Özgün Metin

Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün

Ey dehânı hokka ey dendânı dür
Cânuma diş bilemek lâyık mıdur

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey ağzı (mücevher) kutusu, dişleri inci olan (sevgili); canıma diş bilemek (bana kin besleyip zarar vermeye hazırlanmak) sana yakışır mı?

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

On birinci müfred "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Neşirde numaranın yanında [64a] varak imi vardır. Beyit musarra'dır: birinci mısra "dür", ikinci mısra "mıdur" ile biter. Kafiye, "dür" kelimesi ile soru ekinin "-dur" hecesi arasındaki ses birliğine dayanır. Kalın ve ince ünlü farkı Arap harfli yazıda görünmediği için böyle kafiyeler divan şiirinde kabul görür. İlk mısra iki "ey" hitabıyla, ikinci mısra bir soruyla kurulmuştur. Hitaplar "dehânı hokka", "dendânı dür" biçiminde, Türkçe iyelik ekiyle kurulmuş kısa isim cümleleridir; bu kuruluş, Farsça sıfat terkiplerinin yerine Türkçe bir söyleyiş tercih edildiğini gösterir ve mısraa konuşma diline yakın bir akış verir.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit, sevgilinin ağzını ve dişlerini anlatan iki geleneksel benzetmeyle başlar. Küçük ve kapalı ağız, içinde değerli taş saklanan bir hokkaya, yani küçük mücevher kutusuna; dişler de beyazlıkları ve sıralanışları yüzünden incilere benzetilir. Hokka ile inci arasında, kutu ile içindeki mücevher ilişkisinden doğan açık bir tenasüp vardır. Şair bu benzetmelerin ardından Türkçedeki "diş bilemek" deyimini kullanır. Deyim, birine karşı kin beslemek, ona zarar vermek için fırsat kollamak demektir. Ama sevgilinin dişlerinden söz edildikten hemen sonra geldiği için deyimdeki "diş" kelimesi gerçek anlamını da hatırlatır: inci dişlerini âşığın canına bileyen bir sevgili. Deyimin mecaz anlamı ile kelimenin gerçek anlamı arasındaki bu oyun tevriyeye yakın bir söyleyiştir. İnci gibi güzel dişlerin bir yırtıcının dişleri gibi bilenmesi beytin küçük şaşırtmacasıdır. "Hokka" benzetmesinin ne kadar yerleşik olduğunu bugün de kullanılan "hokka gibi ağız" sözü gösterir. Beyitte "dehân" ve "dendân" kelimeleri de ses bakımından birbirine yakındır; iki Farsça kelimenin aynı mısrada yan yana gelmesi mısraa bir iç ahenk kazandırır. Soru biçimi, "lâyık mıdur" (yakışır mı) sözüyle sitemi yumuşatır; âşık sevgiliyi suçlamaz, onun güzelliğine bu sertliğin yakışmadığını söyler. Beyitte kime yazıldığına dair bir işaret yoktur.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 148, müfred no. 11 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 64a), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar