Özgün Metin
Vezin: Mef’ûlü Fâ’ilâtü Mefâ’îlü Fâ’ilün
Dünyâ-yı bî-vefâ vü sitemkâr u ser-keşün
Degmez safâ vü zevkı ‘azâb u belâsına
Günümüz Türkçesiyle
1. Vefasız, zalim ve dik başlı dünyanın safası ve zevki, (onun) azabına ve belasına değmez.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
On dokuzuncu müfred, Türkçe müfredlerin sonuncusudur ve "mef'ûlü fâ'ilâtü mefâ'îlü fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Müfredler arasında bu kalıbı kullanan tek beyittir. Kılıç'ın vezin dökümünde bu kalıpla yazılmış şiirler arasında müfred sayılmaz; dökümde ise metinde karşılığı bulunmayan bir "mefâ'îlün mefâ'îlün fa'lün" müfredi yer alır. Dökümdeki Türkçe müfredlerin toplamı on sekizdir, metinde on dokuz müfred vardır. Bu farkların nereden doğduğu neşirde açıklanmaz; dökümün metinden önceki bir sayıma dayanmış olması mümkündür, bu bizim tahminimizdir. Neşirde varak imi yoktur; beyit, [97b] imiyle başlayan on sekizinci müfredin ardından gelir. "Ser-keşün" ile "belâsına" arasında kafiye yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit, dünyanın geçiciliği ve vefasızlığı temasını işler. Birinci mısra dünyayı üç sıfatla anar: "bî-vefâ" (vefasız), "sitemkâr" (zulmeden, eziyet eden) ve "ser-keş" (dik başlı, inatçı). Bu sıfatlar klasik şiirde çoğu zaman sevgili için kullanılır; burada dünyaya verilmeleri, dünyanın da insanı oyalayıp terk eden bir sevgili gibi düşünülmesine dayanır. Bu bir teşhis örneğidir. Birinci mısra tamlayan ekiyle ("ser-keşün") biter, cümle ikinci mısrada tamamlanır: dünyanın safası ve zevki, onun azabına ve belasına değmez. Böylece iki mısra bir terazinin iki kefesi gibi karşılaştırılır. "Safâ vü zevk" ile "'azâb u belâ" arasında açık bir tezat vardır. Her iki kefede de iki kelimelik eş anlamlı çiftlerin kullanılması (safa ve zevk, azap ve bela) bir denge duygusu yaratır. Dünyaya bağlanmamak öğüdü, divan şiirinde zühd ve hikmet beyitlerinin yaygın konusudur.
Tarihî Bağlam
Kılıç, şehzadenin divanında dünyanın faniliği, dünyaya bağlanılmaması, taç, taht ve saltanata güvenilmemesi konusunda öğüt verici beyitler bulunduğunu belirtir ve dokuzuncu gazelin "'Âkıl isen bu cihâna virme dil" beytini, seksen yedinci gazelin "Tâc u taht u saltanat aldanma fânîdür gönül" mısraını örnek verir. On altıncı Farsça gazelin maktaında da Şâhî kendine "bu geçici devlete ve gençliğe sakın güvenme" der. Bu müfred aynı öğüt çizgisine girer. Yazmanın sonundaki af ve münacat beyitlerinin yanında durması, dünyadan beklentisini kesmiş bir sesin parçası olarak okunmasına izin verir; ancak bu yorum bizimdir ve beytin yazılış zamanı bilinmez.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 149, müfred no. 19 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225); ayrıca s. 29-30 (vezin dökümü), s. 41 (dünyanın faniliği üzerine beyitler), s. 163 (Farsça gazel no. 16, dipnot 215), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






