Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün

Gafleti ko gözün aç ey gâfil
Elde iken koma reh-i talebi
Vaktine hâzır ol ki çalındı
Penç-gâh-i Muhammed-i ‘Arabî

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey gafil, gafleti bırak, gözünü aç; fırsat elindeyken Hakk'ı arama yolunu bırakma.

2. Vaktine hazır ol, çünkü Arap Muhammed'in beş vaktinin davulu çalındı. (Beytin dayandığı benzetme büyük ihtimalle hükümdar kapılarında günün belli vakitlerinde çalınan nevbettir; burada beş vakit namaza çağrı, Peygamber'in kapısında çalınan nevbete benzetilir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

İki beyitten oluşan bir kıt'adır. Kıt'ada yalnız beyitlerin ikinci mısraları kafiyelenir: "ṭalebi / ‘Arabî". Vezin aruzun hafîf bahrinden "fā‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün" kalıbıdır; bu kısa ve akıcı ölçü öğüt veren, ahlakî ve tasavvufî küçük şiirlerde sık kullanılır. Kıt'a yalnız Hüseyin Hüsameddin'in Amasya Tarihi'nde, "Şu kıt'a da Âfitâbî'nindir" kaydıyla geçer. Hüsameddin kıt'ayı hangi kaynaktan aldığını belirtmez; Latîfî, Âşık Çelebi, Kınalızâde ve Beyânî'nin Âfitâbî maddelerinde bulunmaz. Bu yüzden aidiyeti başka bir kaynakla doğrulanamamıştır. Metin, Hüsameddin neşrinin günümüz harflerine yakın çeviriyazısıyla aynen verilmiştir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Kıt'a bir öğüttür ve doğrudan bir hitapla açılır: "ey gâfil". Gaflet, tasavvuf dilinde insanın Allah'ı ve ölümü unutarak dünya işlerine dalması demektir; şair bu uykudan uyanmayı, gözü açmayı ister. "Gaflet" ile "gâfil" kelimelerinin aynı kökten gelip aynı mısrada kullanılması, iştikak denen söz sanatının bir örneğidir. İkinci mısrada "reh-i ṭaleb", yani arayış yolu, mutasavvıfın Hakk'a doğru yürüdüğü manevî yoldur. "Elde iken" sözü, insana verilen ömrün ve fırsatın sınırlı olduğunu hatırlatır.

İkinci beyit öğüdü somut bir vakte bağlar. "Penç-gâh" beş vakit demektir; çalınan şey ise nevbettir. Eski Türk ve İslâm devletlerinde hükümdarlık alameti olarak hükümdarın kapısında belli vakitlerde davul ve zurna çalınırdı. Şair bu sahneyi Peygamber'e aktararak beş vakit namazı onun kapısında çalınan bir nevbet gibi tasavvur eder görünür: nevbet çalınınca askerin yerini alması gibi mümin de vaktine hazır olmalıdır. "Muhammed-i ‘Arabî" ifadesi, kafiye gereği seçilmiş olmakla birlikte, kıt'aya bir ağırbaşlılık da katar.

Kıt'anın sade dili ve öğüt veren tonu, tezkirecilerin Âfitâbî'yi ömrünün sonlarında Amasya ve çevresinde vaaz eden bir mutasavvıf olarak tanıtmasıyla uyumludur. Ancak bu uyum, kaynağı belirsiz bir metnin aidiyetini tek başına kanıtlamaz.

Kaynakça

  • Abdizâde Hüseyin Hüsâmeddin Yasar, Amasya Tarihi 6-8. Cilt, ed. Songül Keçeci Kurt - Recep Orhan Özel - Metin Hakverdioğlu, Amasya: Amasya Belediyesi, 2022, s. 21. amasya.bel.tr
  • Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-şu'arâ, hzl. Filiz Kılıç, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 143, Âftâbî maddesi (vaaz ve uzlet hayatı). ekitap.ktb.gov.tr