Özgün Metin

Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün

Yâr ser-keş baht nâ-fercâm tâli’ ser-nigûn
Cân nâlân dil perîşân çeşm giryân eşk hûn
Tâkatüm tâk oldı derd ü gussadan oldum zebûn
Dâd elünden ey cefâsı çok vefâsuz çarh-ı dûn
Olmadı gitdi benümle ol perî râm ey dirîg
Gussadan dil eylemez bir yirde ârâm ey dirîg
Nâzenîn ‘ömrüm gelüp geçmekde nâ-kâm ey dirîg
Dâd elünden ey cefâsı çok vefâsuz çarh-ı dûn
Bebr-i gam pâyende-hâl ü dil diger-gûn olmada
Kara bagrum pençesi zahm ile pür-hûn olmada
Nesne yok hâlümde kaldum şöyle magbûn olmada
Dâd elünden ey cefâsı çok vefâsuz çarh-ı dûn
Suya el sunsam elümde ey dirîgâ hâk olur
Destüme bir deste gül alsam hemân hâşâk olur
Tâli’üm yâd itdügümce âh zührem çâk olur
Dâd elünden ey cefâsı çok vefâsuz çarh-ı dûn
Zahm-ı gamdan yir mi var kim dilde yüz bin yâre yok
Derdüm artar agladukça aglamakdan çâre yok
Bencileyin Şâhiyâ nâ-kâm bir bî-çâre yok
Dâd elünden ey cefâsı çok vefâsuz çarh-ı dûn

Günümüz Türkçesiyle

1. Sevgili başkaldırıcı, baht uğursuz, talih tersine dönmüş; can inliyor, gönül perişan, göz ağlıyor, gözyaşı kan. Takatim tükendi, dertten ve kederden güçsüz düştüm. Ey cefası çok, vefasız, alçak felek, elinden feryat.

2. Yazık ki o peri benimle hiç uzlaşmadı, gitti; yazık ki gönül kederden bir yerde durmaz. Yazık ki nazlı ömrüm muradına ermeden gelip geçmekte. Ey cefası çok, vefasız, alçak felek, elinden feryat.

3. Gam kaplanı yerinden kımıldamıyor, gönül altüst olmakta; kara bağrım onun pençesinin yarasıyla kan dolmakta. Hâlimde hiçbir şey kalmadı, böyle aldanmış ve zarara uğramış kaldım. Ey cefası çok, vefasız, alçak felek, elinden feryat.

4. Yazık, suya el uzatsam elimde toprak olur; elime bir demet gül alsam hemen çerçöp olur. Talihimi andıkça ah, ödüm patlar. Ey cefası çok, vefasız, alçak felek, elinden feryat.

5. Gönülde gam yarasından yüz bin yarası olmayan bir yer var mı? Ağladıkça derdim artar, ama ağlamaktan başka çare yok. Ey Şâhî, benim gibi muradına ermemiş bir çaresiz yok. Ey cefası çok, vefasız, alçak felek, elinden feryat.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş bentlik, nakaratlı bir murabbadır ve remel bahrinin "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. İlk bentte dört mısra "-ûn" sesiyle kafiyelenir: ser-nigûn, hûn, zebûn, dûn. Öteki bentlerde "ey dirîg" redifiyle "-âm", "-ûn olmada", "olur" redifiyle "-âk" (hâk, hâşâk, çâk) ve "yok" redifiyle "-âre" kafiyeleri kullanılır. Nakarat "Dâd elünden ey cefâsı çok vefâsuz çarh-ı dûn" mısraıdır. Mahlas son bentte "Şâhiyâ" biçiminde geçer (vr. 74a).

Anlam ve Söz Sanatları

Bu murabbada yakınılan sevgiliden çok feleğin kendisidir. Nakarat, cefası çok ve vefasız diye nitelenen alçak feleğe "dâd", yani aman diye seslenir. İlk mısra yüklemsiz bir sıralamadır: sevgili baş kaldırıcı, baht uğursuz, talih tersine dönmüş; ikinci mısra da can, gönül, göz ve gözyaşını aynı biçimde sıralar. Bu art arda dizilen kısa öbekler bendin ritmini kurar. Üçüncü mısradaki "tâkatüm tâk oldı" sözünde "tâkat" ile "tâk" (tükenmiş) arasında bir ses oyunu vardır; bu tespitimizdir. İkinci bentte "ey dirîg" (yazık) redifi üç kez tekrarlanarak hayıflanmayı güçlendirir.

Üçüncü bentte gam bir kaplana ("bebr") benzetilir; kara bağır onun pençesinin yarasıyla kan dolar. Aynı mısradaki "pâyende-hâl" tamlamasının anlamı açık değildir; "hâli kalıcı, yerinden kımıldamayan" diye anladık. Dördüncü bent talihsizliği mübalağalı bir tabloyla anlatır: suya uzanan elde su toprağa, koparılan gül çerçöpe döner. "Zührem çâk olur" sözü, "ödü patlamak" deyiminin karşılığıdır. Son bentte ağlamanın derdi artırdığı, ama yine de ağlamaktan başka çare olmadığı söylenir; bu çelişki âşığın çıkışsızlığını anlatır.

Kılıç, Şâhî'nin divan şiirinde "hasb-i hâl", yani şairin kendi sıkıntılarını anlattığı şiirin en iyi örneklerini verdiğini ve şiirlerinde arzusuna erişemeyen bedbaht bir şehzadenin elemlerinin hissedildiğini söyler. Feleğe yakınan bu murabba o tona uygun düşer; ancak hangi olaya bağlı olduğu belli değildir ve Kılıç bu şiiri ayrıca anmaz.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 138-139, murabba no. 12 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 74a); ayrıca s. 30-31 (hasb-i hâl şiirleri ve murabbalar), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar