günümüz Türkçesiyle
1. Baharım, sohbetim, sabahım, hem de gece odamın mumu; ay yüzlüm, yüzü dolunayım, gökte parlayan ayım.
2. Sevgilim, gül bahçem, cennetim, güzelliği Adn cennetim; azizim, dert ortağım, varlığım, gönül tahtındaki sultanım.
3. Şarabım, kadehim, mezem, hem de nârenç ve turuncum; içkim, işret eğlencem, meclisim, nebatım, şeker diyarım.
4. Muradım, taze gül bahçem, bahçelerim, şahane incim; çınarım, şimşir servim, fidanım, gülen gülüm.
5. Gündüzüm, en parlak ışığım, dolunayım, doğuşum, talihim, devrim; aydınlığım, parlak yıldızım, mumum, feleğin dönüşündeki Zühal'im.
6. Gönül bağlayanım, gönül çekenim, başı önüne eğik olanım da başı yüce olanım da; fidanım, naz gül fidanım, benim salınarak yürüyen servim.
7. Sabahım, sohbetim, meclisim, hem de narım ve nârencim; abirim, amberim, güzel kokum, gül bahçem ve bostanım.
8. Bedahşan'ım ve Kıpçak'ım, Çin ve Maçin diyarım; Semerkand'ım, Bağdat'ım, Şiraz'ım, Horasan'ım.
9. Şâhî canını getirdi, onu kabul et şahım; çünkü o senin zayıf bir karıncandır, ey Süleyman şahım.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Dokuz beyitlik gazel "mefâ'îlün mefâ'îlün mefâ'îlün mefâ'îlün" kalıbıyla yazılmıştır. Kafiye "şebistân, tâbân, sultân, sükkeristân, handân, Keyvân, hırâmân, bûstân, Horâsân, Süleymân" kelimelerindeki "-ân" sesi, redif onlara eklenen "-um" ekidir. Neşirde hemen önceki 94. gazelle vezin ve kafiye ortaktır; "şem'-i şebistânum" ve "serv-i hırâmânum" söyleyişleri iki gazelde de geçer. Kılıç altıncı beytin başındaki "Dil-âbendüm" okumasının yanına "(?)" koymuştur, yani okuma kesin değildir. Neşirde 35b varak imi üçüncü beytin sonundadır.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel baştan sona bir sayma şiiridir. Hemen her mısra "-um" ekli dört beş isimden oluşur: mevsim ve gün vakitleri, gök cisimleri, cennetler, meclis ve içki, meyveler, ağaçlar, kokular ve sonunda ülkeler. Sevgilinin yüklemsiz, yalnız bu isimlerle anlatılması şiire dua ya da tespih çeker gibi bir ritim verir. Altıncı beyitte "ser-efgende" (başı önüne eğik) ile "ser-efrâz" (başı yüce) karşıtlığı tezat sanatıdır. Beşinci beyitte "bedr, tulû', tâli', neyyir, Keyvân" (dolunay, doğuş, talih, parlak yıldız, Zühal) gibi gökle ilgili kelimeler bir araya getirilir. Sekizinci beyitte sevgili Bedahşan'dan Horasan'a uzanan bir doğu haritasına dönüşür.
Tarihî Bağlam
Kılıç dipnotta bu gazelin Muhibbî'nin Hürrem Sultan için yazdığı bir gazele nazire olduğunu belirtir ve o gazeli Coşkun Ak'ın Muhibbî Dîvânı neşrinden aktarır. Muhibbî, Kanuni Sultan Süleyman'ın mahlasıdır; Hürrem Sultan ise Bayezid'in annesidir. Böylece şehzade, babasının annesine yazdığı bir şiire cevap vermiş olur. Muhibbî'nin gazeli de aynı vezin ve kafiyededir ve aynı sayma tekniğini kullanır: "abîr, 'anber, habîb, mâh-ı tâbân, verd-i handân, çenâr, merâm, dürr-i şehvâr, şem'-i şebistân, turunc u nâr u nârenc" gibi pek çok kelime iki şiirde ortaktır. Muhibbî'nin ülkeler beytinde İstanbul, Karaman ve Rûm da vardır; Bayezid'in sekizinci beytinde bunların yerini Çin, Maçin, Semerkand ve Şiraz alır. Bu farkın bir anlam taşıyıp taşımadığı bilinmez.
Son beyit, nazirenin kime yöneldiği konusunda bir ipucu verir. Şâhî kendini Süleyman'ın önündeki zayıf karıncaya benzetir; bu, Kur'an'daki Hz. Süleyman ile karınca kıssasına (Neml 27/18-19) dayanan bilinen bir karşıtlıktır. Babasının şiirine yazılan bir nazirenin "şâh-ı Süleymân" hitabıyla kapanması, beytin hem peygamber Süleyman'a hem de Sultan Süleyman'a işaret ettiğini düşündürür. Aynı karınca ve Süleyman Han imgesi divanın 29. gazelinde de görülür. Bu yorum bizimdir; gazelin yazılış tarihi neşirde belirtilmez.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 92-93, gazel no. 95 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 35b); dipnot 111 (Muhibbî'nin Hürrem Sultan için yazdığı gazele nazire; Coşkun Ak, Muhibbî Divanı, Ankara: KTB, 1987, s. 551'den); ayrıca s. 4 (Bayezid'in annesi Hürrem Sultan), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Akademik çalışmalar
- "Muhibbî", TDV İslâm Ansiklopedisi (atıf maddesi: Kanûnî Sultan Süleyman'ın şiirlerinde kullandığı mahlas; bk. Süleyman I), https://islamansiklopedisi.org.tr/muhibbi.
- Cahit Baltacı, "Hürrem Sultan", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 18, İstanbul 1998, s. 498-500. https://islamansiklopedisi.org.tr/hurrem-sultan
Çevrimiçi kaynaklar






