
Basîrî: Edebî Kişiliği, Eserleri ve Şiirleri
Herat'tan İstanbul'a gelen nüktedan şair Basîrî'nin Türkçe ve Farsça şiiri, latifeleri, Hüsameddin'in onu Amasyalı sayan anlatımı ve bugüne kalan gazel, kaside ve kıt'aları.
Nüktedan şair Basîrî'nin Türkçe ve Farsça şiirleri; Hüsameddin'in onu Amasyalı sayan anlatımı ve tezkirelerdeki bilgilerle birlikte.

Herat'tan İstanbul'a gelen nüktedan şair Basîrî'nin Türkçe ve Farsça şiiri, latifeleri, Hüsameddin'in onu Amasyalı sayan anlatımı ve bugüne kalan gazel, kaside ve kıt'aları.

Basîrî'nin Türkçe şiirlerinin başındaki gazel: Mecnun gibi ceylanlarla dost olan âşık, onun feryadıyla inleyen dağlar ve yüzü örten zülfün getirdiği kara gün.

Basîrî'nin ne sağ ne hasta kalan âşığı anlatan gazeli: gül ile gonca, sevgilinin izini öpen şaire kıskanan saba rüzgârı ve akıllıları Mecnun eden aşk dersi.

Basîrî'nin "itmez" redifli gazeli: âşığın canını alıp inkâr eden ağız, rakipten ağır cefa, sevgiliyi dost etmeyen talih ve yakut dudak hevesiyle inci saçan göz.

Basîrî'nin sevgilinin ayva tüyü ile beninden kopan belâları sayan gazeli: giden sabır ve güç, anlatılamayan ok yaraları, feleğin tasını çınlatan âh ve son kalan can.

Basîrî'nin "variken" redifli gazeli: selvi boylu efendisinin gölgesinden ayrılmayan, ateşteki üzerlik gibi yanan ve aşk pirinin öğüdünü öğütçüye tercih eden âşık.

Basîrî'nin rindâne gazeli: gece meclisinin mumlarıyla yanan gönül, meyhane köşesinde başını ve varlığını yitirmişlerle sohbet, dermansız dert dilemek ve selamet yerine melamet.

Basîrî'nin "gör" redifli gazeli: Leylâ'yı sevgilide, Mecnun'u kendinde gösteren âşık, Mesih nefesli dudak ve basiret gözünü uyandırmaya çağıran tasavvufî makta.

Basîrî'nin halk deyişleriyle örülmüş gazeli: sevgilinin kirpiğiyle iğne yutmuş ite dönen rakip, baş ağrıtan hekim, haklı bülbül ve öğütle akıllanmayan Mecnun.

Basîrî'nin dost ile düşman arasında kalan âşığı anlatan gazeli: külhan külünden sincap kürkü, âhla aydınlanan hüzün kulübesi, vahdet meyhanesi ve Mecnun'u akıllı gösteren çılgınlık.

Basîrî'nin "görünce" redifli gazeli: safranda solgun yüz, kanda gözyaşı, umudunu kesen bahçıvan, kılıcın suyuna koşan gönül ve ayı görünce söylenen deli.

Basîrî'nin sevgilinin eziyetlerini lütuf sayan gazeli: dar gelen varlık ülkesi, ilaç yerine zehir içiren felek, Mecnun'un tahtına geçen gam ve divanı yakan şiir.

Basîrî'nin tezkirelerde en çok anılan matlaıyla açılan "gül yiter" redifli gazeli: ârife bir gül yeter sözü, kanlı gözyaşından gül ve "yarım" ile "yârüm" okuyuşları.

Basîrî'nin iki dilekle açılan gazeli: sevgiliyi görmek ve rakibi görmemek, Rum'a düşmüş Hintli ben, çaresiz hekim, dil kesilen bülbül ve kâinatı yakacak âh.

Basîrî'nin yakarışla açılan gazeli: güzellik Mushaf'ında elif boy ve med kaş, gözyaşı seline set çeken kirpikler, Hızır ömrü veren nefes ve hil'ate yeğlenen keçe.

Basîrî'nin "ehli" redifli gazeli: aşk ehli olan şair, Yusuf'u görüp göğsünü döven çarşı halkı, âhın ateşinde ısınan cehennemlikler ve zülfe bel bağlayan zünnar ehli.

Basîrî'nin "eyleyen" redifli gazeli: âşığı unutup rakiple kadeh içen sevgili, gözün kadehinden ciğer kanı, parçalanan sabır cübbesi ve gönül tandırından kaynayan tufan.

Basîrî'nin matlaı Âşık Çelebi'de de geçen gazeli: büyü oku kirpik ve yay kaş, güneşi kıskandıran yanak, âşığa yetişemeyen ney ve Yusuf'a secde eden güneşle ay.

Basîrî'nin âşığı dert tekkesinde aşk pîri olarak gösteren gazeli: yırtık etek ve yaka, Süleyman mührüne dönen dağlar, âh asası, kan damlasından mercan tespih.

Basîrî'nin nevruz üzerine kurulu gazeli: halka gelip âşığa gelmeyen bayram, gözyaşının tozunu bastırdığı meydan, geceyi aydınlatan âh ve mum gibi yanan şair.

Basîrî'nin "bilür" redifli gazeli: gönül ülkesinin şahı olan sevgili, güneş yüzün mahiyetini bilen ay, gözde ağırlanan misafir ve ehl-i tahkikin sözünü anlayan uyanık insan.

Basîrî'nin halka gül bahçesi olan dünyayı kendine zindan sayan gazeli: kanlı gözyaşından tespih, kâfir göz karşısında feryat ve fiyatı bir can olan öpücük.

Basîrî'nin "ettin" redifli gazeli: şarapla kızaran dudak, "rā" kaşın büktüğü "nūn" boy, Şirin dudakla Ferhad olan âşıklar, fitne uykusundan uyanan göz ve sabır harmanı.

Basîrî'nin hafif bahirle yazılmış gazeli: gözü yaşla dolduran çarh, mescit olan sokak, usturlaba dönen göz, ferahlatan dudak şarabı ve kirpik şişinde ciğer kebabı.

Basîrî'nin atasözüyle açılan gazeli: doğruya zeval olmayan servi boy, cemāl kelimesinin cīmi olan zülüf, Çin'den Şam'a güzellik haritası ve gazelle avlanmayan ceylan.

Basîrî'nin belâ için yaratılmış âşığı anlatan gazeli: pencereleri göz olan dert evi, külhanda yatan deli gibi gönül ve okun temreninden dövülen yara dikme iğnesi.

Basîrî'nin âşığın zayıflığını anlatan gazeli: mektuba dönen kemikler, gam tandırında alev dil, yerdeki izinden ayırt edilemeyen beden ve gözyaşı gümüşünü sınayan kara göz.

Basîrî'nin "-mizi" redifli gazeli: lale yüzlü dilber, feleğin keder dolu kadehi, sevgiliye açılan kan davası, nağme sanılan inilti ve al, ala, almak üzerine bir cinas.

Basîrî'nin "efendi" redifli gazeli: sövgüye duayla karşılık veren, ömürden bile vefa görmeyen ve selvi boylu efendisinden bir merhaba bekleyen kulun sade yakınması.

Basîrî'nin kısa hafîf kalıbıyla yazdığı gazeli: güneş yüzlü sevgiliyi görmeye yıldızı olmayan âşık ve "hiçbir divandan istiarem yok" diyen kendini övücü makta.

Basîrî'nin güzelliğin zekâtını isteyen gazeli: öpücük dilenen âşık, pervane olmak isteyen gönül, köpeklerin bile yüz vermediği yanık beden ve ok talim yerine dönen göğüs.

Basîrî'nin "hem" redifli gazeli: aşkla rüsva olan şair, bülbül ile pervane, köşkün de viranenin de dar geldiği gönül, zahidin tespih tuzağı ve Hak nuruyla dolu meyhane.

Basîrî'nin meyhane dilini tasavvufa açan gazeli: viranenin baykuşu ama himmeti Sidre'de yuvalı hüma, asma dalından tabut ve pir-i muğan kapısına bağlılık.

Basîrî'nin sevgilinin sokağını Tûr dağına benzeten gazeli: dostun yüzünde Hak nuru, sevgilisiz cennetin reddi, Leylâ zülfü, şeker çiğneyen yakut dudak ve zülfün sevdası.

Basîrî'nin sevgiliyi güzellik ülkesinin hükümdarı yapan gazeli: önünde eğilen güneş, mihenk taşına sürülen altın yüz, Mecnun'un adını kazıyan hattat ve helvalık öpücük.

Basîrî'nin "olmasa" redifli gazeli: dert ortağı ney ile mey, kış olmadan bahar olmayacağı gibi ayrılıksız vuslatın olmayışı, Mecnun'un obası ve ömür tomarıyla güzellik şerhi.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.