Ömer Çelebi'nin mahlası mesleğini saklamaz: Amasya Darüşşifası'nda kırk yılı aşkın hasta bakan bu cerrah, şiirlerinde şifa veren işine açıkça gönderme yapan "Şifâî" adını kullandı. Babası da aynı hastanenin ünlü cerrahlarındandı; bu yüzden Ömer Çelebi "Cerrâhzâde" diye tanınır, kısaca "Hekîm Çelebi" diye çağrılırdı. 1072 (1661-62) yılında öldü. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın maddesi onu "âlim, hekîm, mâhir, edîb, şâir, kerîm" sıfatlarıyla anar; bunlardan "şâir" sıfatını destekleyecek tek bir beyit bugün elde yoktur.
Hüsameddin'in Maddesi
Hüsameddin'in on birinci ciltte verdiği Şifâî Ömer Çelebi-Hekim maddesi, kısaltılmadan aşağıdadır:
Amasya Dârüşşifâsı etibbâsından cerrâh-ı meşhûr Hacı Mustafa Efendi'nin mahdûmudur. Cerrâhzâdelikle meşhûr olup "Hekîm Çelebi" denirdi. Amasya'da Kadızâde Küçük Mehmed Efendi'nin halka-i tedrîsinde tahsîl-i ilim etdi. Pederinden tabâbet ve fenn-i cerrâhîyi ahz ederek pederinin vefâtında yerine kâim oldu. Amasya'da yıllarca icrâ-yı tabâbet edib Dârüşşifâ tabîbliğinde iştihâr etdi. Kırk yıldan ziyâde Dârüşşifâ tabîbi olarak Tımârhâne şeyhi meşâhîr-i sulehâdan eş-Şeyh Salih Efendi ile beraber çalıştı. Bu zât enfâs-ı kudsiyesi ile sâhib-i terceme muâlecât-i fenniyyesiyle hastaları tedâvî etdi. 1072'de vefât eyledi. Âlim, hekîm, mâhir, edîb, şâir, kerîm bir zât idi.
Günümüz Türkçesiyle: Amasya Darüşşifası hekimlerinden ünlü cerrah Hacı Mustafa Efendi'nin oğludur. Cerrahzâde olarak tanınır, kendisine "Hekim Çelebi" denirdi. Amasya'da Kadızâde Küçük Mehmed Efendi'nin ders halkasında okudu. Hekimliği ve cerrahlık sanatını babasından öğrenip babası ölünce onun yerine geçti. Amasya'da yıllarca hekimlik yaptı ve Darüşşifa tabipliğiyle ün kazandı. Kırk yıldan fazla Darüşşifa tabibi olarak, tımarhane şeyhi ve tanınmış salihlerden Şeyh Sâlih Efendi ile birlikte çalıştı. Şeyh kutsal nefesiyle, maddenin sahibi ise tıp bilgisine dayanan tedavileriyle hastaları iyileştirdi. 1072'de öldü. Bilgili, usta bir hekim, edip, şair ve cömert bir kişiydi.
Hayatı ve Hekimliği
Ömer Çelebi'nin hocası Kadızâde Küçük Mehmed Efendi, XVII. yüzyılın ilk yarısında Amasya'da en çok öğrenci yetiştiren müderrislerden biriydi ve 1044'te (1634-35) ölmüştü. Ömer Çelebi'nin onun derslerine katılması, öğreniminin bu tarihten önceye düştüğünü gösterir. Medrese bilgisini edindikten sonra asıl mesleğini babasının yanında, hastanenin içinde öğrendi. Osmanlı şehirlerinde hekimlik ve özellikle cerrahlık çoğu zaman böyle, babadan oğula geçen bir zanaat olarak sürerdi. Babası ölünce Darüşşifa'daki yerine geçti.
Çalıştığı yapı, İlhanlılar döneminden kalma Amasya Bimarhanesi'dir. Hüsameddin'in iki maddesi bu hastanenin XVII. yüzyıldaki işleyişine dair ender bir tablo çizer. Ömer Çelebi'nin maddesinde, hastaları birlikte tedavi ettiği ortak olarak tımarhane şeyhi Sâlih Efendi anılır. Şeyh Sâlih Efendi'nin kendi maddesinde de durum aynı biçimde anlatılır: Halvetî şeyhi Hüsâmeddîn Efendi'nin halifesi olan bu zat, Darüşşifa'ya şeyh olarak atanmış, delilere ve sinir hastalığına tutulanlara okuyup üfler, onlar da şifa bulurmuş. Hekimle şeyhin yan yana çalışması, ruh hastalıklarının tedavisinde tıbbın ve duanın birlikte kullanıldığı bir düzeni gösterir. Ömer Çelebi bu düzenin tıbbî yanını kırk yıldan fazla taşıdı.
Sâlih Efendi'nin maddesi bir ayrıntı daha verir: Onun zamanında Darüşşifa tabibi "Hekîmzâde Mahmûd Çelebi"dir. Sâlih Efendi 1078 Zilhiccesinde (Mayıs-Haziran 1668) öldüğüne göre, bu Mahmûd Çelebi, 1072'de ölen Ömer Çelebi'nin ardından göreve gelmiş olmalıdır. "Hekîmzâde" lakabı, "Hekîm Çelebi" diye anılan Ömer Çelebi'nin oğlu olabileceğini akla getirir; mesleğin babadan oğula geçtiği bu ailede bu hiç de uzak bir ihtimal sayılmaz. Hüsameddin iki kişi arasında açık bir bağ kurmadığı için bu, kaynakla doğrulanmış bir bilgi değildir.
Şiiri
Şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin onun şairliğini, hekimliğini ve cömertliğini aynı cümlede sayar, ama bir beyit aktarmaz. Mahlasın mesleğe bu kadar açık bağlanması, şiirle hekimliğin onun hayatında birbirinden ayrı tutulmadığını düşündürür; ama hangi türlerde yazdığını, gazel mi, kıt'a mı, tarih manzumesi mi söylediğini bilmiyoruz.
Adaşlar ve Karışabilecek Kayıtlar
Osmanlı tıp tarihinde en çok tanınan "Şifâî", Bursa'daki Yıldırım Darüşşifası'nın başhekimi Ömer Şifâî Efendi'dir. Sinoplu bir aileden gelen, Mevlevî dervişi olan ve Paracelsus'tan çeviriler yapan bu hekim 1155'te (1742) ölmüştür. Adı, mahlası ve mesleği aynı olsa da Amasyalı Ömer Çelebi'den seksen yıl sonra ölen bambaşka bir kişidir. Amasya'daki "Hekim Çelebi Mahallesi" ise adını Ömer Çelebi'den almaz. Hüsameddin bu mahallenin adını, 890 (1485) yılında tanınan ve orada oturan Hekîm Bedreddîn Mahmûd Çelebi'ye bağlar. Amasya Tarihi'nde Ömer Çelebi'nin maddesinin hemen ardından gelen başlık ise Bayramzâde Hasan Efendi'nin oğlu Şeyh Şifâî Mahmûd Efendi'ye aittir; iki madde aynı sayfada yan yana durduğu için birbirine karıştırılmaya elverişlidir.
Kronoloji
1044 (1634-35) öncesi: Kadızâde Küçük Mehmed Efendi'nin ders halkasında okur.
1072 (1661-62): Kırk yılı aşan Darüşşifa tabipliğinden sonra ölür.
Zilhicce 1078 (Mayıs-Haziran 1668): Birlikte çalıştığı tımarhane şeyhi Sâlih Efendi ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 123-124 (Şifâî Ömer Çelebi-Hekim maddesi; e-kitap s. 396). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page396.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 252 (Sâlih Efendi-Tımârhâne Şeyhi maddesi; e-kitap s. 434). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page434.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 650-651 (Pîrî Mehmed Efendi-Çelebizâde maddesi, Kadızâde Küçük Mehmed Efendi'nin ölüm yılı; e-kitap s. 460). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page460.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 1, s. 133 (Hekîm Çelebi Mahallesi; e-kitap s. 119). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page119.html
Akademik çalışmalar
- Necdet Okumuş, "Ömer Şifâî Efendi", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2007. https://islamansiklopedisi.org.tr/omer-sifai-efendi
Çevrimiçi kaynaklar
